İstanbul Merkezli 3 ilde düzenlenen Rüşvet ve İrtikap Soruşturması kapsamında düzenlenen operasyonlarda Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel İstanbul’da, Kuşadası Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürü Ahmet Taşkan, Yapı ve Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş, iş adamı Hüseyin Kabasakal ile Günel’in kara kutusu olduğu iddia edilen Ferdi Zenginoğlu Aydın’da, Meral Celep isimli şehir planlamacası ise İzmir’de gözaltına alınmış, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tutuklamaya sevk edilen isimlerden Ahmet Taşkan hariç tüm isimlerin tutuklanmasına karar verilmişti.
Son günlerde gerek Kuşadası yerelinde gerekse de Aydın şehrinde “Ömer Günel serbest kalacak”, “İtirafçılar beyanlarını geri çekti” şeklindeki kara propagandanın toplumsal desteği korumak için manipüle edilerek yayıldığı ortaya çıktı.
Bunun en son örneği Efeler ve Kuşadası’ndaki tüm asansör bakım işlerini alan, Kuşadası’ndan büyük ölçede finanse edilerek İzmir’de bölgesel bir yayın kuruluşu olarak kurulan Ege MAX TV canlı yayınındaki programda yaşandı.
Bulpar Anket Firması sahibi Erdal Akaltun’un sahibi olduğu kanalda Kuşadası Eski Başkanı Ömer Günel’in tutukluluk sürecine ilişkin bir canlı yayın düzenlendi. Yayına CHP Aydın Milletvekili Evrim Karakoz’da katıldı.
KARAKOZ, GÜNEL PROPAGANDASI YAPARAK HALKI MANUPÜLE Mİ ETTİ?
Vekil Karakoz bir taraftan “Dosyada gizlilik kararı var” şeklinde beyanlarda bulunurken, diğer taraftan “İtirafçı-iftiracıların beyanlarını çektikleri şeklinde duyumumuz var” diyerek Ömer Günel ve ekibinin Silivri üzerinden kurduğu manipülasyon oyununu yaymaya çalıştığı ortaya çıktı.
Ömer Günel’den bir Ekrem İmamoğlu tarzı mağduriyet propagandası oluşturulmaya çalışıldığı, meydanda kurulan çadır ve mektup aracılığıyla şehirde hala ‘Günel’in güçlü ve etkili’ olduğu izlenimi verilmeye çalışıldığı görülüyor.
GÜNEL YAPILANMASINDAN ZARAR GÖRENLER NASIL İTİRAFÇI-İFTİRACI OLUYOR?
Kuşadası’ndaki İmar’da Rüşvet ve İmar Soruşturması kapsamında Ömer Günel ve yapılanmasından zarar gören ve bu nedenle ifade veren kişiler hukuk tabiriyle mağdur ve müşteki sıfatına haiz olurken, “itirafçı” veya halk arasında itibarsızlaştırıp manipüle etmek için kullanılan “iftiracı” söyleminde bulunulması şaşkınlık yaratıyor.
Bir kişinin ‘itirafçı’ veya ‘iftiracı’ olabilmesi için öncelikle bu yapıyla iş tutmuş, bu yapının içinde veya bir yerinde bulunan kişi veya kişilerin konuşmuş olması gerekirken, mağdur ve şikayetçilere bu sıfatların takılmasının altında yatan sebeplere yakından bakmak gerekiyor.
ASIL İTİRAFÇI GÜNEL’İN KARA KUTUSU ZENGİNOĞLU ÇIKTI: BAŞKANVEKİLİ İTİRAFÇIYI SAVUNDU!
Oysa ki Kuşadası Belediyesi Başkanvekili seçilen Tahsin Demirtaş, Ömer Günel’in kara kutusu olan Ferdi Zenginoğlu’nun emniyet, savcılık ve Sulh Ceza Hakimliği sorgusunda avukatı olarak görev almış, hatta Ömer Günel’in A Takımı içerisinde bulunan bu isim “İtirafçı olmak istiyorum” diyerek “İmar Müdürü Ahmet Taşkan’ın 800 bin lira, Yapı Kontrol Müdürü Mustafa Burak Gündeş’in ise 2 milyon lira talep ettiğini” mahkemede anlatmıştı.
Mahkeme tarafından şüpheli Ferdi Zenginoğlu’nun beyanlarının eksik, yetersiz ve Ömer Günel’i perdeleyen şekilde olduğu, banka hareketlerini ve Günel’le ilişkisine dair iddiaları örtmeye çalıştığı düşünülerek tutuklanmasına karar verildiği hukuk çevrelerince değerlendiriliyor.
KARA KUTU ZENGİNOĞLU, İMAR MÜDÜRÜ VE YAPI KONTROL MÜDÜRÜNÜN TEZGAHINI ORTAYA ÇIKARMIŞTI!
2012’de Van Depremi nedeniyle Kuşadası’na gelerek inşaatlarda işçi olarak çalışan, son 7 yılda ise Günel’in A Takımına girerek bir inşaat imparatorluğu kuran Şüpheli Zenginoğlu’nun İmar Müdürü Ahmet Taşkan ve Yapı Kontrol Müdürü hakkındaki beyanları kurulan ağın büyük kısmını ortaya çıkarırken, itiraflarındaki Günel karartması nedeniyle eksiklikler bulunması ve gizli dosyada yer alan muhtemel birçok delili açıklamadığı için hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin soruşturma ve kovuşturmanın ilerleyen aşamasında mahkemece değerlendirileceği anlaşılıyor.
BAŞSAVCILIK KUŞADASI SORUŞTURMASI DERİNLEŞECEK DEMİŞTİ!
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan açıklamada, Kuşadası Soruşturmasının sürdüğü ve derinleşeceği açıklanmışken, soruşturma dosyası ve içindeki delillere vakıf olan Ömer Günel ve ekibinin Kuşadası halkı ile yıllardır zarar gören mağdurları manipüle etmek, korkutmat, çekinmelerini sağlamak hatta Başsavcılığa gidip şikayette bulunmamaları için bu yöntemi izlediği öne sürülüyor.
GÜNEL’İN TUTUKLANMA SEBEPLERİNDEN BİRİ “MAĞDURLARA BASKI YAPABİLECEĞİ” İDDİASI!
İstanbul 9.Sulh Ceza Hakimliği tarafından Ömer Günel’in tutuklanmasına ilişkin oluşturulan gerekçelerinden birisinin de “Mağdur ve müştekilere yönelik baskı kurabileceği” iddiası yer almıştı.
Görünen o ki, Ömer Günel Silivri’de olmasına rağmen toplumu manipüle etme, Kuşadası’nda zarar gören kişilerin çekinerek İstanbul Başsavcılığına ve Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığına şikayetlerde bulunmaması için bu yöntemin kullanıldığı, “Ömer Günel tahliye olacak, yakın zamanda kavuşacağız” açıklamalarının ise, CHP İl Örgütünü arkasına alarak partide kopuşu engelleyerek, birlik beraberlik görüntüsünün korunması amacıyla yapıldığı açıkça görülüyor.
MADEM İFTİRA ATILIYOR, BAŞKANVEKİLİ DEMİRTAŞ NEDEN KARA KUTU ZENGİNOĞLU’NUN BEYANLARINI SAVUNDU?
Kuşadası’nda kurulan imar ve rant düzenini her boyutta araştırılıyorken, Başsavcılıkça derinlemesine incelemenin sürdüğü belirtilmişken, gizli yürütülen soruşturma dosyasında yer alan mağdur olmuş kişilere itirafçı hatta iftiracı denilerek toplumsal bir baskı oluşturulduğu, “itirafçılar beyanından vazgeçiyor” şeklinde kamuoyunu yanıltıcı mesajlar verilmesinin ise Silivri’deki Günel’in kurduğu yeni oyunun bir parçası olduğu konuşuluyor.
Kuşadası’ndaki imarda rüşvet ve rant iddiaları doğru değilse, Kuşadası Belediyesi Başkanvekili Tahsin Demirtaş, müvekkili Ferdi Zenginoğlu’nun İmar Müdürü ve Yapı Kontrol Müdürünün aldığı rüşveti neden savunduğu, şüpheli Zenginoğlu’nun itirafçı beyanlarının doğruluğunu neden müdafaa ettiği ise büyük bir çelişki olarak kamuoyunun gözü önünde duruyor.
GÜNEL SİYASİ TUTSAK MI YOKSA RÜŞVET AĞININ MİMARI MI?
Soruşturmanın başladığı günden beri “Siyasi tutsak” ifadesi kullanılan Ömer Günel hakkındaki soruşturmanın en az 1 yıl önce açıldığı ortadayken, KUSAV, İş Adamları Dernekleri, Spor Kulüpleri’ndeki derin ilişkiler ağı uzun yıllardır basında yer alıyordu.
Gizli soruşturmada yer alan mağdur ve müşteki beyanlarının ayrıntıları henüz bilinmezken, Günel’e yönelik ‘siyasi tutsak’ söylemlerinin oldukça boş bir söylem olduğu, Ömer Günel’in adına yapılan sosyal medya paylaşımlarının altına her gün yüzlerce vatandaşın yaşadıkları mağduriyeti yazdıkları ise açıkça görülüyor.
SİLİVRİ’DE KURULAN MANİPÜLASYON OYUNUNUN AMACI NE?
Kuşadası’nda kurulduğu iddia edilen ve MASAK raporlarına kadar yansıyan kaynağı belirsiz yüksek miktardaki paraların izi sürülürken, Ömer Günel’in gelecek sene olması muhtemel bulunan Genel Seçimlerde CHP’den milletvekili yapılarak Silivri’den çıkma planları yaptığı, bu nedenle Kuşadası ve Aydın halkını bu tarz söylemlerle manipüle ettirerek, parti içinde ve kamuoyundaki desteğini korumaya çalıştığı değerlendiriliyor.
Hakkında şu ana kadar ‘İskele Davası’ isimli tek bir dava açılan Ömer Günel’in, Güvercin Masa gibi pek çok soruşturması Savcılık’ta bekliyor.
Rüşvet ve imar soruşturmasındaki ağların deşifre olması ve yapılacak yargılama sürecinin uzunluğu dikkate alındığında, yakın zamanda hakkında bir hüküm verilerek ve sabıka kaydına işleyerek siyasi yasaklı olması mümkün görülmeyen Günel’in, can simidi olarak CHP Örgütü’nü maddi ve manevi gücüyle ayakta tutarak, CHP’den Aydın Milletvekili olarak Silivri Cezaevi’nden çıkmayı planladığı öne sürülüyor.
Yaşanan ve yaşatılan hatta CHP Milletvekili Evrim Karakoz’un ağzından bilgilerle de servis edilen bu manipülasyon oyununun, soruşturma sürecine ait bilgiler ortaya çıkana kadar sürdürüleceği, Günel’den bir mağdur figür yaratılarak parti tabanının istismar edilerek bir arada tutulmaya çalışacağı görülüyor.

