Kuşadası’nda yaşanan skandal, kamu vicdanını ayağa kaldırdı. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in siyasi hırsı, bu kez hem hukuku hem de insan hayatına duyulması gereken saygıyı hiçe saydı. Dün ortaya çıkardığımız skandal nedeniyle toplumun pek çok kesiminden tepki mesajları yağdı.
Edinilen bilgilere göre, Kuşadası’na bağlı Yaylaköy Mahallesi’nde, Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan’ın babası Muammer Arıkan’ın yaşadığı eve, Kuşadası Belediyesi’ne bağlı görevliler gönderildi. Ancak asıl skandal, görevlilerin ellerinde hiçbir mahkeme kararı olmadan, yani hukuken yetkileri bulunmadığı hâlde, eve girerek inceleme yapmalarıyla ortaya çıktı.
Belediyelerin denetim yetkisi olmasına rağmen, ev sahibinin konutuna girerken izin almaları gerekirken, iddiaya göre içeriye girmeleri konut dokunulmazlığını ihlale varacak kadar ağır bir suçu içermekte.
SİYASİ HIRS NEDENİYLE KANSER HASTASI BABANIN EVİNE ZORLA MI GİRİLDİ?
Eve girildiğini gören kanser hastası Muammer Arıkan, “Elinizde mahkeme kararı mı var, nasıl bahçeme ve evime girersiniz” tepkisinde bulunduğu bilgisine ulaşıldı. Gelen ekiplerin sivil kıyafetli olduğu, yanlarında zabıta bulunmadığı, Belediye personeli olarak kendilerini tanıtan bir şey de ibraz etmedikleri, Günel’in siyaset hırsı nedeniyle Başkan Arıkan’a mesaj vermek için böyle bir tacizde bulunduğu iddia edildi.
KUŞADASI’NDA 3 BİN YAPI YIKILMADIĞI İÇİN GÜNEL’E DAVA AÇILMIŞTI
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel hakkında kamuoyunda ‘İskele Davası’ olarak bilinen ancak yıkılması gereken 3 bin 122 adet yapı içerisinde yer alan tek bir örnek nedeniyle geçtiğimiz ay Kuşadası Asliye Ceza Mahkemesine görevi kötüye kullanma suçundan dava açıldığı ortaya çıkmıştı.
İSKELEYİ’DE 4 YILDIR TORBA İHALE İÇİNDE BEKLETTİLER!
Kuşadası Belediyesi’nin son 3 yılda düzenlediği bu 3 bin 122 adet yapının yıkım işi için sadece 4 ay gibi bir sürede yapılması için ihaleye çıkması Savcılığın dikkatinden kaçmamış, burada amacın yıkmak değil, yıkılmaması için yapılan bir işlem sonucunu doğurmuştu.
SAYIŞTAY RAPORU’NDA GÜNEL’E SOĞUK DUŞ!
Sayıştay tarafından yapılan incelemede 01.01.2014-31.12.2024 tarihleri arasında kalan 1206 adet yapının ise yıkım kararı alınmasına karşın yıkımının yapılmadığı tespit edildi.
KUŞADA DEĞİL İŞGALADA! KUŞADASI’NIN YÜZDE 60’I KAÇAK İŞLETME DOLU!
Yine Sayıştay raporuna göre, Kuşadası’nda 18 bin adet işletmenin 12 bin tanesinin iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının bulunmadığını da yansıtan rapor, Kuşadası Belediyesinin amacının denetlemek ve usulsüzlüğü önlemek olmadığı, amacın siyasi nedenlerle Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan’a karşı belediye gücünü kullanarak rahatsız etmek olduğu iddia ediliyor.
GÜNEL’E EN ZOR SORU: CİMER KAYITLARINI AÇIKLAYIN!
Dünkü haberimiz sonrası Söke AK Parti İlçe Başkanının açıklamasından sonra açıklamalarda bulunan CHP Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek, CİMER şikayeti sonrası yapılan işlem iddiasında bulundu.
İHBAR AYDIN OLARAK SORUYORUZ:
1-CİMER şikayetinin yapıldığı tarih ne zaman?
2-Kuşadası’nda eskiye gitmeden 1 Ocak 2025 tarihinden itibaren yapı şikayeti üzerine yapılan şikayet sayısı kaç tane?
3-Bu şikayetler nedeniyle kaç tane yapı ziyaret edilip tutanak düzenlendi?
4-Başkan Arıkan’ın babasının evinin kaçak olduğu iddiasının dayanağı nedir? Belediye ve tapu kayıtlarında resmi gözüken mülkün kaçak olmayacağı belli değil mi?
5-Baba Muammer Arıkan’ın evi kaçaksa, yanındaki konutların da incelemesi yapıldı mı? Ev kaçaksa, bu ev yapılıp oturma ruhsatı alınına kadar neden hiçbir işlem yapılmadı?
Yukarıdaki soruların açıklaması gerekmektedir. CİMER şikayetinin çok kısa bir sürede birileri tarafından yapılarak, gerek Kuşadası Belediye Başkanlığı görevinde, gerekse de CHP Aydın’da zor günler geçiren Günel’in gündem değiştirme hamlesi olup olmadığı ya da siyasi hırslarına karşı böyle bir yola başvurmuş olabileceği iddiası günden güne güçleniyor.
Kuşadası’nda yaşanan bu olay, siyasetin çirkefleştiği noktada nelerin göze alınabildiğini gözler önüne sermiş durumda.
KANSER HASTASI BİR ADAM ÜZERİNDEN SÖKE BELEDİYE BAŞKANINA BASKI!
Söz konusu ev, Başkan Arıkan’ın üzerine kayıtlı olduğu öğrenildi. Ancak en çarpıcı detay, evde yaşayan Muammer Arıkan’ın kanser hastası olması…
Sağlık durumu hassasiyet gerektiren yaşlı bir hastanın yaşadığı eve, mahkeme kararı olmaksızın belediye personeli gönderdiği iddiası, kamu gücünün pervasız ve vicdansızca kullanılmasının çarpıcı bir örneği olarak Aydın tarihinde yer alacağa benziyor.
Başkanı Ömer Günel’in Belediyecilik hizmetinin vatandaşın kapısına öne sürüldüğü gibi kanunsuz şekilde giderek değil, hukukun kapısına dayanarak yürütülmesi gerekirken yaptığı bu işlemin siyasi hırslarını sonuçlarını bile göremediği gösteriyor.

