Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ResimLink - Resim Yükle

Ege’nin sabırla sarılan hikâyesi: Yaprak Sarma

Güzelim memleketim Aydın’ dan herkese selamlar..Ege’de yaprak sarma dediğin şey,

Güzelim memleketim Aydın’ dan herkese selamlar..
Ege’de yaprak sarma dediğin şey, mutfağın bir köşesinde hızlıca hazırlanıp geçilen bir yemek değildir; başlı başına bir ritüeldir. Özellikle zeytinyağlı olduğunda, o ritüelin içine sabır da girer, incelik de, biraz da keyif…

Çünkü Ege mutfağı zaten aceleyi sevmez. Her şey ağırdan alınır, tadı çıkarılarak yapılır. Yaprak sarma da tam olarak bunun karşılığıdır. Asma yaprağının o kendine has kokusu daha en başta mutfağa yayılır. Hafif tuzluysa suda bekletilir, tazeyse narin narin hazırlanır. O sırada iç harç hazırlanır ama öyle gelişigüzel değil.

Soğan ince ince doğranır, zeytinyağında yumuşatılır. Pirinç eklenir, baharatlar katılır. Ama Ege usulünde hiçbir şey baskın değildir; ne karabiber bağırır ne nane öne çıkar.

Her şey birbiriyle uyum içindedir. Ve tabii ki en önemli şey: zeytinyağı. Öyle azıcık değil, hissedilecek kadar… Ama rahatsız etmeyecek kadar dengeli.
Sonra o en bilindik sahne başlar: sarma anı.

İşte burası işin en çok sabır isteyen kısmı. Yaprak açılır, içi konur, ince ince sarılır. Ne çok sıkı olacak ne gevşek. Her biri neredeyse aynı boyda, aynı incelikte olacak. Tencereye dizilirken bile bir estetik vardır Ege’de. Gözün doymadan karın doymaz derler ya, tam olarak o mesele.

Tencereye dizilen sarmaların üstüne biraz daha zeytinyağı gezdirilir, belki birkaç dilim limon konur. Sonra kısık ateşte, ağır ağır pişmeye bırakılır. Ege mutfağının en güzel tarafı da bu zaten: aceleye getirilmez hiçbir şey.

O sarma kendi halinde pişerken mutfağı saran koku, insana sabretmeyi öğretir. Çünkü bilirsin ki ne kadar ağır pişerse o kadar güzel olacak. Ve işin en güzel kısmı: dinlenme süresi.

Ege’de zeytinyağlı yemekler çoğu zaman hemen yenmez. Biraz bekler, kendine gelir. Hatta ertesi gün daha bile güzel olur. Çünkü o zeytinyağı, pirinç ve baharatlar iyice birbirine karışır. Lezzet oturur, derinleşir. Servis zamanı geldiğinde ise sadelik yine ön plandadır.

Zeytinyağlı yaprak sarma genelde soğuk servis edilir. Yanına bir kase yoğurt koyarsın belki, ama şart değildir. Bir dilim limon sıkarsın üstüne; işte o an bütün aromalar ortaya çıkar. Ne fazla ne eksik… Tam kararında.
Ama aslında mesele sadece lezzet değil. Zeytinyağlı yaprak sarma biraz da anıdır, hatırdır. Yaz akşamlarını hatırlatır, kalabalık sofraları, anneanne mutfağını, birlikte sarılan sarmaları… Çünkü bu yemek tek başına yapılmaz çoğu zaman. Birisi yaprağı açar, biri içi koyar, biri sarar. Sohbet döner, çay içilir, zaman akar gider. Yani sarma sadece karın doyurmaz, insanı da doyurur bir şekilde.

Ege mutfağı sana şunu öğretir aslında: abartıya gerek yok. İyi bir zeytinyağı, doğru malzeme ve biraz özen yeter. Yaprak sarma da bunun en güzel örneklerinden biri. Ne kadar sade görünse de, içinde koca bir kültür taşır.

Kısacası zeytinyağlı yaprak sarma; Ege’nin sakinliğini, doğallığını ve zarafetini tabağa koyulmuş hali. Ne gösterişli ne iddialı… Ama bir kere tadına baktığında, o sadeliğin aslında ne kadar güçlü olduğunu anlıyorsun. Ve işin en güzel yanı şu: Her sarılan yaprakta biraz emek, biraz sevgi, biraz da geçmiş saklı. O yüzden. de her lokması başka bir hikâye anlatıyor.

YAPILIŞI:
-Yaprak sarma
Asma yapraklarımızı suda haşlıyoruz Süzgeçe çıkartıyoruz kenara alıyoruz.Önceden ıslattığımız pirinci yıkayıp bir kaba alıyoruz üzerine taze soğan, dereotu, taze nane taze sarımsağı ince bir şekilde doğrayıp içine ekliyoruz. 1 kaşık salça, kuru nane, karabiber ekleyip zeytinyağ ile iç harcımızı hazırlıyoruz.
Yapraklarımızın içine hazırladığımız iç harçtan bir tatlı kaşığı olacak şekilde koyup yaprağımızı sarıyoruz. Ve dik bir şekilde tenceremize sıralıyoruz.
Üzerine limon zeytinyağ biraz su ekleyip ocakta kısık ateşte pişiriyoruz.
Afiyet olsun..

MALZEMELER;

  • Yarım kilo asma yaprağı
  • Yarım kilo pirinç
  • Bir bağ dereotu
  • 1 bağ taze nane
  • Yarım bağ taze soğan
  • Taze sarımsak üç dört dal
  • 1 yemek kaşığı salça
  • 1 çay bardağı zeytinyağ
  • Bir tatlı kaşığı tuz kuru nane karabiber
  • 1 adet limon