Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Hakim baskısı Müdürü mü tutuklattı? Cumhurbaşkanlığından kritik uyarı!

Kuşadası Adliyesinde Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan A.Ç.’nin bir

Kuşadası Adliyesinde Yazı İşleri Müdürü olarak görev yapan A.Ç.’nin bir dosyada yaşanan usülü işlem hatası nedeniyle 2 hafta önce yapılan operasyon sonucu “Resmi Evrakta Sahtecilik” suçundan tutuklandığını haberleştirmiştik. Yerel basında yer aldığı şekliyle; Sulh Hukuk Mahkemesinde müdürlük yapan ve aynı zamanda Satış Memuru da olan A.Ç.’nin Adliyedeki makamında gözaltına alındığı, hatta Adliye UYAP sisteminde herşey kayıtlı olmasına rağmen evine de operasyon yapılarak dijital materyallerine el konulduğunu, olayın resmi evrakta sahtecilikle alakasının olmadığı, hakim ve müdür tartışması sonrası yaşandığı iddia edildi.

Hakkında idari işlem ve görevi kötüye kullanma suçundan işlem yapılabilecekken iddia edildiği gibi sırf tutuklanması için resmi evrakta sahtecilik suçundan Müdür A.Ç. hakkında işlem yapıldıysa, bugün yayımlanan kamu yöneticilerine uyarı mahiyetindeki Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin yazısının ileriki dönemde bu işlemleri yapanlara karşı şikayetlere temel bir dayanak oluşturacağı öne sürülüyor.

NE OLMUŞTU?

Kuşadası Adliyesinde Müdür ve Satış Memuru olarak görev yapan A.Ç.’nin Mahkeme Hakiminin aynı işletme hakkında bir dosyada red diğer bir dosyada kabul gibi çelişkili kararlar vermesi sonucu kabul kararı verdiği dosya üzerinden işlem yaptığı, dosyanın sürüncemede kalmaması için işlemleri hızlandırdığı, Sulh Hukuk Mahkemesi dosyasını Sulh Hukuk Mahkemesi Müdürü olarak değil HATALI İŞLEM OLARAK Satış Memuru sıfatı yetkisiyle bilirkişiye teslim ettiği, bu hatalı işlemin Mahkeme Hakimince belirlenmesi sonucu verilen bilirkişi kararının ve sunulan raporun iptal edildiği, kamu zararının oluşmadığı veya işlem iptaliyle ortadan kalkması sonucu aslında idari tahkikat ve işlem yapılması gerekirken ya da görevi kötüye kullanma suçundan açığa alınıp ifadesinin alınması gerekirken, hakimin etkisiyle “resmi belgede sahtecilik” suçundan makamında gözaltına alındığı, evine operasyon düzenlendiği ve tutuklanarak cezaevine gönderildiği iddia edildi.  

HAKİM-MÜDÜR TARTIŞMASI TUTUKLANMAYA NEDEN OLDU İDDİASI!

İddiaya göre; söz konusu işyeriyle ilgili mahkeme hakimi ile Müdür A.Ç.’nin uzun süredir iş barışını bozacak şekilde tartışmalı oldukları bilgisine ulaşıldı. Müdür A.Ç.’nin yakın ve 2 ayrı zamanda dilekçe vererek yer değişikliği talebinde bulunduğu, bu talebinin kabul edilmediği ortaya çıktı. Sulh Hukuk Mahkemesi yetkisi yerine Satış Memuru sıfatıyla bilirkişi ataması yapan A.Ç.’nin hatalı işlem yaptığı ortaya çıktı. Bu işlemin farkedilmesi sonucu Hakimle arasında tartışma yaşandığı, hakimin tutanak tutarak durumu Cumhuriyet Başsavcılığına bildirdiği iddia edildi.

HERŞEY UYAPTA KAYITLIYKEN, NASIL RESMİ EVRAKTA SAHTECİLİK SUÇU OLUŞUYOR? HUKUKÇULARA SORDUK!

Basında yer alan bilgi ve iddialara göre; Hakim tarafından tutulan tutanakta imzasının üstünde keçeli kalem izinin bulunduğu belirtilmiş, görevli Müdür A.Ç.’nin keçeli kalem izinden haberinin olmadığı, keçeli kalem izinin imzanın geçerliliğini bozmadığının tespit edildiği, hakim imzası bulunan evrakta keçeli kalem izi olsa bile her zaman UYAP kaydında bulunan evrakın öncelikle asıl kabul edildiği bilinmektedir.

Yaşanan olayla ilgili hukukçuların görüşü ise; Herhangi bir resmi evrak oluşturup bundan menfaat sağlanmadığı, keçeli kalem izini imzaya müdür koysa bile bunun resmi evrakta sahtecilik suçunu oluşturmadığı, hakimin bilirkişi ataması yapması gerekirken Müdür A.Ç.’nin yetki aşımı yaptığı, bu hatalı işlemin iptal edilmesinin sağlandığı, bu sebeple olsa olsa Müdür A.Ç:’nin idari soruşturmayla ifadesinin alınmasının gerektiği, müdür A.Ç.’nin tutuklanmak yerine soruşturma bitene kadar memuriyetten açığa alınabileceği, ilgili kişinin resmi evrakta sahtecilik suçundan tutuklanmasının ölçülülük ilkesine aykırı olduğu görüşünde bulundular.

EVE DÜZENLENEN OPERASYONUN AMACI NE? NİYE EVDEKİ TELEFON VE BİLGİSAYARLARA EL KONULDU?

Müdür A.Ç.’nin tüm işlemleri makamındaki bilgisiyarda bulunan UYAP üzerinden yaptığı, evinde yapılan aramanın konuyu çok daha karmaşık hale getirdiği ve soru işaretleri doğurduğu, ayrıca müdürlük makamı gereği kaçma şüphesi bulunmazken, UYAP sistemi nedeniyle delil karartma ihtimali de söz konusu değilken, görevden uzaklaştırma kararı verilerek yapılacak soruşturma yerine orantısız şekilde tutuklanmasının arkasında hakimiyle zaman içinde yaşadığı tartışmaların etkili olduğu iddia ediliyor.

CUMHURBAŞKANLIĞI GENEL SEKRETERLİĞİ BUGÜN YAYINLADIĞI MESAJDA BU KONULARIN ALTINI ÇİZDİ:

Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliği tarafından yayımlanan yazıda, kamu görevlileri hakkında yürütülen disiplin iş ve işlemlerinde yaşanan hatalar nedeniyle idare aleyhine çok sayıda dava kaybedildiği belirtilerek kurumlara ve yöneticilere önemli hatırlatmalar  yapıldı. Metinde; disiplin süreçlerinin hukuka uygun, objektif, tarafsız, sürelere riayet edilerek ve deliller tam toplanarak yürütülmesi gerektiği vurgulanarak, aksi uygulamaların hem kamu düzenine zarar verdiği hem de idarenin tazminat yükünü artırdığı, tüm yöneticilerin gerekli hassasiyeti göstermesinin istendiği belirtildi.

Yayımlanan mesajda şu satır başlıkları dikkat çekti:

-Takdir yetkisinin keyfi kullanılmaması, işlemlerin kamu yararı gözetilerek yürütülmesi.

-Soruşturma sürelerine uyulması, gecikme ve zaman aşımına mahal verilmemesi.

-Savunma hakkına tam riayet edilmesi, savunma istem yazılarının mevzuata uygun hazırlanması.

-Soruşturma raporlarının eksiksiz düzenlenmesi, somut delillerin açıkça ortaya konulması.

-Soruşturmacıların yetki aşımı yapmaması, görev alanı dışına çıkmaması.

-Disiplin kurullarının kararlarında usul ve mevzuata titizlikle uyulması.

-Cezalarda ölçülülük, gereksiz ağır yaptırımlardan kaçınılması.

-Lehe mevzuat hükümlerinin dikkate alınması.

CUMHURBAŞKANLIĞI GENEL SEKRETERLİĞİNİN YAZISI DOSYANIN SEYRİNİ DEĞİŞTİRİR Mİ?

Daha önce sicilinde bu tarz bir olayı bulunmayan, hatalı işlem yaptığını inkar etmeyen, yapılan işlem sonucu kamu zararının oluşmadığı, kararın iptal edilerek telafi edildiği görünen dosyada, resmi evrakta sahteciliğe dair hakkında tanık beyanı dahil hiçbir delil bulunmayan müdür A.Ç.’nin ifadesi alınıp, olayda varsa suçunun da ortaya çıkması için görevden uzaklaştırılması gerekirken, makamında gözaltı yapılıp evine de operasyon düzenlenmesi ve ardından tutuklanma işleminde bulunulmasının yargı camiası içinde eleştirilen bir durum olduğu konuşuluyor.

Tüm yöneticilerin hassasiyet göstermesi istediği hususlar denilerek paylaşılan yazıda, “Takdir yetkisinin keyfi kullanılmaması, soruşturmacıların yetki aşımı yapmaması, cezalarda ölçülülük, gereksiz ağır yaptırımlardan kaçınılması” gibi başlıklar bugün ön plana çıkmışken, iddia edildiği gibi müdür-hakim kavgası sonrası mahkeme hakiminin baskısı sonucu hukuki ölçünün kaçıp kaçmadığı, Müdür A.Ç.’nin gereksiz yaptırımlara uğrayıp uğramadığını soruşturma sonucu belirecek.

İŞTE O YAZI!