İmar, rüşvet ve irtikap soruşturması nedeniyle gündemden düşmeyen Kuşadası Belediyesi’nde, tutuklanarak görevden uzaklaştırılan eski Belediye Başkanı Ömer Günel’in yerine Belediye Meclisi tarafından Başkanvekili olarak seçilen Avukat Tahsin Demirtaş, göreve gelir gelmez tartışmaların odağına yerleşti.
Demirtaş’ın hem geçmişine dair iddialar hem de İmar Rüşvet ve İrtikap soruşturma dosyalarıyla olan bağlantısı kamuoyunda ciddi soru işaretleri doğruyor.
15 Temmuz 2016 tarihli darbe girişiminin ardından gözaltına alınıp adli kontrol kararıyla serbest bırakıldıktan sonra verilen takipsizlik kararının ardından alelacele Amerika Birleşik Devletlerine gidip yerleşmesi, Türkiye’ye döndükten sonra Ömer Günel’in ilk kez seçildiği Belediye Başkanlığı döneminde Cumhuriyet Halk Partisine üye olmasına kadar pek çok karanlık noktanın aydınlatılması gerekiyor.
AMERİKAN RÜYASI İSİMLİ ÖZEL HABER YAYINDA!
BÖLÜM-1-FETÖ SORUŞTURMASINDAN ABD’YE UZANAN SÜREÇ
Diyarbakır doğumlu ve aslen Söke’li olan Demirtaş, Kuşadası’nda avukatlık mesleğini icra ederken 15 Temmuz 2016 darbe girişiminin hemen ardından Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2016/6491 sayılı soruşturması kapsamında gözaltına alındığı, 6 Ağustos 2016 tarihinde Kuşadası Sulh Ceza Hakimliği’nin 2016/214 sayılı kararıyla yurt dışı çıkış yasağı ve haftada iki gün imza şartıyla adli kontrolle serbest bırakıldığı ortaya çıktı.
Avukat Demirtaş hakkında yürütülen “Silahlı Terör Örgütüne Üye Olmak” soruşturmasının, FETÖ ile iltisaklı-müzair bir dernekle bağlantısı ve derneğin avukatlığını üstlenmesi nedeniyle başlatıldığı iddia edilirken, süreç sonunda takipsizlik kararı verildiği, ardından tüm adli kontrol tedbirlerinin kaldırıldığı öğrenildi.
Bu kararın hemen ardından alelacele bir şekilde Demirtaş’ın ailesiyle birlikte Amerika Birleşik Devletleri’ne gidip yerleşmesi ise dikkat çeken bir gelişme olduğu değerlendiriliyor.
Hukuk fakültesi diplomasının ABD hukuk sisteminde doğrudan geçerli olmaması, henüz meslekte 10 yıl seviyesine geldiğinden yeni sayılabilecek bir konumda olması ve Söke’deki aile yapısının sıradan ekonomik koşullara sahip olduğu yönündeki bilgiler göz önüne alındığında, bu ani yurt dışı sürecinin maliyetinin nasıl karşılandığı, neden 10 yıllık kurulu düzenin 15 Temmuz sonrası bir anda bırakılıp Amerika’ya gidildiğinin arka planının kamuoyunda hâlâ açıklığa kavuşturulmadığı konuşuluyor.
BÖLÜM-2-BAŞKANVEKİLİ DEMİRTAŞ’IN AMERİKA’DA GEÇEN KAYIP YILLARI MERAK KONUSU OLDU!
Kuşadası Belediyesi’nin yeni başkanı Demirtaş’ın ABD’ye gitmeye yönelik ani kararında Kuşadası’nın eski Belediye Başkanı Ömer Günel’e yakınlığıyla bilinen ve “sır küpü” olarak anılan Mason Üstadı Levent Köylü ile bağlantı kurup kurmadığı, bu süreçte herhangi bir destek alıp almadığı da tartışma konusu oldu.
İddialara göre, daha önce uzun yıllarca ABD’de yaşayıp Türkiye’ye döndüğü bilinen Ege Bölgesinde yaşayan üst düzey Mason Yöneticilerinden biri olduğu bilinen Levent Köylü’nün Demirtaş’ın ABD sürecini planlayıp planlamadığı, maddi destek sağlanıp sağlanmadığı, bu ani gidiş hikayesinin Ömer Günel ve Levent Köylü’nün aracılığıyla şekillenip şekillenmediği bilinmezken, bu konuda Demirtaş tarafından yapılmış herhangi bir açıklama bulunmuyor.
Ayrıca, Başkanvekili Demirtaş’ın Amerikan Vatandaşı olup olmadığı da bilinmeyen bir detay olarak yer almakta.
BÖLÜM-3-SİYASİ GEÇMİŞİ VE PARTİ İLİŞKİLERİ SORGULANIYOR
Özellikle 2019 yılında Ömer Günel’in belediye başkanı seçilmesine kadar CHP’li Demirtaş’ın Cumhuriyet Halk Partisi ile herhangi bir bağının bulunmadığı, parti üyeliğinin dahi olmadığı yönündeki iddialar da dikkat çekiyor. Ayrıca Türkiye Tanıtım Araştırma Demokrasi ve Laik Oluşum Vakfı (TÜLOV) Aydın İl Temsilciliği görevine ne zaman ve hangi gerekçeyle getirildiği de kamuoyunun merak ettiği başlıklar arasında yer alıyor.
15 Temmuz sonrası süreçte kamuoyunda sıkça dile getirilen “renklendirme” iddiaları çerçevesinde, farklı yapıların farklı kimlikler altında yeniden konumlandığına yönelik tartışmalar sürerken, Demirtaş’ın bu süreçteki pozisyonu ve tercihleri de şüpheyle birlikte sorgulanıyor.
HEM GÜNEL’İN EMANETÇİSİ HEM DE İTİRAFÇI OLMAK İSTEYEN İSMİN AVUKATI
Kuşadası’nda yürütülen imar ve rüşvet operasyonunun merkezindeki isimlerden biri olan ve “Ömer Günel’in kara kutusu” olarak anılan müteahhit Ferdi Zenginoğlu’nun avukatlığını da Tahsin Demirtaş’ın üstlendiği ortaya çıktı. Zenginoğlu’nun Sulh Ceza Hakimliği sorgusunda “itirafçı olmak istiyorum” beyanında bulunduğu, Demirtaş’ın da müvekkilinin etkin pişmanlık hükümlerinden yararlanmak istediğini savunduğu öne sürüldü.
Bu gelişme, Demirtaş’ın soruşturma dosyasındaki kritik bilgilere hâkim olduğu, müvekkilinin itirafçı olmak istemesini savunmasının aynı zamanda Rüşvet ve İrtikap soruşturmasının altının pek çok yönden dolu olduğu iddialarını güçlendirirken, buna rağmen kamuoyuna yaptığı açıklamada Ömer Günel için “tutsak” ifadesini kullanması çelişkisi büyük dikkat çekti.
“EMANETÇİ Mİ, YENİ DÖNEM Mİ?”
Belediye içerisinde uzun süredir tartışılan ihale usulsüzlükleri, Sayıştay ve Mülkiye Müfettişi raporlarına yansıyan bulgular, imar mevzuatına aykırı yapılaşmalar ve organize ilişkiler ağı iddiaları gölgesinde gerçekleşen bu görev değişimi, “yeni bir başlangıç mı yoksa mevcut sistemin devamı mı?” sorusunu gündeme taşıdı.
Başkan Demirtaş’ın göreve gelir gelmez yaptığı açıklamada bu görevi “emaneten” yürüttüğünü belirtmesi, kamuoyunda eski yönetimin etkisinin devam edeceği yönünde yorumlandı.
VATANDAŞLAR AÇIKLAMA BEKLİYOR
Ortaya çıkan tüm bu iddialar ve geçmişe dair soru işaretleri karşısında, hukuk devleti ilkeleri gereği masumiyet karinesi ve lekelenmeme hakkı saklı kalmakla birlikte, Kuşadası Belediye Başkanvekili Tahsin Demirtaş’ın hem geçmişine hem de mevcut süreçteki rolüne ilişkin kamuoyunu aydınlatıcı net açıklamalar yapması bekleniyor.
Yaklaşık 3-4 gündür İstanbul’da olan ve hiçbir sosyal medya paylaşımında bulunmayarak gerçekleştirdiği gizli Silivri Cezaevi ziyaretiyle gündeme gelen Başkanvekili Demirtaş’ın Günel’den icazet almaya gidip gitmediği, soruşturma kapsamında Günel’in kara kutusu olan ve itirafçı olmak istediği iddia olunan Ferdi Zenginoğlu’nun avukatı olduğu için Demirtaş’ın öğrenmesi muhtemel isimler üzerinden Belediye de bulunacağı tasarrufla ilgili Ömer Günel’den bir talimat veya yönlendirme alıp almadığı merak ediliyor.
Kuşadası’nda gözler şimdi hem İmar Rüşvet ve İrtikap suçları kapsamında yürütülen soruşturmanın derinleşmesine hem de yeni yönetimin nasıl bir yol haritası çizeceğine çevrilmiş durumda.


