Görülmeyeni herkes gördü aslında,
Ama gözler değil, vicdanlar kapalıydı.
Bir şeyler hep eksikti bu şehirde;
Sesler vardı ama söz yoktu,
Kalabalık vardı ama yüz yoktu.
Gerçekler…
Duvar diplerine bırakılmış eski gazeteler gibi,
Üstü çizilmiş, katlanmış,
Ama hiçbir zaman tamamen yok edilememişti.
Herkes biliyordu.
Bir bakıştan, bir susuştan,
Bir yarım cümleden anlaşılıyordu her şey.
Ama bilmek, söylemek değildi burada.
Çünkü bazı gerçekler
Yüksek sesle söylendiğinde değil,
Sessizlikle korunurdu.
Ve en ağır suç,
Yalan söylemek değildi belki de;
Gerçeği bilip,
Ona sırtını dönmekti.
Bir şehir düşün,
Aynı hikâyeyi fısıldayan duvarlarla dolu…
Ama herkes kulaklarını kapatmış.
Bir gün,
O fısıltılar çığlığa dönüşecek.
İşte o zaman,
Hiç kimse “bilmiyordum” diyemeyecek.
İhbar Aydın Özel Haberi Pazartesi günü saat 19:00’da yayında!


