Rüşvet, İrtikap ve Çıkar Amaçlı Suç Örgütü yöneticisi olmak suçlarından Tekirdağ Cezaevi’nde tutuklu bulunan Ömer Günel’in kamuoyunu manipüle eden, dezenformasyona neden olan açıklamaları ve imar rantı mağdurlarını itibarsızlaştırmak için açılan davalar gündemdeki yerini korurken, Günel’in sosyal medya ve trol yapılanmasının içinde yer aldığı bilinen İçişleri Bakanlığı Eski Bürokratlarından Haldun Haşmet Aysan’ın Aziz İhsan Aktaş iltisaklı ve irtibatlı şirketlere son 7 yılda verilen ihaleleri aklama çabası kamuoyunda şok etkisi yarattı.
Bugüne kadar ki haberlerimizde yer alan iddialarla ilgili, sorularımızın muhatabı olan Kuşadası Belediyesi’nce bir cevap veril(e)memişken; Günel’in akıl hocası Haldun Haşmet Aysan’ın ortaya çıkarak, 2 gün boyunca sosyal medya hesabı üzerinden gazetemizi hedef almasının manidar olduğu görülüyor.
Yüzlerce dosya haberlerimizin arkasında durarak; öncelikle Eski Bürokrat Aysan tarafından gazetemize yöneltilen mesnetsiz ithamlarını şeffaflık ve yayın ilkelerimiz gereği paylaşıyoruz:
-“Dedikodu değil belge konuşur”,
-“Özellikle bir yerde hazırlanarak bir kısım medya ve sosyal medya hesaplarına servis edilen ancak gerçeği yansıtmayan ve kamuoyunun yanlış bilgilendirilmesine neden olabilecek haberler”,
-“Trol hesaplar üzerinden haksız şekilde ve acımasızca Ömer Günel ve ihaleyi alan firma hakkında sürekli yolsuzluk ve eleştiri konusu yapılmıştır”,
-“İhbar’ın iftira olduğu ortaya çıktı”,
-“Araç kiralama ihalelerinde ne vurgun, ne peşkeş ne de ortaklık tespit edildi. Asılsız..”
-“İhbar Aydın isimli sosyal medya hesabından “Türkiye’de Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü’ne en fazla ihale veren belediye Kuşadası Belediyesi,” haberi tamamen asılsız bir kuyruklu yalan olduğu anlaşıldı.”
– “Haber asılsız olduğu gibi haber sahipleride kafa karışıklığı yaşadıkları anlaşıldı ..”
-“Yalan rüzgarı dizisine döndüler”,
-“Böyle yalana şahit olmadık”,
-“Bu mu habercilik, bu mu kamuoyunu aydınlatmak?”
– “İhale dosyası almayan ve ihaleye katılarak teklif dahi sunmayan firmanın ihaleyi kaybettiği ve ihalenin %40 daha ucuza verildiği yalanını attılar..”
-“İhaleyi kaybetti denilen şirket kimdir ve kimindir?”
– “Kuşadası Belediyesinin 14.09.2026 Tarihinde gerçekleştirdiği Araç Kiralama İhalesinde “Aziz İhsan Aktaş “ firması kaybetti manşetlerini atanların bu firmanın hangi firma olduğunu açıklamak zorundadır..”
-“%40 ucuza verildiği iddia edilen son ihalenin hangi ihale ve araç sayısı mukayese edilerek iddia edildiği açıklanmak zorundadır”,
– “Yeni bir ihalenin daha yüksek bir bedelle sonuçlanması halinde Kuşadası Belediyesi daha yüksek maliyete muhatap olduğunda bunun sorumlusu KİM OLACAKTIR?” ifadelerini kullandığı görülüyor.
İhbar Aydın Gazetesinin takipçisi olduğu ve Türk Yargısı tarafından da gerek soruşturma gerekse de kovuşturmayla desteklenen haberlerimize karşı Aysan’ın iftira ve itibarsızlaştırmaya varan sözlerini maddi gerçekler ışığında yanıtlıyoruz.
(EDİTÖR NOTU: Haber metninin uzunluğu; müfteri kişinin üst üste 5-6 paylaşımına sığan iddialarına cevap veriyor olmamızdan kaynaklanmaktadır.)
AYSAN, SON 7 YILA DAMGA VURAN İHALELER ZİNCİRİNİ AKLAMAYA ÇALIŞTI!
Kuşadası Belediyesinin gerekli hizmeti yürütebilmesi için ihtiyacı olan araçları 250-300 milyon liraya satın almak yerine; 2019-2026 yılları arasındaki Ömer Günel döneminde üst üste kiralama yolunu tercih ettiği, güncel değeriyle 5 milyar lirayı aşan ihaleler sürecine sebep olduğunu ortaya çıkarmıştık.
2019 yılından beri her ay 1 araç satın alınma iradesi gösterilerek bile çözülebilecek bu problem, bugün Kuşadası Belediyesi kasasından her ay ortalama 40 milyon liranın Aydın ili dışındaki şirketlerin kasasına akmasına neden oluyor.
Buna yönelik bir eleştiride bulunamayan ve bugüne kadar da herhangi bir tutarlı argüman dahi sunamayan Haldun Haşmet Aysan, her zaman Ömer Günel’in talan ekonomisini savunmuş, daha önceki bir haberimize karşı da “Devletin tasarruf tedbirleri var, bu yüzden kiralama yapıyorlar, zorundalar” açıklamasında bulunarak, eski bir kamu görevlisinin ‘Günel Fanatizmi’ni gözler önüne sermişti.
Günümüzde Aydın Büyükşehir Belediyesi, Yeni Partili Germencik Belediyesi, AK Partili Söke Belediyesi ve CHP-Yeni Parti arasında kararsız kalan Nazilli Belediyesinin araç kiralamak yerine ihtiyaç doğrultusunda peyderpey alım yaptıkları Aydın Basını ve gazetemizin haberlerine konu olmayı sürdürüyor.
Aysan’ın geçtiğimiz aylarda iddia ettiği gibi “Tasarruf Genelgesi” tezinin bir yanıltma olduğu, Ömer Günel’in milyarlarca lirayı bulan peşkeşini örtme amacı taşıdığı, birçok belediyenin kiralamayı azaltarak imkanı dahilinde araç aldığı gerçeğine ise sessiz kaldığı görülüyor.
Eski bir dosya haberimize karşı Günel’in ihale düzenini savunmak için “Tasarruf Genelgesi gereği kiralama yapmak zorundalar” açıklamasında bulunan Aysan’ın, bugünlerde gazetemizi hedef alarak yaptığı açıklamalar, büyük bir çelişkiyi ortaya çıkardı.
İhbar Aydın Gazetesinin özel haberinin ardından Kuşadası Belediyesince iptal edilen Haziran ayındaki ihaleye ilişkin “Kamu ihale Bülteninde yayınlanmış ise de; bir kısım araç ve iş makinesinin kredilendirme yöntemiyle Belediye öz kaynakları kullanılarak satın alınmasına karar verilmesi üzerine..” ifadesini kullandığı, eski sözleriyle birlikte değerlendirildiğinde bu durumun kendisini boşa düşürdüğü görülüyor.
Son 2 günde üst üste gazetemize yönelik 6-7 paylaşımda bulunan Haşmet Aysan’ı tanımak isteyenler için üste verdiğimiz tek bir örnek bile yeterliyken, (Aziz İhsan Aktaş meselesi özelinde) dezenformasyonun nasıl kurulduğunu anlatacak şekilde genişletmek istedik.
AKTAŞ’IN CANLI YAYINI, AYSAN’A TOKAT GİBİ CEVAP OLMUŞTU!
Haşmet Aysan ve Günel’in kara propaganda ekibi tarafından uzun bir süredir Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütünü Aydın Büyükşehir Belediyesi ve Başkanı Özlem Çerçioğlu’na bağlanmaya çalışıldığı, kurgulanan hikayeler aracılığıyla bunun bir iftira ve algı operasyonuna çevrildiği, söz konusu iddialara karşı tarafların beyanda bulunarak gerçeği tüm çıplaklığıyla anlattığı, fakat tüm bunlara rağmen, bu ekipçe hala aynı argümanların kullanıldığı görülüyor.
Ağustos ayında İstanbul’da ilgili Ağır Ceza Mahkemesinde, ilk derece yargılaması tamamlanan dosyanın karar duruşmasının ardından, canlı yayına katılarak açıklamalarda bulunan Aziz İhsan Aktaş’ın beyanı özellikle Aydın kamuoyundan gizlenilmek isteniyor.
Aziz İhsan Aktaş canlı yayındaki beyanında şu ifadeleri kullandığı görülüyor:
“30’un üzerinde Cumhuriyet Halk Partisi belediyesiyle çalışmışken, bizi herhangi bir yargı mensubu veya herhangi bir siyasi kesim yönlendirmiş olsa, biz gerçekleri değil de iftira atmış olsaydık, DİĞER ÇALIŞTIĞIMIZ BELEDİYELERLE İLGİLİ DE YALAN BEYANDA BULUNURDUK”, demişti.
HAŞMET AYSAN AKTAŞ’I VE BŞB BÜROKRATLARINI, ÇERÇİOĞLU’NA İFTİRA ATMADIĞI İÇİN Mİ SUÇLUYOR?
Etkin pişmanlık müessesesinden faydalanan bir sanığın; yaşanan her şeyi doğru anlatmak zorunluluğu bulunurken, eksik bıraktıkları en ufak bir konunun bile ortaya çıkması halinde tekrardan tutuklanarak en üst hadden ceza alacağı yasalarda açıkça yer alıyor.
Aktaş’ın onlarca kişiyi ve belediyeyi kapsayan ihale çarkındaki rüşvet ağını samimice ikrarı, İstanbul’dan Adana’ya kadar pek çok isimle yaşananları belgeleriyle anlatması maddi gerçek olarak dururken, o dönem CHP çatısı altında siyaset yapan ve Eskişehir’le birlikte “Türkiye’de CHP’nin en başarılı başkanı” olarak örnek gösterilen Özlem Çerçioğlu’nu es geçmesinin mümkün olmadığı hukukçu çevrelerce de altı çiziliyor.
“Yalnızca gerçekleri ve doğruları söylediğini” belirten Aktaş, “İftira atmış olsaydık, diğer çalıştığımız belediyelerle ilgili de yalan beyanda bulunurduk” diyerek, Aydın Büyükşehir Belediyesiyle ilgili ihale süreçlerinin yasal prosedüre uygun olduğunu, temiz, şeffaf ve usulüne uygun yapıldığını da dolaylı olarak ikrar etmiş gözüküyor.
Yakın zamanda Türkiye Gündeminde konuşulan yukarıdaki örnekten de anlaşılacağı üzere; Kuşadası’ndaki milyarlarca liralık ihaleleri aklamaya çalışan ve her seferinde hedef şaşırtarak konuyu Aydın Büyükşehir Belediyesine taşımak isteyen Aysan’ın adeta tüm tuşlara basarak gazetemizi hedef göstermesi üzerine, Aydın Halkına yönelik yaptığı dezenformasyonu maddeler halinde cevaplayarak, kamuoyunu aydınlatma görevimizi yerine getiriyoruz.
1-GÜNCEL DEĞERİ 5 MİLYAR LİRALIK İHALELER HANGİLERİ?
İhbar Aydın Araştırma Masası tarafından yapılan araştırmada; 2019 yılında başlayan güncel değeriyle 5.5 milyar liraya yaklaşan, 7 yıldır üst üste kazanılan ballı ihalelere ilişkin ulaştığımız verileri paylaşıyoruz.
İŞTE O İHALELER:

(16.sıradaki Eren Filo’nun ihale sonucu itirazda olup, haberimize konu iddialarda yer alan firmalar arasında yer almamaktadır)
Yukarıdaki tablodan da görüleceği üzere; ihale tarihleri ile günümüze ait döviz ve altın kurlarıyla yaptığımız güncel hesaplamalarda; (Eylül ayındaki ihalelerle birlikte) 5 milyar 500 milyon liraya yaklaşan bir bedelin kiralama şirketlerine peşkeş çekildiği açıkça görülüyor.
Mevcut veriler incelendiğinde; son 2 senede 1 milyar liradan fazla kredi çeken Kuşadası Belediyesinin bu parayı yatırım yerine borçlarını ödemekte kullandığı, üstelik büyük projeleri de yap-işlet-devret yöntemiyle 30 yıllığına firmalara verirken; ekonomi, maliye ve matematik biliminin açıklayamayacağı şekilde adeta bir kara deliğe dönen araç kiralama işine devam ettiği görülüyor.
Milyarlık araç kiralama ihaleleri ile firmaları zengin eden Kuşadası Belediyesi, bugün Türkiye’de Belediye Hizmet Binası bulunmayan tek belediye ünvanını da almayı başarmışken, 250-300 milyon liraya araç alarak ‘İş Makinası ve çöp kamyonu’ sorununu tarihe gömmek yerine, Haşmet Aysan gibi kişilerin övgüsüne mazhar oluyor.
Ancak İhbar Aydın Gazetesi olarak; bugün ortaya çıkan 5.5 milyar liraya yaklaşan faturayı tekrardan kamuoyunun dikkatine sunuyoruz.
İhbar Aydın Gazetesi olarak bir özel haberimizde 21 Haziran tarihinde yapılacak ihalenin, Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü mütalaasında adı geçen(Adil Katı Atık) şirketine verileceğini ifşa etmiş ve sonrasında ihalenin yapılmasına 2 gün kala 19 Haziran tarihinde iptal edildiğini duyurmuştuk.
Haziran ayında iptal edilen ancak, yine el altından sanık Serdar Ocak’ın sahibi olduğu Adil Katı Atık’a verilmek zorunda kalınan 2026/1168293 numaralı 92 günlük ihaleyi de kamuoyuyla paylaşmıştık.
Her ne kadar 92 günlük ihale el altından aynı firmaya verilmiş olsa da; tek başına iptal edilen ihalenin gerekçesi bile haberlerimizin doğruluğunu kanıtlayan bir gerçeklik olup, Yeni Belediye Yönetiminin araç sayısını azaltma ve satın alma yoluyla ilerleyeceği, bu durumun kamu menfaati açısından sevindiren bir gelişme olduğunu duyurmuştuk.
2-AZİZ İHSAN AKTAŞ SUÇ ÖRGÜTÜNDE YER ALAN FİRMA HANGİSİ?
Kuşadası’nda üst üste ihale kazanan, merkezi İstanbul Ataşehir Marmara Center’da bulunan Adil Katı Atık, Aras Atık Yönetim ve Uzman Personel şirketlerinin sahibi Serdar Ocak’ın Ağustos ayında ilk derece yargılaması tamamlanan Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü dosyasında “ihaleye fesat karıştırma suçunu işlediği” sabit görülerek ceza alması üzerine, belli odaklarca gazetemize yönelik itibar suikasti ve saldırıların arttığı görülüyor.
Mahkeme heyeti açıkladığı karar gerekçesinde; Aziz İhsan Aktaş ile Serdar Ocak arasında 2020-2024 yılları arasında 19 görüşme gerçekleştirildiği, ihale teklifleriyle ilgili aleni ilişkinin tespit edildiği, sanığın ihaleye fesat karıştırma suçunu işlediğinin sabit olduğu bilgisi yer alırken, İhbar Aydın Gazetesinin kamuoyuna duyurduğu bu hüküm belli odaklarca karartılmak istenmiş, Kuşadası Belediyesinin sessiz kaldığı bir duruma karşı kamuoyunu manipüle etme görevinin Günel’in akıl hocalarından olan eski Bürokrat Aysan’a verildiği anlaşılıyor.
-İŞTE 6 YILDIR ÜST ÜSTE BALLI İHALE KAZANAN SANIĞIN KAYDI!

3- SEYİT HAMİT HAŞİMİ’NİN STANDART KATI ATIK’IN AZİZ İHSAN AKTAŞ SUÇ ÖRGÜTÜYLE İLİŞKİSİNE YÖNELİK AÇIKLAMAMIZ!
Konunun anlaşılması için öncelikle Standart Katı Atık firmasının ilişkiler ağını paylaşmak istiyoruz.
CHP’de uzun yıllar siyaset yapan ve önde gelen isimlerinden olan Seyit Torun’un Ordu Belediye Başkanlığı zamanında Seyit Hamid Haşimi’ye ait Standart Katı Atık Firması’nın üst üste ihaleler kazandığı, Ömer Günel’in başkanlığa seçildikten sonra bu firmanın (Torun’un yönlendirmesiyle) Kuşadası’nda 6 yıldır girdiği tüm ihaleleri kazandığı EKAP kayıtlarından görülüyor.
Ayrıca, Seyit Torun’un referansıyla Altınordu Belediyesi’nde sağlıkçı kadrosunda çalışmaya başladığı iddia edilen “ihale şartnamesi sihirbazı” lakaplı Hakan Bayrak’ın, 2024 yılında Kuşadası Belediyeysine transfer edilerek Temizlik İşleri Müdürlüğü görevine getirildiğini de kamuoyu ilk kez İhbar Aydın Gazetesinden duymuştu.
Seyit Torun aracılığıyla Standart Katı Atık’a verildiği öne sürülen Ordu ve Kuşadası’ndaki ihalelerde imzası bulunan Müdür Hakan Bayrak’ın isminin altını da tekrardan çiziyoruz.
Standart Katı Atık’ın bugüne kadar tek kalemde aldığı en büyük iş olan 891 milyon liralık ihalenin ise, Ömer Günel’in gözaltına alındığı 16 Mart 2026 gününün sabahında gerçekleştiğini yine okurlarımıza duyurmuştuk.
Yine araştırma masamızca sürdürdüğümüz takipte; Seyit Hamid Haşimi’nin Ankara Etimesgut Belediyesi operasyonu kapsamında geçtiğimiz ay gözaltına alındığını haberleştirmiş, Standart Katı Atık’ın İstanbul’daki ofisinin aranma görüntülerini İhbar Aydın Gazetesi olarak yayımlamıştık.
-İŞTE KUŞADASI’NDA BALLI İHALE ALAN FİRMA OFİSİNE YAPILAN OPERASYONUN GÖRÜNTÜLERİ:
-AZİZ İHSAN AKTAŞ İLTİSAKLI ADİL KATI ATIK VE STANDART KATI ATIK İLİŞKİ İDDİASI!
Aziz İhsan Aktaş iltisaklı şirketler Belediyenin Makine İkmal Müdürlüğünün iş makinesi kiralaması ihalesinde yer alırken, Standart Katı Atık ise Temizlik Müdürlüğünün ihalesinde yer alıyorlar. Bu yüzden Kuşadası Belediyesi 2 ayrı iş alanında yer alan birbirinden bağımsız görünen bu firmaların kurduğu iş birliği iddiamızın, detaylarda yapılacak incelemelerle netleştirilebileceğini savunuyoruz.
Seyit Hamid Haşimi’nin Etimesgut Belediyesi Operasyonu, Serdar Ocak’ın Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü dosyasında yer alması bile tek başına bir sansasyon iken, bu şaibeli kişilere ait firmaların aldığı ihaleleri sorgulamak yerine gazetemize yönelik “kafa karışıklığı yaşıyorlar” diyen Haşmet Aysan’ın ithamlarını cevaplamaya devam ediyoruz.
Adil Katı Atık(Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü)-Standart Katı Atık(Seyit Hamit Haşimi)’nin irtibat ve iltisaklı olduğu yönündeki iddiamızın dayanağı ise;
Adil Katı Atık’ın Kuşadası’nda girdiği ihalelerin birinin şartnamesinde istenen aracın Türkiye’de yalnızca 4 tane olduğu, Belediyenin şaşırtıcı şekilde Türkiye’de 4 tane bulunan bu araçlardan 2 tanesini istediği, bu araçların kaderin bir cilvesi olarak Standart Katı Atık envanterinde bulunduğu, Adil Katı Atık’ın bu araçları Standart Katı Atık’tan kiraladığı, böylece Adil Katı Atık’ın kazanmasına yönelik hazırlandığı iddia edilen şartnamedeki şartların sağlandığını öne sürmüştük.
(Bugüne kadar bu vahim iddiaya karşı gerek Belediye yönetimi gerekse de ilgili firmalar tarafından bir karşı açıklamada bulunulmamıştır.)
Ayrıca araştırmacı gazetecilik politikamız gereği; Türkiye’de 4 tane bulunan Mercedes Benz marka özel üretim araçların peşine düşerek, dünya markasının yetkilileriyle görüşmüş, bu araçların Almanya’da özel üretilerek Türkiye’ye getirildiğini kamuoyuyla paylaşmıştık.
(Kuşadası Belediyesinin bu 4 özel aracı nereden duyup, nasıl şartnameye yazdıkları, bu araçlara neden gereksinim duyduklarına yönelik haberimizdeki iddiaları da okuyucularımızın takdirine bırakıyoruz.)
AYSAN’IN MÜFETTİŞ RAPORU MANİPÜLASYONUNU AÇIKLIYORUZ!
Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütünden ceza alan Serdar Ocak ile Seyit Hamid Haşimi’ye ait şirketlerin iç kiralama yoluyla avantajlı konuma girerek ihale kazandıkları iddiasına Kuşadası Belediyesi tarafından bugüne kadar bir cevap verilmezken, Haşmet Aysan’ın iddiamızı incelemeyen, farklı bir incelemeyi baz alan Müfettiş Raporunu ortaya atması ise yine bir manipülasyon olarak görülüyor.
Şöyle ki; ilgili müfettişçe Serdar Ocak’a ait İstanbul Marmara Center’da yer alan 3 şirketin Kuşadası’nda aldığı ihalelerin kanuna aykırı olmadığı belirtilmiş. İhbar Aydın Gazetesi’de zaten bu 3 şirketin sahibinin aynı olması mevzuata veya yasaya aykırı olduğu iddiası olmamış, neden 6 yıl boyunca aynı merkezde faaliyet yürüten firmanın ihale aldığı soruları taraflara sorulmuştu.
6 yıldır üst üste ihale almalarının yanında; 2019 yılında mevcut kiralama işini sürdüren firmanın ayak oyunlarıyla ihaleye çağrılmadan tasfiye edilmesinden başlayarak, Adil Katı Atık’ın Kuşadası’na girişindeki şaibeleri de paylaşmıştık.
Müfettiş Raporu’nda ihale şartnamesinde yer alan araçlar incelenmemiş, sadece kamuoyuna yansıyan aynı adrese kayıtlı firmaların ihale alması hususuna bakılmış, yasal bir problem oluşturmayan bu durum nedeniyle Ömer Günel hakkında soruşturma izni verilmesine gerek olmadığı raporlaştırılmıştır.
Aysan’ın yaptığı bu dezenformasyonu da kamuoyunun takdirine bırakıyoruz.
Dosya haberlerimiz incelendiğinde; bu iç içe kiralama olayı iddiasını baz alarak Standart Katı Atık firmasının Aziz İhsan Aktaş’ın şirketi olmadığını, fakat iltisak ve irtibatlı şirketler olduklarını özellikle belirtiyoruz.
Ayrıca haberlerimizin ana temasını; 250-300 milyona araç alınarak çözelecek bir ihtiyacın, neden 2019 yılından beri düzenlenen 14 ihaleyle yapıldığını, üst üste kazanarak güncel değeri 5.5 milyar lirayı bulan ihalelerle “Kuşadası’nın geleceği çalındı”, “Kuşadası Halkı’nın parası İstanbul’daki şirketlere peşkeş çekiliyor” muhteviyatında olmuştur.
Ve en can alıcı soru ise şudur; MADEM MÜFETTİŞ RAPORU DOĞRUYSA(Ki iddia ettiğimiz şartnameler incelenmemiş, farklı iddiaya ilişkin Günel’e soruşturma izni verilmemiştir), YİNE RAPORDA YER ALAN 3 FARKLI OLAYDA ÖMER GÜNEL’İN YARGILANMASINA İZİN VEREN İÇİŞLERİ BAKANLIĞI KARARINA KARŞI AYSAN NEDEN SESSİZTİR, BU KARARDAN NİYE BAHSETMEMİŞTİR?
İŞTE O RAPORA KONU KARARA İLİŞKİN HABERİMİZ:
YENİ BELEDİYE YÖNETİMİ, İHBAR AYDIN’IN TEZLERİNİ DOĞRULADI! AYSAN BU YÜZDEN Mİ HAREKETE GEÇTİ?
Kuşadası Belediyesinin Günel sonrasındaki Yeni Yönetimi 19 Haziran’daki yüz milyonlarca liralık ihaleyi iptal ederek; İhbar Aydın Gazetesinin tezlerine uyan şekilde araç miktarını 135 araçtan 99’a düşürdüğü, araç alımı yapılacağı, bu durumun bile tek başına Haşmet Aysan’ın tüm tezlerini boşa düşürdüğü açıkça görülüyor.
Aysan zaten geçmişteki açıklamalarıyla da çelişkiye düşerek; muhtemelen belediye içerisindeki kaynaklarından edindiği bilgiyle, “Bir kısım araç ve iş makinesinin kredilendirme yöntemiyle Belediye öz kaynakları kullanılarak satın alınmasına karar verilmesi üzerine araç sayısında azaltılarak değişiklik yapılması gerekçesi ile söz konusu ihale 19.06.2026 tarihinde iptal edilmiştir”, diyerek aslında yine İhbar Aydın Gazetesinin tezlerinin haklı olduğunu itiraf ettiği görülüyor.
4-AYSAN RAHATSIZ, İHBAR AYDIN’I HEDEF ALAN 6 PAYLAŞIM YAPTI: EYLÜL’DEKİ YÜZ MİLYONLARCA LİRALIK İHALENİN İPTAL EDİLECEĞİNİ NERDEN BİLİYOR?
Kuşadası Belediyesince 14 Eylül’deki ihaleye itiraz edildiği için, yapılmak zorunda kalınan ve EKAP’ta henüz yayınlanmayan 26 Eylül tarihli ihaleyi bile öğrenen Aysan’ın, 14 Eylül tarihli ihaleyi baz alarak yaptığı paylaşımda; “İhale Şartnameleri dikkate alındığında kanımca, KİK bu ihalenin iptaline karar verecektir”, ifadesini kullanıyor.
İhale şartnamesinde bir usulsüzlük olup olmadığı, belediyenin yaptığı ihalenin hukuka aykırı olup olmadığı bilinmezken, KİK kararı çıkmadan bu yönde bir değerlendirmede bulunması bile, açıkça Adil Katı Atık’ın 7 yıl sonra gir(e)mediği ihale nedeniyle rahatsızlık duyduğu şeklinde yorumlanıyor.
İhbar Aydın Gazetesini 2 gün içinde üst üste 6 kez hedef alan Aysan’ın, neyi ve hangi gerçeği perdelemek istediği henüz bilinmezken, Müfettiş Raporu dezenformasyonu meselenin daha derin olabileceğini gözler önüne seriyor.
-EKAP KAYDINA DÜŞMEYEN İHALEYİ AYSAN NASIL ÖĞRENDİ?
Kuşadası Belediyesinin 14 Eylül’de düzenlediği ihaleye itiraz edildiği için, itiraz sonucu gelene kadar Haziran-Eylül döneminde olduğu gibi, pazarlık usulüyle bir ihale yapılmasının zaruri olduğu biliniyor.
Muhtemelen 2019 yılından 2026 Ekim ayına kadar her girdiği ihaleyi kazanan ihaleye fesat suçundan ceza alan sanık Serdar Ocak’ın araçları halen Kuşadası’nda olduğu için bu el altından düzenlenecek ihaleyi alması beklenirken, Haşmet Aysan’ın devletin kayıtlarına düşmeyen bir işlemi ifşa ettiği görülüyor.
EKAP kayıtları incelendiğinde; halen yayımlanan bir ihale gözükmezken, Aysan paylaşamında; “26 Eylül’de Pazarlık usulüyle ihale düzenlendiğini, 45 günlük ihalenin verildiğini” paylaşması ise şaşkınlıkla karşılandı.
26 Eylül’de yapıldığı iddia edilen ve henüz EKAP’a düşmeyen doğrudan temine ilişkin sosyal medya hesabı üzerinden bilgi paylaşan Aysan’ın bu bilgileri nasıl aldığı, Günel döneminin talanını saklamak için yaptığı dezenformasyonda kendisine kim veya kimlerin yardımcı olduğu ise henüz bilinmiyor.
5-AYSAN’IN ÇELİŞKİLİ AÇIKLAMALARINA CEVAP: İHBAR AYDIN, YENİ KAZANAN ŞİRKETİ Mİ HEDEF ALDI?
Aysan yine paylaşımında çelişkiye düşerek; “YENİ BİR İHALE’nin daha yüksek bir bedelle sonuçlanması halinde, Kuşadası Belediyesi daha yüksek maliyete muhatap olduğunda bunun sorumlusu KİM OLACAKTIR?” demektedir.
İhbar Aydın Gazetesi, uzun yıllar sonra şeffaf şekilde hazırlanan şartname sonucunda Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü dosyasında ceza alan Serdar Ocak’a ait Adil Katı Atık şirketinin 6 yıl aradan sonra 14 Eylül 2026 tarihindeki ihaleyi kazanamadığını, yeni bir firmanın, üstelik yaklaşık maliyetin çok altında teklif sunarak kazandığını, Aydın Kamuoyuna müjde olarak duyurmuştu.
“Ve 7 yıl sonra Aziz İhsan Aktaş’ın şirketi kaybetti” başlığına bakıldığında, İhbar Aydın Gazetemizin bu ihalenin iptalini istemediği, Kuşadası halkının menfaatine olan bir hamle olduğu işlenmiş, araç sayısının düşüşü ve ödenecek miktarın azalmasının sevindiren bir gelişme olduğu duyurulmuştu. Kısaca, suç örgütü dosyasından ceza alan firma sahibinin katılmamasının bile “Aziz İhsan Aktaş’ın şirketinin kaybettiği” sonucunu doğuracağı açıkça görülüyor.
AYSAN’IN DEZENFORMASYONU, ÖMER GÜNEL’İN TALAN SİSTEMİNİ AÇIĞA ÇIKARDI!
Gerek Ömer Günel döneminin imar ve rant politikaları, gerekse birçok soruşturmaya konu ihale süreçleri baz alındığında, Etimesgut ve İstanbul operasyonlarının odağındaki isimlerin Kuşadası Belediyesiyle ilişkileri de nazara alınarak, İhbar Aydın Gazetesinin dosya habercilik başarısının gölgelenmeye çalışıldığı anlaşılıyor.
Halkın menfaatini savunur gibi gözüken, Ömer Günel döneminin ballı ihalelerini kazanan Aziz İhsan Aktaş iltisaklı şirketlerin ihaleye katılamaması-kazanamaması üzerine küplere binen, Müfettiş Raporunda karartma yapan, devlet kayıtlarında yer almayan bilgileri sunarak farklı hesaplar içinde olduğunu gözler önüne seren, üst üste yazdığı açıklamalarda bile çelişkiler yaşayan Günel’in akıl hocası Eski Bürokrat Haşmet Aysan’ın yaşadığı kaotik hali sizlerle paylaşmış bulunuyoruz.
Günel’in Basın Danışmanı Eşber Okayer’in yönettiği kara propaganda ekibi, sosyal medya trolleri ve akıl hocaları olan eski bürokrat Haşmet Aysan’ın güncel değeri 5.5 milyar liraya varan işlemlere bile “Araç kiralama ihalelerinde ne vurgun, ne peşkeş tespit edildi” tarzındaki dezenformasyonlarına karşı da kamuoyunu bilgilendirmeye devam edeceğimizi ilan ediyoruz.
Ve kamu görevimiz gereği;
Kuşadası Belediyesinin Yeni Yönetiminin bugüne kadar yapılan yanlışlarda ısrar etmeyip, 2029 yılında sona erecek ihalelerle güncel değeriyle halkın 5.5 milyar lirasına mal olan iş makinası ve çöp kamyonu sorununu çözme iradesini göstermesini talep ederek; Adalıların parasının İstanbul’daki şirketlere aktarılması yerine Kuşadası’na hizmete dönmesinin takipçisi olmayı da tüm gücümüzle sürdüreceğiz.


