21 kişi hakkında gözaltı kararı verilen rüşvet ve irtikap soruşturmasında etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Ferdi Zenginoğlu’nun beyanları tartışılmaya devam ederken, Kuşadası Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürlüğü’nde İçişleri Bakanlığı müfettişlerince inceleme başlatıldığı bilgisine ulaşıldı.
Geçtiğimiz gün tutuklanan Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdür Vekili Atıl Ulaş Bengi hakkında Zenginoğlu’nun verdiği “Bu reklam ajansı normalde Ömer Günel’e aittir ancak bildiğim kadarıyla resmi kayıtlarda Ömer Günel adına gözükmemektedir. Alınan rüşvet paralarının bu reklam ajansı üzerinden aklanabileceğini düşündüğüm için bundan bahsetmek istedim. Normalde bu ajansı fiiliyatta Atıl Ulaş Bengi ve Murat Sert isimli şahıslar kontrol etmektedirler” ifadesi ise incelemenin boyutuna ilişkin dikkatleri yeniden belediyenin medya yapılanmasına çevirdi.
İstanbul’da yürütülen, rüşvet ve irtikap iddialarının araştırıldığı soruşturmada 21 kişi hakkında gözaltı kararı verilmesinin ardından, Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü Atıl Ulaş Bengi’nin tutuklanmasına karar verildi.
Soruşturma süreci devam ederken bu kez de Kuşadası Belediyesi’ne yönelik yeni bir gelişme yaşandığı öğrenildi.
GÜNEL’İN BASIN YAPILANMASI MÜFETTİŞ İNCELEMESİNDE!
Edinilen bilgilere göre İçişleri Bakanlığı müfettişleri, Kuşadası Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler biriminde inceleme başlattı.
İncelemenin özellikle birimin personel yapısı, belediye kaynaklarının kullanımı, medya ve reklam faaliyetleri, belediye envanterindeki basın ekipmanları ile belediye adına veya belediyeyle bağlantılı şekilde yürütüldüğü öne sürülen medya faaliyetleri üzerinde yoğunlaşabileceği belirtiliyor.
Söz konusu birimin başında bulunan Atıl Ulaş Bengi, geçtiğimiz günlerde gerçekleştirilen operasyon kapsamında gözaltına alınmış, ardından çıkarıldığı mahkemece tutuklanmıştı.
Müfettiş incelemesiyle birlikte uzun süredir kamuoyunda tartışılan Kuşadası Belediyesi’nin basın yapılanması da yeniden gündeme geldi. Şimdi tüm gözler; Ömer Günel’in sır küpü lakaplı Basın Müdürü Atıl Ulaş Bengi’nin tutuklanmasının ardından daha önce Demirören Haber Ajansından yalan haber yapmak nedeniyle kovulan ve Günel’in basın danışmanı olarak tanınan belediye işçisi Eşber Okayer’e çevrilmiş durumda.
BASIN BÜROSUNA KAÇ KİŞİ KAYITLI? EKİPMANLAR NEREDE KULLANILIYOR?
Edinilen bilgiye göre; kamuoyuna yansıyan bilgilere göre yaklaşık 1 milyon 150 bin nüfuslu Aydın’ın 17 ilçesine hizmet veren Aydın Büyükşehir Belediyesi’nin basın biriminde 13-15 civarında personel bulunduğu ifade edilirken, Kuşadası Belediyesi’nin basın yapılanmasında 40’tan fazla kişinin görev yaptığı öne sürülüyor.
Bu noktada müfettişlerin önündeki en önemli sorulardan birinin, resmi kayıtlarda belediye çalışanı olarak görünen kişilerin fiilen nerede ve hangi görevlerde çalıştığının belirlenmesi olduğu değerlendiriliyor.
Kuşadası Belediyesi’nin Türkiye’de kendisine ait binası olmayan tek belediye olduğu ortadayken, mevcut fiziksel imkanları da sınırlı iken, 40’ı aşkın kişinin basın biriminde çalıştığı iddiası baz alındığında; bu kişilerin hangi fiziki alanlarda çalıştığı, bu personele bilgisayar ve çalışma ortamının nerede sağlandığı ve personelin günlük faaliyetlerinin nasıl takip edildiği soruları önem kazanıyor.
Bunun yanında; Belediye kadrosunda görünen kişilerin tamamının fiilen belediye adına çalışıp çalışmadığı, bazı çalışanların özel medya kuruluşları veya ajanslarda görev yapıp yapmadığı, bu kişilerin ücretlerinin belediye bütçesinden karşılanıp karşılanmadığı ve belediye kaynaklarının üçüncü taraf medya faaliyetlerinde kullanılıp kullanılmadığı da incelemenin cevap arayabileceği başlıklar arasında gösteriliyor.
BELEDİYENİN EKİPMANLARI, ALGI OPERASYONU İÇİN TETİKÇİ GAZETECİLERE Mİ VERİLİYOR?
İncelemenin bir başka önemli ayağını ise, son yıllarda belediye bünyesine alınan kamera, bilgisayar, görüntüleme sistemleri ve diğer basın-yayın ekipmanlarının oluşturabileceği belirtiliyor. Son 6 yıllık dönemde belediyenin basın faaliyetleri kapsamında çeşitli kamera ve teknik ekipman alımları yaptığı biliniyor.
Ancak kamuoyunda dile getirilen iddialara göre belediye envanterinde kayıtlı olması gereken bazı ekipmanların fiilen hangi birimlerde bulunduğu, kimler tarafından kullanıldığı ve belediye dışındaki medya yapılanmalarının hizmetine verilip verilmediği konusunda soru işaretleri bulunuyor.
Müfettişlerin envanter kayıtlarını fiili durumla karşılaştırması halinde, belediye mülkiyetindeki kamera, bilgisayar ve diğer teknik araçların kimlerin kullanımında olduğu da ortaya çıkabilecek.
TROL HESAPLAR VE TETİKÇİ HESAPLARIN FİNANSMANI İNCELENECEK Mİ?
Kuşadası Belediyesi’ne ilişkin tartışmalar yalnızca personel ve ekipman sayısıyla sınırlı değil. Ömer Günel döneminde belediye çevresinde oluşturulduğu iddia edilen medya yapılanması, uzun süredir bazı yerel basın kuruluşlarının gündeminde bulunuyor.
İhbar Aydın olarak daha önce yayımladığımız haberlerde, belediye kaynaklarının belirli medya kuruluşlarını ve sosyal medya hesaplarını desteklemek amacıyla kullanıldığı yönündeki iddiaları gündeme taşımıştık.
İHBAR AYDIN’A SALDIRI BAŞLATTILAR!
Dosya ve belgeli habercilik yayınlarımızın ardından gazeteci kimliğiyle hareket eden bazı kişiler ve sosyal medya hesapları üzerinden sistematik saldırılara maruz kaldığımızı da kamuoyuna açıklamıştık.
Özellikle Kara Şafak namlı Aydın Şafak Gazetesi’nde gazetesi kisvesi altında faaliyet yürüten ve kamu kurumu yöneticilerine kumpas kurduğunu itiraf eden Metin Can, Hasan Kaçar ve Arif Çemrek gibi kişilerin son zamanlarda yaptığı itibar suikasti, iftira ve saldırıların manidar olduğu, bunun altında da Müfettiş incelemesini ve Günel Yapılanmasının çözülmesinin engellenmesi için tek merkezden saldırdı yönlendirmesinde bulunulduğu konuşuluyor.
Bu kapsamda adı öne çıkan isimlerden biri de belediye işçisi kadrosunda bulunduğu ve Ömer Günel’in basın danışmanlığını yaptığı belirtilen Eşber Okayer.
Daha önce gazetecilere “Bunlar aç” diyerek müteahhitlerden para istediği iddiasıyla da gündeme gelen Okayer’in çeşitli sosyal medya hesaplarının yönetiminde rol aldığı; belediye yönetimine yönelik eleştiriler karşısında algı oluşturma, manipülasyon ve itibarsızlaştırma faaliyetlerinde bulunduğu, bu algıyı sürdürmek için ulusal ve yerel gazeteleri kara parayla finanse ettiği ileri sürülmüştü.
Bu iddiaların da müfettişler tarafından incelenip incelenmeyeceği bilinmezken, soruşturma ve incelemeler sonucunda açıklığa kavuşturulması kamuoyu tarafından bekleniyor.
TETİKÇİ HESAP VE GAZETECİ KİSVESİ ALTINDA YER ALAN KİŞİLERİN BANKA HAREKETLERİ VE MASAK KAYITLARI İNCELENECEK Mİ?
Müfettiş incelemesinin kapsamına ilişkin en dikkat çekici beklentilerden biri de belediyenin medya ilişkilerindeki para hareketleri. İddialara göre belediyeyle iş yapan veya belediye yönetimine yakın yayın politikası izleyen bazı medya kuruluşlarına doğrudan ya da dolaylı şekilde ödeme yapıldığı ileri sürülüyor.
Bu nedenle; personelin fiili çalışma durumunun, telefonların HTS ve baz istasyonu kayıtlarının, medya kuruluşlarına yapılan ödemelerin, banka hesap hareketlerinin ve gerekli görülmesi halinde MASAK verilerinin incelenmesi soru işaretlerinin giderilmesi açısından kritik önem taşıyor. Özellikle bazı medya kuruluşlarının resmi reklam veya hizmet sözleşmelerinin dışında başka yöntemlerle finanse edilip edilmediğinin tespit edilmesi, belediye kaynaklarının kullanımına ilişkin tartışmalara açıklık getirebilir.
Daha ağır bir iddia ise soruşturmanın merkezindeki rüşvet paralarının bir bölümünün medya ve reklam faaliyetleri üzerinden ekonomik sisteme dahil edilmiş olabileceği yönünde.
Bu iddiaların Müfettişlerce veya adli makamlarca incelenip incelenmeyeceği henüz bilinmezken, etkin pişmanlık kapsamında ifade veren Ferdi Zenginoğlu’nun Ömer Günel’in medya yapılanmasına yönelik beyanları, bu ihtimali soruşturma açısından önemli hale getiriyor.
GÜNEL’İN KARA KUTUSU ZENGİNOĞLU’DAN ATIL ULAŞ BENGİ VE AVUKAT MURAT SERT HAKKINDA DİKKAT ÇEKEN İFADE!
Soruşturmanın en kritik isimlerinden biri olan Ferdi Zenginoğlu, 16 Mart tarihinde “İtirafçı olmak istiyorum” diyerek başlayan sürecin ardından etkin pişmanlık kapsamında yeni beyanlarda bulundu. Zenginoğlu’nun ifadelerinde özellikle Atıl Ulaş Bengi ile avukat Murat Sert üzerinden faaliyet yürüttüğünü ileri sürdüğü bir reklam ajansı dikkat çekiyor.
Günel’in kara kutusu Zenginoğlu’nun iddiasına göre; Kuşadası’nda, karakol yakınlarında Kasım Yaman Parkı’nın bitişiğindeki Süzgeç Yalı isimli binanın 5’inci katında faaliyet gösteren reklam ajansı gerçekte Ömer Günel’e ait olduğu ifadede yer alıyor.
Ancak Zenginoğlu beyanında, ajansın resmi kayıtlarda Günel adına görünmediğini belirtiyor. Daha da önemlisi ise, ajansın fiili kontrolünün Atıl Ulaş Bengi ve Murat Sert tarafından yürütüldüğünü iddia ediyor.
Zenginoğlu’nun beyanındaki en dikkat çekici bölüm ise ajansın kuruluşu ve gelirleriyle ilgili. Zenginoğlu özetle; Ajansın Ömer Günel’in parasıyla kurulduğunu, gelirlerinin Günel’e aktarıldığını ve fiili yönetimin Atıl Ulaş Bengi ile Murat Sert tarafından gerçekleştirildiğini ileri sürüyor.
Ayrıca Zenginoğlu, soruşturmanın en ağır iddialarından birini ortaya atarak, alındığını iddia ettiği rüşvet paralarının söz konusu reklam ajansı üzerinden sisteme sokulmuş olabileceğinden şüphelendiğini söylüyor.
Zenginoğlu, etkin pişmanlık kapsamında verdiği beyanında şu ifadeleri kullandı:
«“Atıl Ulaş Bengi isimli kişi Kuşadası Belediyesinde Basın Yayın ve Halkla İlişkiler Müdür vekili olarak çalışmaktadır. Bu kişi ile başkan Ömer Günel’in tanışıklığı başkan olmadan öncesine dayanmaktadır. Murat Sert isimli kişi Kuşadasında avukatlık yapmaktadır. Ömer Günel avukatlık yaptığı dönemde Murat Sert avukat olarak Ömer Günel’in yanında çalışmaktaydı. Kuşadasında karakolun yan tarafında, Kasım Yaman Parkının bitişiğinde Süzgeç Yalı isimli binanın 5. katında bir reklam ajansı bulunmaktaydı. Bu reklam ajansı normalde Ömer Günel’e aittir ancak bildiğim kadarıyla resmi kayıtlarda Ömer Günel adına gözükmemektedir. Murat Sert isimli kişi reklam ajansını fiilen işletmektedir. Reklam ajansının gelirleri Ömer Günel’e gitmektedir. Alınan rüşvet paralarının bu reklam ajansı üzerinden aklanabileceğini düşündüğüm için bundan bahsetmek istedim. Normalde bu ajans Ömer Günel’in parasıyla kurulmuş ve gelirleri Ömer Günel’e aktarılmasına rağmen fiiliyatta Atıl Ulaş Bengi ve Murat Sert isimli şahıslar kontrol etmektedirler.”»
Bu beyanın ardından ajansın banka hesaplarının, gelir-gider kayıtlarının, müşteri ilişkilerinin, belediye veya belediye iştirakleriyle yaptığı işlerin ve üçüncü kişiler üzerinden gerçekleşen para hareketlerinin incelenip incelenmeyeceği merak konusu.
Ayrıca, Belediye Basın Biriminde çalıştığı bilinen Serdar Cengiz isimli kişinin, Zenginoğlu’nun beyanında adı geçen ajansı ofis olarak kullandığı, belediye ekipmanlarının burada bulunduğu, Cengiz’in Günel Yapılanmasında Eşber Okayer’in talimatlarını uygulayarak, sahibi olduğu hesaplar üzerinden algı operasyonu düzenlediği de iddialar arasında.
İŞTE BELEDİYEDEN MAAŞ ALDIĞI İDDİA OLUNAN, AJANSI KULLANDIĞI SÖYLENEN O İSİM!


Söz konusu iddiaların doğruluğu ancak savcılık soruşturması, mali incelemeler ve yargı süreci sonunda kesinlik kazanacağı hukuk çevrelerince değerlendiriliyor.
TÜM GÖZLER EŞBER OKAYER VE GÜNEL’İN MEDYA YAPILANMASI AYAĞINDA!
Atıl Ulaş Bengi’nin tutuklanmasının ardından gözlerin çevrildiği bir diğer isim ise Ömer Günel’in basın danışmanı olarak bilinen Eşber Okayer.
Okayer’in belediye kadrosunda bulunduğu, bunun yanında sosyal medya ve medya yapılanması içerisinde etkili olduğu iddia ediliyor. Bu nedenle müfettiş incelemesinin yalnızca resmi personel listesine bakmakla kalmayıp, personelin fiili faaliyetlerini ve belediye ile bağlantılı medya kuruluşları arasındaki ilişkileri de mercek altına alıp almayacağı merak ediliyor.
Özellikle bazı trol hesaplarının kimler tarafından yönetildiği, medya kampanyalarının nasıl organize edildiği, bu faaliyetler için herhangi bir kamu kaynağı kullanılıp kullanılmadığı ve yerel ya da ulusal basındaki kişi ve kuruluşlara belediye veya bağlantılı yapılar üzerinden finansman sağlanıp sağlanmadığı, rüşvet paralarının bu yapıyı finansesinde kullanılıp kullanılmadığı iddiaları araştırılması gereken başlıklar arasında bulunuyor.
İçişleri Bakanlığı müfettişlerinin Kuşadası Belediyesi Basın Yayın ve Halkla İlişkiler biriminde başlattığı belirtilen inceleme, yalnızca bir belediye biriminin personel ve harcama denetiminin çok ötesinde sonuçlar doğurabilirken, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığında yürütülen soruşturmanın da Günel’in kurduğu basın yapılanması özelinde yeni incelemeleri ortaya çıkarabileceği değerlendiriliyor.


