Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ResimLink - Resim Yükle

Günel’in yoldaşları devlete konuştu, Bülbül ve Gürbilek ‘iftiracılar’ diyerek rüşvet ağını savundu!

Kuşadası Belediyesi’ne yönelik rüşve, irtikap ve çıkar amaçlı suç örgütü

Kuşadası Belediyesi’ne yönelik rüşve, irtikap ve çıkar amaçlı suç örgütü soruşturmasında etkin pişmanlık ifadeleri ve tahliyeler peş peşe gelirken, Yeni Parti Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül ile Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek’in açıklamaları tartışma yarattı. Bülbül’ün “Dosyada sadece iftiralar var” sözleri, soruşturmanın genişleyen kapsamını ve Ömer Günel’in A Takımında yer alan kişilerin etkin pişmanlık beyanlarını yeniden gündeme taşıdı.

Yeni Parti Aydın Milletvekili Süleyman Bülbül, Kuşadası’nda düzenlediği basın toplantısında, 16 Mart’ta tutuklanan Ömer Günel hakkında 225 gündür iddianame hazırlanamadığını belirterek, “Çünkü sadece atılan iftiralar var. Dosyayı boş şeylerle doldurmaya çalışıyorlar. İftiracılara ve itirafçılara bu düzenin bir gün değişeceğini söylüyorum” ifadelerini kullandı.

Toplantıda konuşan Yeni Parti Kuşadası İlçe Başkanı Mehmet Gürbilek de Günel’in hukuksuz şekilde tutuklandığını savundu.

GÜRBİLEK’İN “YOL ARKADAŞIMIZ” DEDİĞİ İSİM İTİRAFÇI OLDU!

Ancak Gürbilek’in Kuşadası meydanında “Yol arkadaşımız Ferdi Zenginoğlu’na selam olsun” diyerek destek mesajı gönderdiği Ferdi Zenginoğlu, soruşturma kapsamında etkin pişmanlıktan yararlanarak verdiği ifadelerde Günel çevresindeki ilişkileri ve rüşvet trafiğini anlatması gündem olmuştu.

Ömer Günel’in yakın ekibinde bulunan, Kuşadası Belediye Meclisi üyeliğinden istifa eden iş insanı Ali Kotan da etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesinin ardından tahliye edilmişti.

Soruşturmada mimar Cumhur Ulusoy ve Güçlü Aydın Yapı Kooperatifi temsilcisi Kağan Özcan’ın da etkin pişmanlık kapsamında beyanda bulunduktan sonra adli kontrolle serbest bırakıldıkları bilgileri kamuoyuna yansımıştı. İş insanı Hakan Tanır da tahliye edilen isimler arasında yer aldı.

Peki, Bülbül ve Gürbilek’e göre Günel’in yakın çevresinden gelen bu ifadelerin tamamı da iftira mı? Gürbilek, o dönem tutuklu olan “yol arkadaşımıza selam olsun” dediği Zenginoğlu’nun anlattıkları hakkında ne düşünüyor?

İDDİANAME NEDEN HENÜZ HAZIRLANMADI?

Bülbül’ün iddianamenin gecikmesini delil bulunmadığı iddiasıyla açıklamasına karşılık, soruşturmanın son aylarda önemli ölçüde genişlediği dikkat çekiyor.

Başlangıçta rüşvet ve irtikap iddialarıyla gündeme gelen dosyada, ilerleyen süreçte çıkar amaçlı suç örgütü iddiaları da ortaya çıktı. Etkin pişmanlık kapsamında verilen yeni ifadeler, para hareketlerine ilişkin iddialar ve başka şüphelilere uzanan araştırmalar dosyanın kapsamını genişletti.

İddianamenin henüz hazırlanmamasında bu gelişmelerin etkili olabileceği değerlendirilirken, Ömer Günel Yapılanmasının günden güne çözüldüğü ve soruşturmanın titizlikle devam ettiği görülüyor.

GÜNEL’İN KURDUĞU İDDİA EDİLEN AĞ MERCEK ALTINDA!

Yeni Parti kurultay delegesi olarak da görevlendirildiği belirtilen ve Tekirdağ’daki cezaevinde tutuklu bulunduğu aktarılan Ömer Günel hakkında, belediye bağlantılı rüşvet ve irtikap ağı kurulduğu iddiaları İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmanın odağında bulunuyor.

Savcılık tarafından değerlendirilen iddialar ve etkin pişmanlık beyanlarının hangi somut delillerle desteklendiği, yargılama sürecinde açıklığa kavuşacak.

BÜLBÜL VE GÜRBİLEK’E SORUYORUZ: HEPSİ Mİ İFTİRACI?

Bir yanda Günel’in hukuksuz şekilde tutuklandığını savunan siyasetçiler, diğer yanda aynı soruşturma kapsamında ifade verdiği bildirilen ve belediye yönetimiyle geçmişte yakın ilişkileri bulunan isimler var.

Ferdi Zenginoğlu, Ali Kotan, Cumhur Ulusoy ve Kağan Özcan’ın anlattıkları neden kamuoyunun önünde tartışılmıyor?

Bu isimlerin Günel’e yakınlığı veya henüz bir kısmı ortaya çıkan ifadelerin hangileri, hangi delillerle çürütüldü?

Masumiyet karinesi gereği hiç kimse hakkında kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan suçlu denilemez fakat, aynı şekilde devam eden soruşturmada verilen bütün ifadeleri peşinen “iftira” olarak nitelendirmek de kamuoyunun sorularını ortadan kaldırmıyor.

Kuşadası halkı siyasi sloganları değil, gerçekleri öğrenmek isterken, her gün etkin pişmanlıktan faydalanacak kişilerin sayısı artarken, siyasetçilerin ortaya çıkacak iddianame sonrası bu sorulara nasıl cevap vereceği yanıt merak ediliyor.