Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Çocuğum Ders Çalışmıyor, Ne Yapmalıyım?

“Çocuğum ders çalışmıyor, ne yaparsam yapayım olmuyor.” Bu cümleyi kurmayan

“Çocuğum ders çalışmıyor, ne yaparsam yapayım olmuyor.” Bu cümleyi kurmayan neredeyse hiçbir ebeveyn yoktur. Kimi zaman ısrar ederiz, kimi zaman konuşuruz, bazen de pes ederiz. Fakat çoğu zaman farkında olmadan yanlış sorunun peşine düşeriz. Asıl mesele “neden çalışmıyor?” değil, “neden çalışmak istemiyor?” sorusudur.

Bir çocuk ders çalışmak istemediğinde, bu çoğu zaman bir tembellik değil; bir duygunun dışavurumudur. Belki konuya ilgisi yoktur, belki anlamakta zorlanıyordur, belki yorgundur… ya da yalnızca onaylanma ihtiyacındadır. Biz yetişkinler çoğu zaman davranışa odaklanır, “çalışmıyor” kısmına takılırız. Oysa çocuğun iç sesi, tüm bu davranışların ardında sessizce “beni anla” der.

İşte tam da burada, anlamaya çalışmakla yargılamanın farkı ortaya çıkar. Ders çalışmak, yalnızca bir alışkanlık değil; anlam bulma sürecidir. Bir çocuk neden çalıştığını, öğrendiği bilginin yaşamına nasıl dokunacağını bilmediğinde, motivasyonu da kaybolur. Bu yüzden ebeveynin görevi onu zorlamak değil, birlikte anlam arayışına çıkmaktır. “Bunu öğrenseydin nerede kullanabileceğini düşünürdün?” diye sormak bile, çocuğun iç dünyasında yepyeni bir pencere açabilir.

Koçluk görüşmelerimde sıkça duyuyorum: Çocuğa sürekli “çalış” demek, çoğu zaman beklenen etkiyi yaratmıyor. Ama “nasıl daha kolay öğrenebilirsin?” ya da “hangi konular seni zorluyor?” diye sorduğunuzda, aradaki duvar yavaş yavaş kalkıyor. Çünkü çocuk, baskı altında değil; güven ortamında gelişir. Sevildiğini, anlaşıldığını ve hata yapma hakkına sahip olduğunu hisseden çocukta motivasyon kök salmaya başlar.

Öğrenmenin tek bir yolu yoktur; her çocuk kendi keşif biçimini zamanla bulur. Kimi kendini tanıdıkça, kimi güven duydukça, kimi de hata yapmaktan korkmadıkça öğrenmeye başlar. Ebeveynin rolü, çocuğun öğrenme biçimini ezberletmek değil, onun içindeki merakı korumaktır. Çünkü bir çocuk merakını yitirmediğinde, öğrenmek yaşamın doğal bir parçasına dönüşür. O zaman ders çalışmak, yalnızca bilgiyle değil, kendini anlamayla da ilgilidir.

Ve unutmayalım: Hiçbir çocuk isteyerek başarısız olmaz. Bazen sadece görülmek, duyulmak ya da anlaşılmak ister. O görülme ihtiyacını karşıladığımızda, “ders çalış” dememize bile gerek kalmaz. Çünkü bir çocuk kendini anlaşıldığını hissettiğinde, öğrenme zaten doğal olarak başlar.Ebeveynlikte asıl mesele, çocuklarımıza sadece ders çalışmayı değil, öğrenmeyisevmeyi öğretmektir. Çünkü öğrenmeyi seven bir çocuk, geleceğini kendi elleriyle inşa etmeye başlar. Ve bazen bu büyük değişim, küçücük bir farkındalıkla başlar.

Örneğin, “Hadi ders çalış” demek yerine bir akşam şöyle sorabilirsiniz: “Bugün seni en çok ne şaşırttı ya da ilgini çekti?” Bu basit cümle bile çocuğunuzun iç motivasyonunu uyandırabilir. Unutmayın, iletişim biçimi değiştiğinde, sonuç da değişir.

Ezgi Gülpınar Selçuk – Öğrenci ve Ebeveyn Koçu