Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Kuşadası Belediye Başkanının siyasi hırsı durmak bilmiyor: Belediye Başkanının kanser hastası olan babasının evine izinsiz girildi iddiası!

Kuşadası’nda yaşanan skandal, kamu vicdanını ayağa kaldırdı. Kuşadası Belediye Başkanı

Kuşadası’nda yaşanan skandal, kamu vicdanını ayağa kaldırdı. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in siyasi hırsı, bu kez hem hukuku hem de insan hayatına duyulması gereken saygıyı hiçe saydı.

Edinilen bilgilere göre, Kuşadası’na bağlı Yaylaköy Mahallesi’nde, Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan’ın babası Muammer Arıkan’ın yaşadığı eve, Kuşadası Belediyesi’ne bağlı görevliler gönderildi. Ancak asıl skandal, görevlilerin ellerinde hiçbir mahkeme kararı olmadan, yani hukuken yetkileri bulunmadığı hâlde, eve girerek inceleme yapmalarıyla ortaya çıktı.

Eve girildiğini gören kanser hastası Muammer Arıkan, “Elinizde mahkeme kararı mı var, nasıl bahçeme ve evime girersiniz” tepkisinde bulunduğu bilgisine ulaşıldı. Gelen ekiplerin sivil kıyafetli olduğu, yanlarında zabıta bulunmadığı, Belediye personeli olarak kendilerini tanıtan bir şey de ibraz etmedikleri, Günel’in siyaset hırsı nedeniyle Başkan Arıkan’a mesaj vermek için böyle bir tacizde bulunduğu iddia edildi.

HASTA BİR ADAM ÜZERİNDEN SÖKE BELEDİYE BAŞKANINA BASKI: KANSER TEDAVİSİ GÖREN MUAMMER ARIKAN’IN EVİNE GİRDİLER
Söz konusu ev, Başkan Arıkan’ın Aydın Adliyesinde Hakim olan eşinin üzerine kayıtlı olduğu öğrenildi. Ancak en çarpıcı detay, evde yaşayan Muammer Arıkan’ın kanser hastası olması…

Sağlık durumu hassasiyet gerektiren yaşlı bir hastanın yaşadığı eve, mahkeme kararı olmaksızın belediye personeli gönderdiği iddiası, kamu gücünün pervasız ve vicdansızca kullanılmasının çarpıcı bir örneği olarak Aydın tarihinde yer alacağa benziyor.

Hukuki hiçbir dayanak olmadan, hastalığıyla mücadele eden bir insanın yaşam alanına girilmesi, toplumda “Siyasi hesap uğruna hasta bir adam üzerinden baskı mı kuruluyor?” sorusunu gündeme taşıdı.

TOPLUMDAN BÜYÜK TEPKİ: “BU KADARINA DA PES!”
Olayın duyulmasının ardından sosyal medya ve ilçe halkında büyük tepki oluştu. Hem siyasi tarafsızlık hem de insan hakları açısından kabul edilemez bir tabloyla karşı karşıya olunurken, kamuoyu, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in bu girişimini yetki gaspı, hukuksuzluk ve etik dışı siyasi hamle olarak nitelendiriyor. Özellikle siyaset rekabet gereği kanser hastası bir vatandaşın evinin hedef alınmasının “toplumsal değerlerle bağdaşmadığını” belirtiyor.

HUKUKÇU BELEDİYE BAŞKANI GÜNEL, HUKUKU AYAKLAR ALTINA MI ALDI?
Türk Ceza Kanunu açık, Mahkeme kararı olmadan bir kişinin konutuna girilmesi suçtur ve ağır yaptırımları bulunmaktadır. Bu nedenle yapılan uygulamanın yalnızca idari bir yanlış değil, cezai sorumluluk doğurabilecek bir ihlal olduğu biliniyor. Bu durum açık şekilde “konut dokunulmazlığının ihlali”, yani Anayasa’nın teminat altına aldığı en temel haklardan birinin çiğnenmesi anlamına geliyor. Üstelik yapılan işlemle ilgili iddia, yalnızca hukuka değil, insanlığa da ağır bir darbe niteliğinde.

GÜNEL GEÇİRDİĞİ ZOR GÜNLERİN HESABINI MI SORUYOR?
Kuşadası’nda yaşanan bu olay, siyasetin çirkefleştiği noktada nelerin göze alınabildiğini gözler önüne sermiş durumda.
Hakkında “Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü soruşturmasına iltisaklı kişilere verilen ihaleler, yeşil ve spor alanının AVM yapılması, 4 yıldır yıkılmayan İskele hakkında kendisine açılan davalar, Kuşadası’ndaki 18 bin işletmenin 12 bin tanesinin işyeri açma ve çalıştırma ruhsatı bulunmaması, Mıcır davasında dosyadan çıkartıldığı, “hakkımda soruşturma yok” dediği halde bir çok soruşturmanın olduğu iddiası,” gibi pek çok iddiayla gündeme gelen Belediye Başkanı Ömer Günel’in Belediyecilik hizmetinin vatandaşın kapısına öne sürüldüğü gibi kanunsuz şekilde giderek değil, hukukun kapısına dayanarak yürütülmesi gerekirken yaptığı bu işlemin siyasi hırslarını sonuçlarını bile göremediği gösteriyor.

İHBAR AYDIN OLARAK ALTINI ÇİZİYORUZ!
Kamu vicdanı adına İhbar Aydın olarak şu hususların altını çiziyoruz:
“Kanser hastası bir vatandaşın evi, siyasi hesapların parçası yapılamaz. Hiçbir makam, hukukun üstünde değildir!”