Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Bir ağaç nereye düşer?

Bir ağaç eğildiği yere düşer..Bir ağaç yaslandığı yere düşer..Bir ağaç

Bir ağaç eğildiği yere düşer..
Bir ağaç yaslandığı yere düşer..
Bir ağaç meylettiği şeye doğru düşer..

Size basit bir soru gibi gelebilir: Bir ağaç nereye düşer?

Fiziksel olarak ise bir ağacın nereye düşeceğini; eğimi, ağırlık merkezi, kökünün kurduğu ağ, rüzgâr veya kesim şekli belirler.

Buraya kadar doğru.

Ancak, ekseriyetle yaşamı boyunca yöneldiği yere düşer..

Tıpkı insanlar gibi..

Karakteriniz, alışkanlıklarınız, yaşam tarzınız veya çevreniz..

Sizin hayata karşı meylettiğiniz yön, düşüş yerinizi de belirler.

Hatta verdiğiniz-vermediğiniz tavizler, aldığınız veya alamadığınız kararlar, keşkeler-belkiler bile düşeceğiniz yeri acımasızca şekillendirebilir.

Bir bakıma Kader; seçimleriniz sonucu açılan yolda karşılaştıklarınız değil midir?

Kader, sadece bir yola çıkıp çıkmama tercihi değildir; o yolda yaşananlar veya yaşanmayanlar, veyahut o yolun sonuna varabilmenin uzun bir hikayesidir.

Yaşanmayan bir şey kader olabilir mi?

Hayatta bazı seçimler yaparız.

Seçimlerimiz sonucu rüzgara, toprağa, yağmura ve çamura yüklenen günahlar, sadece birer bahane ve kandırmadan ibarettir.

Çünkü bir ağaç bir günde yıkılmaz!

Bir ağaç sadece zamanı geldiği içinde yıkılmaz.

Yıllarca yediği rüzgar, yağmur ve güneş onu hangi yöne alıştırdıysa, hangi dalları doğru büyütüp hangisinden vazgeçtiyse, sonunda mukadderat olarak o yöne doğru düşer.

İnsan da böyledir işte.

Ağaç gibi ‘kökleri toprağa bağlı değildir‘ sanılır ancak ağaçtan daha çok bağımlıdır toprağa, yaşama ve insanlara..

Bir anda değişmez hiçbir şey: Zaman alır, güç kazanır.. Vakit kaybeder, kuvvet gider..

İnsanda bir ağaç gibi, küçük küçük seçimlerinin ve bazı tercihlerinin sonucu toprakla buluşacağı o yeri işte böyle seçer.

Yıkılırken bile belli etmemeye çalışır, gurur taşır..

Ve kibirden artık yönünü de değiştiremez. Ve hep o hazin sonla karşılaşırlar.

Ve elbet bir gün yıkılır..

İstisnasız her insanın vardığı tek yer, seçtiği yolların sonucudur.

Ve insan nereye dayandıysa, nereye yaslandıysa işte hep orada son bulmuştur.

Hayalleri, hedefleri, günahları ve dahi tüm tercihleri yaslandığı ve meylettiği şeyler üzerine olmuştur.

O yüzden seçme özgürlüğü verilen insan; yaslandıklarını suçlamak, seçtiklerine bahane kılmak için kader der..

Ve en basit yol olarak; Yaratıcıyı, kaderi, insanları suçlamak peşine düşer.

Oysa güneş, hava, su, toprak herkese verildi. Kimimiz uçurum kenarında, kimimiz şehrin bir sokağında, kimimiz yüce dağ başlarında kök salmadık mı?

Cemiyeti, aileyi, dostu, arkadaşı; işi, uğraşı, çabayı; sevgiyi, şefkati; almayı, satmayı, bırakmayı; bağlanmayı veya vazgeçmeyi kendimiz seçtik.

Seçimlerimizle büyüdük, seçimlerimizle bağlandık, seçimlerimizle yaslandık, seçimlerimizin istikametine düşeceğiz.

Bir ağaç nereye düşer?
Yaslandıklarına..
Bir ağaç nereye düşmez?
Kaçtıklarına..