Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ResimLink - Resim Yükle

Ünlü futbolcuların manageri Ertan Can Yazıcı sessizliğini İhbar Aydın’a bozdu: Ömer Günel, Tezcan’ın damadı Umut Yaşar ve Eşber Okayer iddiaları gündem oldu!

İHBAR AYDIN ÖZEL HABERİ- Hakkında gözaltı kararı bulunduğunu açıklayan ünlü

İHBAR AYDIN ÖZEL HABERİ- Hakkında gözaltı kararı bulunduğunu açıklayan ünlü futbolcuların menajeri Ertan Can Yazıcı, İhbar Aydın’a gönderdiği kapsamlı açıklamada çarpıcı iddialarda bulundu. Yazıcı; dönemin Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Bülent Tezcan’ın damadı avukat Umut Yaşar’la yaşadıklarını, kendisinden istenen rüşveti, bu teklifi kabul etmeyince sonrasında Günel’in basın danışmanı Eşber Okayer tarafından kendisi hakkında karalamaya yönelik haberler yapıldığını açıkladı. “Rüşvet vermedim, anlaşmadım, ödeme sözü vermedim” diyen Yazıcı, 2024’te Kuşadasıspor’un devri sırasında kendisinden 10 milyon TL “resmî olmayan ödeme” talep edildiğini öne sürdü. Yazıcı, iddialarına ilişkin ses kayıtları, mesajlar ve belgelerin elinde bulunduğunu ve bunları soruşturma makamlarına sunmaya hazır olduğunu açıkladı.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından Kuşadası Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmada yeni ve dikkat çekici bir gelişme yaşandı.

YAZICI SESSİZLİĞİNE İHBAR AYDIN’A BOZDU: “BENDEN 10 MİLYON TL İSTENDİ, REDDETTİM; KAYITLAR ELİMDE!”

Şüpheli Ferdi Zenginoğlu’nun etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin ardından adı soruşturma dosyasına yansıyan ve hakkında gözaltı kararı bulunduğunu belirten ünlü futbolcuların menajeri Ertan Can Yazıcı, sessizliğini İhbar Aydın Gazetesi’ne gönderdiği açıklamayla bozdu.

Yazıcı, bugün gazetemize ulaştırdığı kapsamlı açıklamasında son derece ciddi iddialar ortaya attı.

Kuşadasıspor’un 2024 yılındaki devir görüşmelerinin perde arkasını anlatan Yazıcı, kulübün borçlarıyla birlikte yaklaşık 50 milyon TL’lik resmî mali yükümlülüğü üstlenmeyi kabul ettiğini, ancak bunun dışında kendisinden 10 milyon TL tutarında resmî olmayan bir ödeme talep edildiğini ileri sürdü.

Yazıcı’nın anlatımına göre söz konusu talep, dönemin Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel adına, Günel’in avukatı ve Bülent Tezcan’ın damadı olan avukat Umut Yaşar tarafından bir toplantıda kendisine iletildi.

Yazıcı, bu talebi kabul etmediğini ve bunun üzerine Kuşadasıspor’u satın alma girişiminden tamamen çekildiğini söyledi.

YAZICI: “BENDEN RESMİ OLMAYAN ÖDEME İSTEDİLER”

Hakkındaki iddialara çok net ifadelerle yanıt veren Yazıcı açıklamasında şunları söyledi:

“Ben hiçbir kişi veya kamu görevlisine rüşvet vermedim. Rüşvet konusunda herhangi bir anlaşma yapmadım. Ödeme sözü vermedim.”

Yazıcı, 2024 yılında Kuşadasıspor’un devralınması sürecinde kendisinden 10 milyon TL tutarında resmî olmayan ödeme istendiğini ileri sürerek, bu talebi kabul etmediğini belirtti.

Yazıcı’nın açıklamasındaki en önemli iddialardan biri ise olaylara ilişkin ses kayıtları, yazışmalar ve başka belgelerin elinde bulunduğunu söylemesi oldu.

Yazıcı, gerekli görülmesi halinde söz konusu materyallerin tamamını soruşturma makamlarına sunacağını açıkladı.

“50 MİLYON TL’LİK YÜKÜ KABUL ETTİM, SORUN PARA DEĞİLDİ”

Yazıcı, Kuşadasıspor’u değerinin altında satın almaya çalıştığı yönündeki geçmişte kamuoyuna yansıyan iddialara da ayrıntılı yanıt verdi.

Kulübün mevcut borçlarıyla beraber yaklaşık 50 milyon TL’lik toplam resmî mali yükümlülüğü kabul ettiğini söyleyen Yazıcı, satın alma girişiminin maliyet nedeniyle sona ermediğini savundu.

Yazıcı’nın anlatımına göre kırılma noktası, bu resmî yükümlülüğün dışında talep edildiğini iddia ettiği 10 milyon TL oldu.

Ünlü manager Yazıcı:

“Benim açımdan sorun kulübün bedeli değildi. Sorun, yaklaşık 50 milyon TL’lik resmî yükümlülüğün dışında benden talep edilen 10 milyon TL tutarındaki resmî olmayan ödemeydi.” ifadelerini kullandı.

DOĞRUDAN ÖMER GÜNEL’İ İŞARET ETTİ!

Ertan Can Yazıcı açıklamasının en dikkat çekici bölümünde dönemin Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in adını doğrudan verdi.

Yazıcı, Kuşadasıspor’un devrine ilişkin görüşmeler sırasında Günel’in kendisinden rüşvet talep ettiğini iddia etti.

Bu talebin kendisine doğrudan Günel tarafından değil, Günel’in avukatı olan ve aynı zamanda Bülent Tezcan’ın damadı olan Umut Yaşar tarafından katıldığı bir toplantıda iletildiğini öne sürdü.

Yazıcı:

“10 milyon TL tutarında ek ödemenin resmî yollar dışında yapılmasının istendiği bana iletildi.” iddiasında bulundu.

Yazıcı ayrıca söz konusu görüşmeye ve ödeme talebine ilişkin ses kayıtlarının da elinde olduğunu öne sürdü.

“TOPLANTIDAN SONRA AVUKATIMA ANLATTIM”

Yazıcı’nın açıklamasındaki bir başka önemli ayrıntı ise olayın yaşandığı dönemde üçüncü bir kişiye yaptığı aktarım oldu.

Yazıcı, toplantının hemen ardından yaşananları o dönem birlikte çalıştığı avukatına anlattığını ve bu talebi kabul etmeyeceğini söylediğini belirtti.

Bu iddia, soruşturma açısından önem taşıyabilecek bir başka başlığı gündeme getiriyor.

Yazıcı’nın sözünü ettiği avukatın beyanının alınıp alınmayacağı, toplantının tarihi ve katılımcılarının belirlenip belirlenemeyeceği ve Yazıcı’nın elinde bulunduğunu söylediği kayıtların adli makamlar tarafından incelenip incelenmeyeceği merak konusu.

GÜNEL’İN KARA KUTUSU EŞBER OKAYER İÇİN DİKKAT ÇEKİCİ İDDİA!

Ertan Can Yazıcı açıklamasında Ömer Günel ve Umut Yaşar’ın yanı sıra Günel’in basın danışmanı olarak bilinen Eşber Okayer’in de adını geçirdi. Daha önce Demirören Haber Ajansı sistemine yalan haber girmesi sonucu kovulan Okayer’i Ömer Günel koruması altına almıştı. Kamuoyu bu ismi, ulusal ve yerelde yer alan tetikçi ve trol hesapları yöneten isim olarak tanırken, bugünlerde İhbar Aydın Gazetesine yönelik yapılan itibar suikasti ve saldırıların arkasında da bu ismin yer aldığı ortaya çıkmıştı.

Yazıcı, “10 milyon TL’lik resmî olmayan ödeme talebini reddederek Kuşadasıspor’u satın alma girişiminden çekilmesinin ardından kendisi hakkında “kulübü marka değerinin altında satın almaya çalıştığı” yönünde karalama kampanyaları ve itibar suikasti haberlerinin yapılmaya başladığını belirtti.

Bu yayınların zamanlaması, kullanılan ortak anlatım ve yayınlandıkları mecralar nedeniyle bunların Ömer Günel ve Eşber Okayer’in yönlendirmesiyle gerçekleştirildiği kanaatinde olduğunu ifade etti.

Kuşadası Basın Müdürü Atıl Ulaş Bengi’nin geçtiğimiz günlerde tutuklanmasının ardından, Günel’in basın danışmanı Eşber Okayer hakkında ortaya çıkan bu iddia da gündeme bomba gibi düştü.

“BUNLARI BUGÜN SÖYLEMİYORUM, 2024’TE DE AÇIKLADIM”

Yazıcı’nın savunmasının en önemli ayaklarından birini ise 2024 yılında yaptığı açıklamalar oluşturuyor.

Hakkında gözaltı kararı bulunduğunu öğrendikten sonra yeni bir savunma geliştirmediğini belirten Yazıcı, 2024 yılında da kendisinden resmî olmayan ödeme talep edildiğini kamuoyuna açıkladığını söyledi.

O tarihte de elinde ses kayıtları bulunduğunu ifade ettiğini hatırlatan Yazıcı:

“Bugün söylediğimle iki yıl önce söylediğim arasında hiçbir fark yoktur.”, dedi.

Yazıcı’nın elinde bulunan kayıtları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının istemesi halinde sunacağı bilgisi paylaşıldı.

FERDİ ZENGİNOĞLU’NUN İFADELERİNE DİKKAT ÇEKTİ

16 Mart tarihinde Ömer Günel’le birlikte İstanbul 9.Sulh Ceza Hakimliği sorgusunda ifade veren Ferdi Zenginoğlu “İtirafçı olmak istiyorum, İmar ve Yapı Kontrol Müdürü rüşvet istedi” demiş, Zenginoğlu’nu o duruşmada Günel yerine seçilen Kuşadası Belediyesi Başkanvekili Av.Tahsin Demirtaş savunarak tahliyesini istemişti.

Ferdi Zenginoğlu’nun sorguda “İtirafçı olmak istiyorum” sözünü bilen o dönem CHP İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek “Yol arkadaşımız Ferdi Zenginoğlu’na selam olsun”, avukatı olan Başkanvekili Demirtaş ise “Hepsi tutsak, masum” açıklamasında bulunurken, yakın zamanda ilk beyanlarını inkar etmeden, ekstra ayrıntılar vererek etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Ferdi Zenginoğlu’nun itirafları gündem olmuştu.

Soruşturmanın dikkat çeken isimlerinden, dönemin Kuşadasıspor Başkanı Ferdi Zenginoğlu da Yazıcı’nın açıklamasında yer aldı.

Yazıcı, Zenginoğlu’nun süreç içerisinde bulunduğunu ve kendisine yönelik bazı ifadelerinin kayıt altında olduğunu ileri sürdü.

Ancak Ferdi Zenginoğlu’nun devam eden soruşturmada kendisi hakkında ne söylediğini bilmediğinin özellikle altını çizdi.

Yazıcı, varsa hakkındaki beyanların yalnızca anlatımlar üzerinden değil, maddi delillerle karşılaştırılmasını istedi:

“Kim ne söylediyse banka kayıtlarıyla, telefon kayıtlarıyla, mesajlarla, ses kayıtlarıyla, sözleşmelerle ve toplantı tarihleriyle karşılaştırılsın.”

“GÖZALTI KARARINI HABERLERDEN ÖĞRENDİM”

Yazıcı, hakkında gözaltı kararı bulunduğunu yakınlarının kendisini aramasının ardından çıkan haberlerden öğrendiğini açıkladı.

Halen yurt dışında yaşayan Yazıcı, kendisine hangi somut fiilin isnat edildiğini öğrenmek istediğini belirterek, varsa hakkında verilen ifadelerin hangi maddi delillere dayandığının ortaya konulmasını talep etti.

Yazıcı, kendisini rüşvet veren değil, kendisinden talep edildiğini ileri sürdüğü ödemeyi reddeden taraf olarak tanımladı.

“BU OLAYDA MAĞDUR OLAN TARAF BENİM”

Yazıcı yaşananları kendi açısından şu şekilde özetledi:

Ömer Günel’in Avukatı Umut Yaşar aracılığıyla kendisinden resmî olmayan ödeme talep ettiğini, bunu kabul etmediğini, Kuşadasıspor’u satın alma girişiminden çekildiğini, sonrasında ise Eşber Okayer’in yine Günel’in talimatıyla gerçeğe aykırı olan yayınlar yaptırdığını ileri sürdü.

Yazıcı, bu nedenle soruşturmada şüpheli konumunda anılmasına şaşırdığını ifade ederek, “Bu olayda mağdur olan taraf benim.” dedi.

CİMER’E RESMÎ BAŞVURU YAPTI!

Yazıcı’nın açıklamasında yeni bir ayrıntı daha yer aldı.

Yazıcı, 12 Ağustos 2026 tarihinde Cumhurbaşkanlığı İletişim Merkezi’ne (CİMER) başvuruda bulunduğunu açıkladı.

Kendi beyanına göre başvuruda; hakkındaki soruşturmadan dolayı mağdur olan taraf olduğunu, savunmasının yurt dışında usulüne uygun şekilde alınmasının değerlendirilmesi ve hakkındaki tedbirlerin yeniden gözden geçirilmesini istedi.

Yazıcı, başvurusunun “2604166994″ numarasıyla kayıt altına alındığını bildirdi.

“ADALETTEN KAÇMIYORUM”

Halen yurt dışında olduğunu doğrulayan Yazıcı, sağlık sorunları ve devam eden işleri nedeniyle yakın zamanda Türkiye’ye fiziksel olarak gelmesinin mümkün olmadığını belirtti.

Ancak bunun adli makamlardan kaçtığı anlamına gelmediğini savundu.

“Nerede olduğum bellidir ve ulaşılabilir durumdayım. Devletimin ve soruşturmayı yürüten makamların benimle iletişime geçmesini bekliyorum.” ifadelerini kullanan Yazıcı, hukuka uygun şekilde kendisinden talep edilecek bilgi ve delilleri soruşturma makamlarına ulaştırmaya hazır olduğunu açıkladı.

KUŞADASI DOSYASINDA ŞİMDİ GÖZLER BU KAYITLARDA

Ertan Can Yazıcı’nın İhbar Aydın’a gönderdiği açıklama, Kuşadası soruşturmasında yeni ve önemli soruları beraberinde getirdi.

-Yazıcı’nın elinde bulunduğunu söylediği ses kayıtları gerçekten ne içeriyor? Umut Yaşar’ın rüşvete aracılık ettiği, rüşveti Ömer Günel adına istediği doğru mu?

-10 milyon TL’lik ödeme talebinin konuşulduğunu öne sürdüğü toplantıda kimler vardı?

Kuşadasısporu almaktan vazgeçen Ertan Can Yazıcı’ya Günel’in basın danışmanı Eşber Okayer neden trol ekibi ve bazı gazeteler üzerinden saldırı düzenletti? Günel’in Basın Danışmanı Okayer her zaman yaptığı gibi, kişileri itibarsızlaştırıp Günel Yapılanmasını korumak mı istedi?

-Ferdi Zenginoğlu’nun etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeler ile Yazıcı’nın anlatımı hangi noktalarda kesişiyor, hangi noktalarda ayrılıyor?

Ve belki de en önemlisi:

Yazıcı’nın elinde bulunduğunu açıkladığı ses kayıtları ve yazışmalar soruşturma dosyasına girdiğinde Kuşadasıspor’un devriyle ilgili bugüne kadar bilinmeyen başka ayrıntılar ortaya çıkacak mı?

Bu soruların yanıtını İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmanın ilerleyen aşamaları gösterecek.

GÜNEL YAPILANMASININ TETİKÇİLERİNİN SALDIRISINA UĞRAYAN İHBAR AYDIN’DAN GAZETECİLİK BAŞARISI!

Ertan Can Yazıcı tarafından gazetemize gönderilen açıklamadaki Ömer Günel, Umut Yaşar, Eşber Okayer ve Ferdi Zenginoğlu hakkındaki bölümler Yazıcı’nın iddia ve beyanlarını içermektedir. İddiaların doğruluğu konusunda şimdi tüm gözler İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yapacağı incelemeye çevrildi.

İhbar Aydın olarak açıklamada adı geçen kişilerin konuya ilişkin cevap ve açıklamalarına da aynı gazetecilik ilkeleri doğrultusunda yer vereceğimizi kamuoyuna bildiriyoruz.

Sadece son 10 ayda 900’den fazla Özel Habere imza atan İhbar Aydın’a yönelik bugüne kadar muhattapları tarafından hiçbir tekzip veya suç duyurusunda bulunulmazken, Günel Yapılanmasının medya ayağını oluşturan saldırıların yayın politikamızı etkilemeyeceğini kamuoyuna ilan ediyoruz.

İŞTE İHBAR AYDIN’A GÖNDERİLEN O AÇIKLAMA:

Sayfa -1-

Sayfa -2-

Sayfa -3-

Sayfa -4-

Sayfa -5-

Sayfa -6-