Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü’nün duyurduğu Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS), 1 Şubat 2026 tarihi itibarıyla tüm satılık konut ilanlarında uygulanmaya başlanacak. Sistem, emlak piyasasında şeffaflığı artırmayı ve alıcıları yanıltıcı ilanlardan korumayı hedefliyor.
Emlak ilanlarının tümü artık yetki verilmeden ilan onaylanmayacak. Taşınmaz Ticareti Yetki Belgesi Bulunmayan Emlakçılar ilan girişi yapamayacak. Yetki belgesine sahip Emlak Şirketleri ise Mülk Sahiplerine Yetki numarasını vererek e-devlet üzerinden taşınmaz satışı için emlakçısına ilan girişi için yetkilendirmiş olacaktır.
TÜM EMLAK DANIŞANLARI BİRLİĞİ’NDEN YENİ SİSTEM ELEŞTİRİSİ!
Ancak yeni gelen sisteme yönelikte pek çok eleştiri gündeme geldi. Yetki karmaşasını çözmediği, gayrimenkul sahibinin keyfi tutumlarını engellemediği, emlak danışanlarını güvencesiz bıraktığına yönelik eleştiriler artarak sürüyor. Sistemin sorunu çözmek yerine sistemin üzerini örttüğünü savunan pek çok Tüm Emlak Danışanları Birliği(TEDB) Aydın İl Temsilcisi Ahmet Okan Kurtar yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandılar:
“TEKRAR VE SON KEZ NET ŞEKİLDE İFADE EDİYORUZ:
Yetki doğrulaması tek bir emlak danışmanına verilmelidir.
Aynı taşınmazın onlarca danışman tarafından ilan edilmesi serbest piyasa değil, sistemsizliktir.
Yetki veren gayrimenkul sahibi, dijital ortamda yetkilendirme sözleşmesini de imzalamış sayılmalıdır.
“Yetki var ama sözleşme yok” anlayışı artık sona ermelidir.
Gayrimenkul sahibi verdiği yetkiyi en az 60 gün dolmadan geri çekememelidir.
Aksi hâlde bu sistem emek sömürüsünü resmileştirmekten başka bir işe yaramaz.
Emlak danışmanlarının kendi aralarında portföy paylaşımı açık, yasal ve şeffaf bir zemine oturtulmalıdır.
Gri alanlar üzerinden sektör yönetilemez.
BURADAN AÇIKÇA UYARIYORUZ:
Yetkinin korunmadığı, emeğin güvence altına alınmadığı hiçbir sistem başarılı değildir.
EİDS’nin bu haliyle satılık taşınmazlara genişletilmesi, meslek mensuplarına “düzenleme” değil, “yük” getirecektir.
Sorun ilan vermek değildir.
Sorun; yetkinin tekilleştirilmemesi, sözleşmenin zorunlu kılınmaması ve emeğin korunmamasıdır.
Bu gerçekler dikkate alınmadan atılan her adım, sahada çalışan binlerce emlak danışmanının tepkisini daha da büyütecektir.
Mesleğimizin görmezden gelinmesine sessiz kalmayacağız.
Yanlışta ısrar eden her düzenlemenin karşısında durmaya devam edeceğiz”.


