Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ResimLink - Resim Yükle

40 milyonluk şantaj mektubu tartışması: Günel’in paylaştığı belgede o ifade nerede?

Kuşadası Belediyesi’ne yönelik soruşturmada etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade veren

Kuşadası Belediyesi’ne yönelik soruşturmada etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak ifade veren Ömer Günel’in sır küpü lakaplı Ferdi Zenginoğlu ile tutuklu ve görevden uzaklaştırılan Eski Belediye Başkanı Ömer Günel arasındaki “mektup” ilişkisi yeni bir boyut kazandı. Günel’in iki gün önce Zenginoğlu’nun kendisinden “yaklaşık 40 milyon TL” talep ettiğinin mektupta yazdığını ileri sürmesinin ardından bugün kamuoyuna açıkladığı mektupta bu yönde açık bir ifadenin görülmemesi dikkat çekti. Aynı soruşturmanın şüphelileri arasındaki cezaevi mektuplaşması ise dosyanın seyri açısından yeni soruları beraberinde getirdi.

Kuşadası Belediyesi’ne yönelik yürütülen soruşturmanın en çok tartışılan isimlerinden Ferdi Zenginoğlu ile Ömer Günel arasındaki süreç, cezaevinde farklı bir yöntemle gönderildiği belirtilen bir mektubun kamuoyuyla paylaşılmasıyla yeniden gündemin ilk sıralarına taşındı.

Günel, bugün yaptığı açıklamada, aynı dosyada tutuklu bulunan ve daha sonra etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanarak kendisi hakkında çeşitli iddialarda bulunan Zenginoğlu’nun cezaevinden gönderdiği mektubu İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na taşıdıklarını duyurdu. Günel, mektubu “tehdit ve şantaj” olarak nitelendirerek incelenmesi amacıyla savcılığa başvurduklarını açıkladı.

16 MART’TA “İTİRAFÇI OLMAK İSTİYORUM” DEMİŞTİ

Ömer Günel’in yönlendirmesiyle Kuşadasıspor Başkanı ve 2023 seçimi CHP Milletvekili aday adayı olan Zenginoğlu’nun soruşturmadaki pozisyonunun değişmeye başladığı tarih 16 Mart olarak öne çıkıyor.

BAŞKANVEKİLİ “İTİRAFÇI OLMAK İSTİYORUM” BEYANINI MAHKEMEDE SAVUNMUŞTU!

Zenginoğlu, Ömer Günel’in de bulunduğu 16 Mart tarihindeki sorgu sürecinde “itirafçı olmak istiyorum” diyerek İmar ile Yapı Kontrol Müdürlüğü üzerinden kendisinden rüşvet istendiği yönünde beyanda bulunmuştu. O tarihte sorguda avukat olarak bulunan, Zenginoğlu’nun tahliyesini isteyen isim ise Ömer Günel’in yerine Kuşadası Belediye Başkanvekilliğine seçilen Tahsin Demirtaş olmuştu.

Soruşturmanın ilerleyen aşamasında Zenginoğlu’nun tutumu çelişki göstermemiş, beyanlarını ayrıntılandırmaya başlamıştı. 29 Temmuz’da etkin pişmanlık kapsamında verdiği ve ulusal basına da yansıyan 6 sayfalık beyanının yayınlanan 3 sayfasında, soruşturma dosyasındaki kişi ve ilişkiler hakkında çok sayıda iddia ortaya attı.

Bu beyanların doğruluğu ve hukuki değeri ise İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma kapsamında değerlendirilecekken, Ömer Günel cephesi tarafından üst üste açıklamalar gelmeye devam ediyor.

GÜNEL: “YAKLAŞIK 40 MİLYON TL TALEP EDİYOR”

Tartışmanın merkezindeki en önemli ayrıntılardan biri ise 40 milyon TL iddiası oldu.

Ömer Günel, 12 Ağustos’ta yaptığı açıklamada Zenginoğlu tarafından gönderildiğini belirttiği mektuba ilişkin dikkat çeken bir iddiada bulundu.

Günel, “Mektubun orjinali bende” diyerek mektupta Zenginoğlu’nun ekonomik ve ticari durumundan söz ettiğini, maddi olarak zor durumda bulunduğunu ve kendi hesaplamaları doğrultusunda yaklaşık 40 milyon TL seviyesinde para talep ettiğinin görüldüğünü savundu.

İŞTE “40 MİLYON” VURGUSU OLAN 12 AĞUSTOS TARİHLİ GÜNEL’İN O PAYLAŞIMI:

Bu açıklamadan iki gün sonra ise Günel, söz konusu mektubu kamuoyuyla paylaşarak İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na başvurduklarını duyurdu. Günel’in savcılık başvurusu yaptığını açıklaması ve ekte sunduğu Zenginoğlu’na ait mektup tartışmaları da beraberinde getirdi.

PAYLAŞILAN MEKTUPTA “40 MİLYON TL” İFADESİ DİKKAT ÇEKMEDİ

Ancak Günel tarafından bugün kamuoyuna açıklanan ve Zenginoğlu’na ait olduğu belirtilen mektubun görünen bölümünde, “40 milyon TL” tutarında doğrudan bir para talebi açık biçimde yer almıyor.

İŞTE GÜNEL’İN PAYLAŞTIĞI ZENGİNOĞLU’NA AİT OLDUĞU İDDİA EDİLEN O MEKTUP!

Mektuptaki ifadelerde Zenginoğlu’nun Günel’e yönelik samimi bir hitap dili kullandığı görülürken, Günel’in mektubu “tehdit, iftira, şantaj” olarak nitelendirmesi ile belgenin kamuoyuna yansıyan içeriği arasındaki fark tartışma yarattı.

Destek olabilir misin, ne zaman olursun, ne kadar olursun?” cümlesinin bile, bu mektubun şantaj mektubu olmadığı yorumlarını destekler ifade olduğu görülüyor.

Burada önemli diğer önemli bir ayrıntı ise; kamuoyuyla paylaşılan görüntüde mektubun alt ve üst bölümlerinin tamamının görülmemesi nedeniyle, yayımlanan kısmın belgenin bütünü olup olmadığı mevcut görüntü üzerinden kesin olarak belirlenemiyor.

Bu nedenle 40 milyon TL talebinin mektubun paylaşılmayan başka bir bölümünde bulunup bulunmadığı da şimdilik bilinmiyor.

Tam da bu nokta, Günel’in söylemiyle başlayan tartışmanın en önemli sorusunu ortaya çıkardı:

Günel’in iki gün önce açıkladığı “yaklaşık 40 milyon TL para talebi” mektubun neresinde?

AYNI SORUŞTURMANIN ŞÜPHELİLERİ ARASINDA MEKTUPLAŞMA! GÜNEL BU GİZLİ HABERLEŞME NEDENİYLE Mİ SİLİVRİ’DEN TEKİRDAĞ’A GÖNDERİLDİ?

Mektup tartışmasının yalnızca içeriği değil, gönderildiği kişiler bakımından da soruşturma açısından dikkat çekici olduğu değerlendiriliyor.

Günel’in açıklamasına göre Zenginoğlu, cezaevinden kendisine doğrudan veya aracılar aracılığıyla mektup gönderdiği ikrar ediliyor.

Böylece kamuoyunun önüne, aynı soruşturma kapsamındaki iki şüpheli arasında cezaevinde gerçekleştiği belirtilen bir mektuplaşma ifşa olmuş oldu.

Mektubun ne zaman yazıldığı, hangi koşullarda gönderildiği, tamamının hangi ifadelerden oluştuğu ve soruşturma makamlarının belgeyi nasıl değerlendireceği ise bundan sonraki süreçte önem taşıyacak.

ÖNCE “YOL ARKADAŞIMIZ”, SONRA SUÇ DUYURUSU

Zenginoğlu’nun 29 Temmuz’daki kapsamlı etkin pişmanlık beyanlarından önce siyasi çevrelerden kendisine yönelik destek açıklamalarının yapılmış olması da yaşanan tartışmanın başka bir boyutunu oluşturuyor.

Sorgu zamanı avukatı olan, Belediye Başkanvekili Tahsin Demirtaş’ın Zenginoğlu için “tutsak” ve “masum” ifadelerini kullandığı, CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek’in ise “Yol arkadaşımız Ferdi Zenginoğlu’na selam olsun” şeklinde açıklamalar yaptığı biliniyor.

Ancak Zenginoğlu’nun etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadeleri genişletmesinin ardından tablo tamamen değişti.

Günel bu kez Zenginoğlu’nun mektubunu “tehdit, şantaj ve iftira” olarak nitelendirerek İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’na taşıdı.

Bu yaşanan süreç birçok çelişkiyi ve soruyu da getiriyor:

Günel’in tehdit içerdiğini ileri sürdüğü mektup daha önce elindeyse, neden o tarihte değil de Zenginoğlu’nun etkin pişmanlık kapsamındaki kapsamlı beyanlarının ardından savcılığa başvuruldu?

Bu sorunun yanıtı henüz verilmezken, “İmar ile Yapı Kontrol Müdürünün rüşvet istediğini, itirafçı olmak istiyorum” beyanı varken “Yol arkadaşı” olan Zenginoğlu’nun Ömer Günel detayları vermeye başlayınca şantajcı olarak nitelendirilmesi büyük bir çelişki olarak görülüyor.

GÜNEL’İN TEKİRDAĞ’A NAKLİ DE YENİDEN GÜNDEMDE

Mektuplaşmanın kamuoyuna yansımasının ardından Ömer Günel’in daha önce Silivri’den Tekirdağ Ceza İnfaz Kurumu’na nakledilmiş olması da yeniden tartışılmaya başlandı.

Günel’in Silivri Cezaevi’nden Tekirdağ’a nakledildiği doğrulanmış bir bilgi. Eşi Duygu Günel de 3 Temmuz’da yaptığı açıklamada sevkin nedenini bilmediklerini söylemişti.

Ancak mevcut kamuya açık bilgiler, nakil kararının Zenginoğlu ile mektuplaşma nedeniyle verildiğini göstermiyor olsa da, yaşanan gelişmenin Başsavcılıkça artık suç örgütü tanımına giren yapının haberleşmesini engellemek için böyle bir tasarrufta bulunmuş olabileceği iddialarını güçlendiriyor.

Buna karşılık aynı soruşturmanın şüphelileri arasındaki mektuplaşmanın ortaya çıkması, Günel’in cezaevi naklinin gerekçesine ilişkin kamuoyundaki merakı yeniden artırdı.

40 MİLYONLUK SORUNUN CEVABI SAVCILIK DOSYASINDA MI?

Gelinen noktada tartışmanın merkezinde üç kritik başlık ve soru gündeme geliyor.

Günel’in sözünü ettiği 40 milyon TL’lik talebin mektubun hangi bölümünde bulunduğu, kamuoyuna açıklanan görüntünün mektubun tamamını içerip içermediği ve aynı soruşturmanın şüphelileri arasındaki bu mektuplaşmanın savcılık tarafından nasıl değerlendirileceği.

Zenginoğlu’nun etkin pişmanlık kapsamında verdiği ifadelerin doğru olup olmadığı, ileri sürdüğü iddiaların somut delillerle desteklenip desteklenmediği ve mektubun soruşturma açısından taşıdığı hukuki anlam İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı’nın incelemesi sonucunda ortaya çıkacak.

Kesin olan tek şey ise; 29 Temmuz’daki etkin pişmanlık beyanlarının ardından başlayan süreç, şimdi “40 milyon TL’lik mektup” tartışması ve aynı dosyanın şüphelileri arasındaki cezaevi yazışmasıyla yeni bir aşamaya taşındı.