ÖZEL HABER-Kuşadası’nda bulunan konutundaki kaçak kısımları yıkıldığı için bir daha Kuşadası’na gelmem diye medyaya düşen açıklamaları bulunan Aydınlı Deprem Uzmanı Prof.Dr. Özgün Ahmet Ercan, bu seferde Germencik’li vatandaşları hiçbirşey bilmemekle suçladı. Kuşadası Gezginler Topluluğu isimli grupla Aydın’ın tarihi yerlerini gezmeye başlayan Ercan, “Germencik ne demek bilen var mı? Germenciklilerin sanıyorum yüzde 4’ü belki yüzde 98’i bilmez, Germencik’i belki bunu Almanlara bağlayanlar vardır” ifadelerini kullandı. Ercan, ayrıca tepkilerden çekinerek bu paylaşım içeriğini de kısa sürede değiştirdi. Paylaşımı güncellemesinin gelebilecek tepkilerden çekindiği için mi yapıldığı merak konusu oldu.
Ünlü deprem araştırmacısı Prof.Dr.Özgün Ahmet Ercan yaptığı paylaşımlarla ses getirmeye devam ediyor. Kuşadası Gezi Topluluğu adıyla Aydın ilinin tarihi ve kültürel yerlerini gezmeye başlayan Ercan’ın son paylaşımı Germenciklileri kızdıracak cinsten. Özellikle yaptığı son paylaşımı daha sonra değiştiren Ercan yaptığı ilk paylaşımda Germencik hakkında şu ifadeleri kullanmıştı:
“Germencik’e geri dönüyorum. Germencik ne demek bilen var mı? Burası Aydınoğulları. Germen “kale kale”, Arapça “kale kala bunlar. Arapça aynı zamanda şehir anlamında da kullanılır. Germencik Türkçe. Yüzde 100 Türkçe bir kelimedir. Küçük kale demek, Küçük kale kalecik. Germenciklilerin sanıyorum yüzde 4, belki yüzde 98’i bilmez Germencik. Belki bunu Almanlara bağlayan vardır”, dedi.
Deprem uzmanının değiştirerek güncellediği içerik ise aşağıdaki şekildedir:
“KUŞADASI GEZGİNLER TOPLULUĞU olarak bugün 24 Eylül 2025 Çarşamba günü 50 kişiyle gezimize başladık. Gezimiz ilk durağı dört tane Söke yanar dağlarıydı.
Söke‘den germencik Magnesia Ören kentine gittik. Magnesia’yı kuranlar Milat’tan önce dördüncü yüzyılda Trakya’dan gelen Magnetler Magnetler burada mermerleri kullanarak Efes’den de daha büyük bir kent yapıyorlar.
Büyük bir uygarlık. Kazıyı Ankara üniversite başlatıyor. kazıda ortaya çıkarılan kentte bir geniş meydan var. onun yanında tabanı duran ama sütunları parça parça olan Artemis Tapınağı.
hemen girişte sağda girişte sağda ileride çarşı Agora.
Germencik-Tekin mahallesinde Magnesia’daki Artemis Leukophryne tapınağı, Anadolu’da yapılmış en büyük 4. tapınaktır.
Yapının mimarı Hermogenes’tir. Pseudodipteros bu mimarın buluşudur ve bu plan ilk kez bu tapınakta uygulanmıştır
Tapınak yapımına muhtemelen MÖ. 221den sonra başlanmıştır. Büyük bir tapınak olduğundan yapımı uzun sürmüştür, MÖ.190-130).
Batıya dönük tapınak 8 x 15 sütunludur.9 basamaklı bir platform üzerinde yükselmektedir. Artemis heykeli cella içinde temelleri hala görülebilen bir kaide üzerinde yer almaktaydı.
Mimar Vitruvius’a göre Hermogenes’in antik mimariye kazandırdığı bütün karakteristik özellikleri ve yenilikleri bünyesinde barındıran bir başyapıttır.
Pseudipteros (dipteros görünümlü) plan ve bunun getirdiği teknik kolaylıklar ve ekonomik kazanç yanı sıra, gerek planda gerekse bezemelerde yaratılan ışık – gölge oyunları ile de yapının zarafeti arttırılarak görselliği ön plana çıkarılmıştır.
Artemis Leukophryene Tapınağı kutsal alanının ölçüleri ve adak eşyalarının sayısı Ephesos’taki tapınaktan daha aşağıdır;
fakat kutsal alanın yapılışındaki incelik ve uyum ondan daha çok yüksektir.
Mimari yenilikler, onun sanat tarihi açısından en önemli yapıtlardan birisi haline getirmiştir. Antik Çağ’ın en başta gelen yapıtları arasında yer almaktadır.
kentin sol ilerisinde tiyatro yapısı var ve kentin güney batı yakasında da hiç yerde göremeyeceğiniz kadar büyük at koşu alanı var yaklaşık üç katlı tribünü var ve 30.000 kişiye alıyor demek ki kentin nüfusu yaklaşık 100.000 kişiymiş.
30.000 kişilik stadyum, Anadolu’nun en heybetli ve iyi korunmuş antik stadyumlarından biri.
Antik Çağ’da, Magnesia’nın ‘Yarışlar Kenti’ olarak bilinmesinde rol oynayan stadyum, çok sayıda spor etkinliği nedeniyle ziyaretçileri kendisine çekiyordu.
MS 1. yüzyılda inşa edilen stadyumun MS 3. yüzyıla kadar kullanıldığı düşünülmekte.
Koşu yarışmaları, at ve araba yarışları, dövüş sporları ve gladyatör oyunları gibi birçok oyunun düzenlendiği düşünülen Magnesia Stadı’nın pist uzunluğu 189 metre.
İçinde kabartmaların yer aldığı dünyadaki tek antik stadyum.
Mermerden inşa edilen stadyumunda 150’den fazla kabartma bulunuyor.
Stadyumun arena ve podyum duvarlarında boks, binicilik, atıcılık gibi sporların kabartmalarına denk gelmeniz mümkün. Bu kabartmalar genel olarak yarışmacıları, yarışmada verilen ödülleri ve yarışma türlerini tasvir etmekte.
Antik çağların dopingi kabul edilen ‘adamotu’ ise göreceğiniz bir diğer kabartma.
Loca ve protokol tribünü ayrıntısı Stadyumda bulunan yazıtların çoğu meslek gruplarının burada özel yerleri olduğunu göstermekte.
Stadyumda “Proedrie” adı verilen bölüm protokole ayrılırken, buradaki koltukların sırtlıklarında ve oturma bölümlerinde çok sayıda yazı yer alıyor.
Ayrıca stadyumda unvan ve mesleklere göre de gruplama yapıldığı ortaya çıktı. İmparatorun, kent yöneticilerinin, başrahibin nereye oturacağı yazılarla belirlenmiş.
Fırıncılar, tuzlu balık üreticileri, kuşçular, bahçıvanlar ise koltuklarda adları yazılı meslek grupları arasında.
Stadyumda psikolojik rahatsızlıkları olan kişilere de ayrı bir bölüm tahsis edilmiş.
Magnesia halkı, rahatsızlıkları bulunan kişileri sosyal hayattan dışlamamış, aksine özel bir bölümde maçları izlemelerine izin verdiği görülmekte.
Perslerin bu bölgede atılmasında Magnetler önemli bir yer tutuyorlar ve Roma kralı buraya geliyor ve burada ölüyor Roma kralı onun adına hemen kentin girişinin güneyinde bir tümülüs kral mezarı olarak geçiyor.
Magnesia aynı zamanda manisa’ya adını veren bir yer. Osmanlı döneminde bölge İngilizler tarafından ele geçirice bu bölgeyi sömürmek için İzmir Söke yolu yapılıyor.
demir yolu da Antik Kenti çarşısının ve Artemis tapınağının hemen yanından geçiyor. Diğer bir deyimle Magnesia içinden demir yolu ve otoyol geçen bir kent olarak ne yazıkki tarihimize geçiyor.
Yolu Söke‘ye uğrayan Bodrum Marmaris‘e gidenler Magnesia Antik Kenti‘ne tiyatro ve hipodrom kaçırmasın”.
İŞTE DEĞİŞTİRİLEN O PAYLAŞIM:


