Aydın uzun yıllardır alışılmış dengelerle yönetilen bir şehir oldu. Aynı çevreler, aynı iş birlikleri, aynı güç odakları…
Kimi zaman sessizce, kimi zaman yüksek sesle bu ilişkiler bugüne kadar devam etti. Ancak son bir yılda yaşanan gelişmeler gösteriyor ki artık taşlar yerinden oynamaya başladı.
Değişimler sadece bazılarının kurduğu senaryolarla başlamaz. Ya da sadece seçim sandığıyla kurulmaz dengeler. Değişim öncelikle insanların zihninde başlar…
Bugün Aydın’da tam da böyle bir süreç yaşanıyor. Vatandaş, bürokrasi, esnaf veya öğrenci… Artık herkes sadece vaat dinlemiyor.
Kimin ne söylediğinden çok, kimin ne yaptığına bakıyor. Sessiz kalanlarla konuşanları, sorumluluk alanlarla kenarda bekleyenleri ayırıyor.
Bu değişim belki henüz tam anlamıyla görünmüyor, görünmek istenmiyor olabilir fakat artık iyiden iyiye hissediliyor. Önümüzdeki süreç sadece Milletvekili ya da odalar için yapılacak seçimlerden ibaret olmayacak. Yeni bir dönemin ayak sesleri duyulurken, aynı zamanda şehirde kimin gerçekten söz sahibi olacağı, kimin hangi hesabı yaparken bir kez daha düşünmek zorunda kalacağı bir dönem başlayacak.
Yıllardır perde arkasında etkili olan bazı isimlerin yanında, bugün şehrimiz yeni ses ve sözlere gebe. İş dünyasında, sivil toplumda, meslek kuruluşlarında ve siyasetin farklı kulvarlarında yeni yüzlerin daha fazla dikkate alınacağı, konuşulacağı hatta danışılacağı bir döneme giriyoruz. Çünkü değişimin tarzı da artık değişiyor. En başta ise toplumun beklentileri..
Eskiden kurulan arkadaşlıklar, dostluklar veya ‘Merhabalar’ bugün aynı karşılığı vermeyebilir.
Dün yeterli görülen destek, yarın sonuç üretmeyebilir. Sosyal medya, yerel basın, sivil toplum ve vatandaşın doğrudan gösterdiği tepki artık hesapların en önemli değişkenlerinden biri haline geldi. Bu nedenle bundan sonra kurulacak her siyasi denklemde yeni gerçeklikler dikkate alınmak zorunda.
Bu yeni dönemin arifesinde sadece geçmişteki gücüne güvenerek yol yürüyenler, 3-5 kişilik masalarda koltuğa kimin oturacağına karar verenlerin bu gerçekliği kabullenmeleri gerekiyor.
Çünkü Aydın artık eski Aydın değil. Şehrin geleceği, şehrin yönü, şehrin yeni iklimi üzerine söz söylemek isteyen herkes, bu yeni oyunun kurallarına uyum sağlamak zorunda. Kulislerde yapılan hesaplarla sokağın gerçeği arasındaki fark açılırken, alışkanlıklarıyla yürüyenlerin düşüş çağı başlıyor.
Bu şehir artık değişiyor..
Ne mutlu bunu görebilene..

