Çocuğum Yerinde Durmuyor Diyorsanız… Tebrikler, dansçı yetiştiriyorsunuz! Profesyonel bir çocuk dansları eğitmeni olarak:
“Evde sürekli zıplıyor.”
“Bir şarkı duyar duymaz dans etmeye başlıyor.”
“Oturtamıyorum, hiç durmuyor.”
Velilerimden ya da çevremdeki ebeveynlerden o kadar çok duyduğum sözler ki… ama şimdi burası önemli: Bu bir sorun değil. Bu bir işaret.
Çocuklar enerjilerini saklamazlar. Bedenleriyle konuşurlar, zıplayarak anlatırlar, dönerek ifade ederler falan… ve biz yetişkinler genelde şöyle deriz:
“Dur biraz.”
“Otursana.”
“Şimdi sırası mı?”
“Yavrum mağazadayız, oynama.” (Ayna varsa söylediğiniz bir kulağından girdi, ötekinden çıktı bile.)
“Çocuğum dolmuştaki müzikle de oynamazsın herhalde.” (Sizi duymuyor; çoktan oynamaya başladı çünkü o dolmuştaki müzik sesine odaklandı.)
Ama işte dans tam da şunu söyler:
“Olduğun gibi hareket edebilirsin.”
Dans eden çocuk ne kazanır, biliyor musunuz?
- Enerjisini sağlıklı boşaltır (evde koltuklar kurtulur).
- Dikkatini toplar (evet, gerçekten).
- Bedenini tanır, sınırlarını keşfeder.
- Üretken olur, farkındalığı artar.
- Ve en güzeli… kendine güvenir.
Çünkü bir çocuğun herkesin baktığı bir anda sahnede kalabilmesi yalnızca bir dans becerisi değildir; hayata dair minicik bir provadır.
Çocuk dans dersleri:
“Hata yapma” yeri değildir.
“Denediğin için aferin” alanıdır.
Bir adımı unutabilir. Yanlış yöne gidebilir. Hatta müzikle kavga edebilir. Ama orada öğrenilen şey şudur:
Düşerken bile ayakta kalmayı denemek.
Bir de şu var: Dans eden çocuk duygularını bastırmaz. Sinirliyse bastığı adım daha serttir; mutluysa zaten uçuyordur. Yani dans, çocuklar için küçük bir duygu çevirmeni gibidir.
Şunu dürüstçe söyleyelim…
Biz yetişkinler özgüven, kendini ifade, sahne korkusu, cesaret gibi kavramları yıllarca çalışır, okur, düşünürüz. Çocuklar ise bunları 1 saatlik bir ders + müzikle öğreniverir. O yüzden çocuğunuzu dansa yönlendirmek, “iyi dans etsin” demekten çok daha fazlasıdır.
Bu:
“Kendini saklama” demektir.
“Hareket edebilirsin” demektir.
“Sahne senin de hakkın” demektir.
Ve belki de en güzeli: Çocuğunuz dans ederken siz şunu fark edersiniz: O sadece hareket etmiyor… kendi yerini buluyor.
Eğer evde müzik açıldığında duramayan biri varsa, belki de tek ihtiyacı şey şudur: Onu gerçekten anlayan bir alan.
Minik not: Dans, yetenek seçmez. Sessiz çocuğa ses, enerjik çocuğa denge, çekingen çocuğa cesaret verir. Çocuklar için dans, benim için onların kendilerini güvende hissettiği bir ifade alanı.
Ve benim derslerimde: Adımlar değil, cesaret büyür. “Doğru adım”dan çok “kendin gibi ol” vardır. Onlara önce eğlenmeyi, sonra adım atmayı öğretiyorum. Dans benim için; çocukların en özgür halleriyle kendilerini ifade edebildikleri bir alan. Sessizce güçleniyorlar.
Ben Ceyda Atıgan, çocuklarla dans eden, onlardan da çok şey öğrenen bir eğitmen.

