Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ResimLink - Resim Yükle

Bir İskele Hikayesi yayında! Ömer Günel ‘Yargı’ kıskacında mı? Ya da Ömer Günel’i korumak için ‘Yargı’ etki altına mı alınmaya çalışılıyor?

İHBAR AYDIN-ANALİZ ve ARAŞTIRMA ÖZEL HABERİ: Bir süredir hakkında Aziz

İHBAR AYDIN-ANALİZ ve ARAŞTIRMA ÖZEL HABERİ: Bir süredir hakkında Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü üyelerine ihaleler vermekle gündemde düşmeyen Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, Kuşadası Fen İşleri Müdür Vekili Engin Okay ve eski Kuşadası Fen İşleri Müdürü Fatma Çanakçı hakkında, bir işletmeye ait iskele ve güneşlenme terasları gibi kıyı yapılarının imar planlarının bulunmadığı, ruhsat ve yasallaştırma işlemlerinin yapılmadığı, yıkım kararına rağmen bu görevlerini yerine getirmedikleri anlaşılarak Kuşadası Başsavcılığı tarafından iddianame hazırlandı. ‘Görevi kötüye kullanmak’ suçundan hazırlanan iddianame Kuşadası Asliye Ceza Mahkemesince kabul edilerek yargılama süreci başladı.

Başkan Günel, Savcılık beyanında suçlamaları kabul etmezken, bu yer için 3 defa ihaleye çıkıldığını duyurmuş, ihaleye kimse katılmadığı için yıkım kararının uygulanmadığını savunmuştu. Aydın Basınında ve pek çok platformda Günel’in bu açıklaması baz alınarak “Özlem Çerçioğlu’nun AK Parti’yi seçmesinden sonra Ömer Günel’in yargı kıskacına alındığı” iddia edilmişti.

İhbar Aydın Araştırma Masası olarak; Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü dosyası, Sayıştay Raporu ve Kuşadası’nda denize en yakın yeşil alan olan 10 dönümlük arazinin imar planı olmadan AVM yapılması gibi iddiaları haberleştirmiştik.

SİYASİ DAVA MI YOKSA SİYASET SOPASIYLA ADLİYE MANEVRASI MI?
Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığında görevli Savcıları ve Kuşadası Adliyesi’ndeki mahkeme hakimlerini de hedef gösteren ve ithamlar altında bırakan haberlere karşı “Bir İskele Hikayesi” haberimizi hazırladık.

“Bir İskele Hikayesi” başlıklı haberimiz sonunda Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel dahil 3 kişi hakkında açılan davanın siyasi bir dava mı yoksa medya ve siyaset gücüyle Adliyeleri töhmet altında bırakan bir kaçış manevrası mı olduğu kısmının yorumunu değerli okuyucularımıza bırakıyoruz.

İHBAR AYDIN ARAŞTIRDI: BİR İSKELE HİKAYESİ
Kamuoyuna yansıyan “İskele Davası” olarakta bilinen ihaleler sürecine karşı Kuşadası Belediyesince verilen cevapta; 2021 yılında yıkılması gereken yapıların, “Fen İşleri Müdürlüğünün iş programının yoğunluğu, araç ve gereç noksanlığı nedeniyle yapılamadığı, yıkım işleminin bu nedenle ihale kapsamına alındığı” ifade edilmişti.

Söz konusu medyaya yansıyan yapıların 2021 yılında bir Otel tarafından ruhsatsız olarak yapıldığı, bunun üzerine 2022 yılında yıkım ihalesi açıldığı ancak hiçbir firmanın ihaleye katılmadığı, aynı sürecin 2023 yılında tekrar başlatıldığı, fakat bu ihaleye de katılım olmadığı, Belediye’nin bu sefer 2024 yılında üçünçü kez yıkım ihalesi düzenlediği, ancak bu girişimin de sonuçsuz kaldığı iddia edildi.

Yaptığımız araştırma sonucunda bu ihalelere yönelik çarpıcı detaylara ulaştık, şartnameleri inceledik, uzmanlarla görüştük. Özellikle 2023 ve 2024 ihalelerini tekrardan masaya yatırdık.

ANLATACAĞIMIZ HİKAYE BAŞLIYOR..
Kuşadası Belediyesi tarafından toplam 10 adet “Ruhsatsız veya Ruhsat Eklerine Aykırı Yapılan Yapı veya Yapı Kısımlarının Yıkılması” için 2022/679402, 2023/809878, 2024/1691199 no’lu ihaleler düzenlendi.

Kuşadası’nda bulunan inşaat sektörü; Asrın Felaketi olarak tabir edilen Maraş Depremi zamanında, son yıllardaki yüksek enflasyon ve yüksek faiz dönemlerinde bile gücüyle ön plana çıkmış, Türkiye’de gayrimenkul piyasası yönünden en az etkilenen yerler arasında olmasıyla göze çarpmıştı. 2021 yılında bir Otel tarafından yapılan, 2022,2023 ve 2024 yıllarında defaatle düzenlenen bir ihaleye “Neden hiçbir firma katılmadığı” sorusunu sorarak, cevapları bulmaya çalıştık. Özellikle 2023 ve 2024 tarihli ihalelere mercek tuttuk.

2023 TARİHLİ İHALE KİMSE KATILMASIN DİYE Mİ DÜZENLENDİ?
Kuşadası Belediyesi’nin 2023/809878 kayıt numaralı yıkım ihalesinde;
“Belediyemiz Sınırları Dahilinde 3194 Sayılı İmar Kanununun 32. Maddesine göre toplam 3 bin 122 adet, 775 Sayılı Gecekondu Kanunu’nun 18. maddesine göre toplam 10 adet Ruhsatsız veya Ruhsat Eklerine Aykırı Yapılan Yapı ve/veya Yapı Kısımlarının Yıkılması ve yıkımdan çıkan molozların 5 km, 10 km ve 20 km mesafelere nakledilmesi sağlanacaktır”, denilen işin süresinin 120 takvim günü olduğu belirtilmiş.

Ancak teknik şartnameyi okuduğumuzda, ihalenin yapılmaması için pek çok engelleyici hükmün yerleştirildiği ortaya çıktı. 3 bin 122 adet ve 10 adet şeklinde yıkımı planlanan taşınmaz sayısı da göz önüne alındığında istenen nitelikli kişi sayısı ve talep edilen araç miktarı şaşkınlık yarattı. 3 bin 122 adet yapı ve 10 adet ruhsatsız yapının 120 günde nasıl yıkılacağı, bu malzemelerin nasıl 20 kilometre gibi uzak bir mesafeye taşınacağı hususları göz önüne alındığında, bu ihalenin katılım sağlanmaması üzerine düzenlendiği iddia ediliyor. Yıkımı gerçekleştirecek araçların temin edilmesini bir kenara bırakarak, istenen çalışanların özelliklerini ise 2024 ihalesinde ayrıntılı ele alacağız.

İHALELERİN CAN ALICI NOKTASI ve İŞTE FİRMALARIN TAMAMLAYAMADIĞI O EKSİKLİK:
2023 ve 2024 ihalelerinde neden hiçbir firmanın KATILMADIĞI DEĞİL KATIL(A)MADIĞI şartname maddesi şöyle:
“İsteklilerin bu kişileri, ihale tarihinden 30 gün öncesinden firma bünyesinde çalıştırıyor olması veya en az 9 aylık sözleşmesinin olması gerekmektedir.” şartı aranmaktadır.

BU MADDE NE DEMEK İSTİYOR?
İhaleyi alan firmalar şartnameyi tamamlamak için ihalede belirtilen kişileri kadrosuna ekleyip bu yıkım işini üstlenebilecekken, biraz sonra 2024 ihalesinde de sıralayacağımız çalışacak kişilerin neden sözleşme imzalamadan 1 ay önce firma bünyesinde bulunması gerekiyor maddesinin açıklanması gerekiyor. Ayrıca binlerce yapının yıkımı için 2023 ihalesinin 120 günde tamamlanma şartını bir kenara koyarsak, neden en az 9 aylık sözleşmelerinin bulunması gerekiyor? (Her şartnameye ustaca konulmuş bu maddeye haberimizin sonunda tekrar değineceğiz)

BİR İSKELE HİKAYESİ-2024 İHALESİ: KUŞADASI BELEDİYESİ KENDİ YAPMASI GEREKEN İŞ İÇİN 4 SENEDİR TÜRKİYE’DE BU ŞARTLARI SAĞLAYAN FİRMA BULAMADI!
Kuşadası Belediyesi ustaca hazırlanmış şartname gereği 2022 ve 2023 ihalelerine katılan firma bulamayınca, 06/12/2024 tarih, 2024/1691199 kayıt numaralı 180 günde tamamlanmak üzere ihale açarak, “İmar Kanununa göre toplam 2 bin 815 adet yapı, Gecekondu Kanunu’na göre toplam 57 adet yapı, Sit alanlarında yer alan toplam 24 adet yapı, 3621 sayılı ıyı Kanunu kapsamında toplam 5 adet yapı, 6306 sayılı Kanun’a göre toplam 8 adet Ruhsatsız yapının” yıkılması için ilana çıkıyor.

Neredeyse 3 bin tane yasaya aykırı yerin 6 ayda nasıl yıkılacağını bir kenara bırakarak, öncelikle istenen personel şartlarına değinelim.

İŞTE PERSONEL ŞARTLARI:
Yıkım İhalesi Teknik Şartnamesinin “Personeller” bölümü’nü sizinle paylaşıyoruz.

Yüklenicinin Sahip Olması Gereken Personeller;
-Yüklenici, bütün ekiplerden sorumlu en az 5 yıl deneyimli l adet ekip sorumlusu (inşaat mühendisi, inşaat teknikeri veya mimar),
-Tarif edilen işin durumuna uygun tüm ekiplerden sorumlu 1 adet A sınıfı İş Güvenliği uzmanı, ayrıca iş yeri hekimi ya da tüm bunları kapsayan bir OSGB firması,
-En az 2 yıl tecrübeli 1 adet elektrik mühendisi, elektrik teknisyeni veya ustası (sertifikalı)
-En az 2 yıl tecrübeli 1 adet makine mühendisi, makine teknisyeni veya sıhhi tesisat ustası (sertifi kalı),
-2 adet Demirci ustası (Ustalık Belgeli),
-2 adet Marangoz ustası (Ustalık Belgeli),
-2 adet Doğramacı ustası (Ustalık Belgeli),
-2 adet Camcı ustası (Ustalık Belgeli),
-2 adet Kaynakçı ustası (Ustalık Belgeli),
-20 adet Düz işçi,
-7 adet iş makinesi operatörü.

HER İHALEDE BENZER METİNLER KARŞIMIZA ÇIKIYOR!
Bu ihalenin teknik şartnamesi “Personel Bölümü” bile incelendiğinde; 2022 ve 2023 yıllarındaki ihalenin teknik şartnamesinde yer alan engelleyici hükümlerin aynen yer aldığı görülüyor. Dolayısı ile bu ihale ilanında da yıkılması gereken taşınmaz sayıları göz önüne alındığında, yani yaklaşık 3 bin adet yapının teknik şartnamede talep edilen araç sayıları ve personelle yıkılması mümkün olmayıp, ihalesi yapılan işin 6 ay içerisinde 20 işçi ile tamamlanması ise neredeyse imkansızdır.

VE TEKRARDAN İSKELE HİKAYESİNE KONU O ŞARTNAME MADDESİNE DÖNELİM! 30 GÜN MADDESİNİN ANLAMI NE?
Şartnamede; “Sözleşme imzalanmadan önce bu kişileri ihale tarihinden 30 gün öncesinden firma bünyesinde çalışıyor olması veya en az 9 aylık sözleşmesinin olması gerekmektedir”, ifadeleri kullanılıyor.

Bu maddeye göre; firmanın teknik mühendis, tekniker, ustalar, iş güvenliği uzmanı, işçi gibi çalışanlarının sadece teklif verme aşamasında firmada bulunması yeterli değildir. Bu kişilerin ihale tarihinden en az 30 gün önce fiilen firmada çalışıyor ya da en az 9 aylık iş sözleşmesine sahip olmaları şart koşulmaktadır. 30 gün şartını anlamlandıramasakta, 2023 yılı için 4 ay ve 2024 yılı içinde 6 ay sürecek iş için 9 aylık iş sözleşmesi şartının bulunması da diğer bir farklı konu olarak soru işaretlerini daha da arttırıyor.

UZMANLARA SORDUK: KANUNA AYKIRI MADDEYİ ŞARTNAMEYE EKLEMİŞLER!
İhaleye girmek isteyen firmalara karşı öne sürülen bu maddeyi iş kanunu ve ticaret kanunu uzmanı avukatlara sorduk. Yaptığımız araştırma sonucunda uzmanların ortak görüşü; “4734 sayılı Kanununun Hizmet Alımı İhaleleri Uygulama Yönetmeliği’nin 16. maddesi ile Kamu İhale Kurumu’nun yerleşik kararlarına açıkça aykırıdır”, açıklamalarında bulundular.

FEN İŞLERİ GÖREVİNİ YAPMAZKEN, ÇIKILAN İHALE NEDEN FİRMALARA VERİLMEK İSTENMİYOR?
Sonuç olarak; her iki ihale ilanında yer alan hükümler incelendiğinde bile personelin ihale tarihinden en az 30 gün önce firma bünyesinde çalışıyor olması veya en az 9 aylık sözleşmeye sahip olması şartını hiçbir firma karşılayamamıştır. Ayrıca, ihalelere konu yıkımı yapılacak taşınmaz sayıları 3 bine yakın iken, işin süresi yönünden de yapılan ayarlama ihaleye katılımın zoraki olarak engellendiği ve bunun sonucu olarakta ihalenin neden verilmediği değil, neden verilmek istenmediği sorularını sormamıza neden olmaktadır.

NEDEN TÜM YIKIM İŞLERİ TEK TORBADA TOPLANIYOR?
Kuşadası Belediyesi ve başta Başkan Ömer Günel yönetiminin kanunlar gereği imara aykırı yapıları yıkması gerekirken, Kuşadası Belediyesi Fen İşleri Müdürlüğü ekiplerince “araç ve gereç noksanlığımız var” denilerek ihale süreçlerinin 2022 yılında başlatıldığına değinmiştik.

Ancak nedense, yıllardır süregelen usulsüzlüklerle ilgili Belediye kendi imkanlarıyla yıkılabilecek olan yerler bile, bir torba içine konularak ihaleye çıkartmaya çalıştığı gözüküyor.

Neden Fen İşleri Müdürlüğü yasa gereği sırasıyla yıkmak yerine, tüm usulsüzlükler bir torbaya konularak 3 bine yakın yer ihale edilmeye çalışılıyor? Mesela kamuoyunda ‘İskele’ olarak bilinen yer Fen İşleri Müdürlüğü tarafından olmasa bile, tek başına ihaleye çıkarılıp gerekli işlemler yapılamaz mıydı?

Sürecin idaresinde şartnameye eklenen maddelerle sabote edildiği iddiası sıkça dillendirilirken, binlerce yerin 4 ay veya 6 ay gibi sürede harfiyatının taşınması bile hayatın olağan akışına aykırıdır.

Bu durum Kuşadası Cumhuriyet Başsavcılığı’nın gözünden kaçmayarak soruşturma açılmış, iddianame düzenlenmiş ve 3 sanık hakkında da ‘görevi kötüye kullanma’ suçundan dava başlamıştır.

KUŞADASI BELEDİYESİ YIKIM YAPMAMAK İÇİN 2022’DEN BERİ DİRENMİŞ!
Milli Emlak Müdürlüğü’nün 2022-2025 yılları arasında “İskele” olarak bilinen yer hakkında yıkım işleminin gerçekleşip gerçekleştirilmediğine ilişkin yazdığı yazılara da Fen İşleri Müdürlüğünün benzer gerekçelerle yıkımın yapılmadığına ilişkin cevap verdiği bilgisine ulaşmıştık. Görünen o ki, devletin pek çok kurumu yaşanan sürece ilişkin Belediye’den cevap beklemiş. Ancak Belediye Yönetimi’nin süreci yönetmek bir yana, ötelemeye çalıştığı iddia ediliyor.

CUMHURİYET SAVCISI İDDİANAMEDE ÇARPICI TESPİTTE BULUNDU: GÜNEL VE DİĞER ŞÜPHELİLERİN SUÇTAN KURTULMAYA YÖNELİK SAVUNMALARINA İTİBAR EDİLMEDİ!

Geçen 4 senede kamuoyunda ‘İskele’ olarak bilinen yerin yıkımının yapılmamaya çalışıldığı iddialarını değerlendiren Savcılık hazırladığı iddianamede şu değerlendirmede bulunuldu:

“Şüpheliler her ne kadar söz konusu işletmede yapılacak yıkım işinin mevcut imkanlarla gerçekleştirilememesi nedeniyle yıkım amacıyla ihaleye çıkıldığı, ancak ihaleye katılımcı olmaması nedeniyle ihalenin iptal edildiği ve bu nedenle yıkımın gerçekleştirilmediği iddia edilmiş ise de;
aradan geçen süreye rağmen tekrar ihaleye çıkılmadığının ve Kuşadası Belediye Başkanlığının 02.07.2025 tarihli yazısınca ilgili yer ile ilgili halihazırda yıkım yapılmadığının bildirilmiş olması karşısında şüphelilerin suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilmeyerek, söz konusu işletmedeki yıkımı Belediyenin çeşitli bahanelerle gerçekleştirmemesi, halkın ortak kullanımında olması gereken kıyıların vatandaşların tarafından kullanılmasını engelleyerek kişilerin mağduriyetine neden oldukları, söz konusu yıkımın gerçekleşmesi amacıyla defalarca kendilerine bildirimde bulunulmuş olması karşısında eylemin ihmal sınırlarını aştığı ve kasten yıkımın gerçekleştirilmediğinin kabulü ile şüphelilerin yıkım faaliyetlerini gerçekleştirmemek suretiyle görevi kötüye kullanma suçunu işlediklerine ilişkin ön inceleme raporu, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamında yeterli şüphenin bulunduğu anlaşılmaktadır”, denildi.

KUŞADASI SAVCISI: HALKIN ORTAK KULLANIM ALANI ENGELLENDİ!
“Üzerime atılı suçlamayı kabul etmiyorum,” diyen Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel, hakkındaki iddialarla ilgili Cumhuriyet Savcısı tarafından İddianame değerlendirme kısmında; yıkımın çeşitli bahanelerle ertelendiğini, halkın ortak kullanım alanlarının engellenerek vatandaşların mağdur edildiğini, defalarca bildirime rağmen eylemin ihmal sınırını aştığı ve kasten yıkımın gerçekleştirilmediği” belirtilmiş.

Geçtiğimiz günlerde Kuşadası’nda denize yakın tek ve en büyük yeşil alanın Belediye Meclisine sunulmadan Encümen üyelerinin onayıyla imar yönetmeliği çöpe atılarak AVM yapıldığı iddiası öne sürülmüştü.

Önceki haberlerimize konu Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütüyle ilişkiler ve yeşil alana yapılan AVM iddialarına karşı Kuşadası Başsavcılığından soruşturma açılıp açılmadığına yönelik herhangi bir açıklamada bulunulmazken, “İskele” adıyla bilinen suç iddiasına yönelik hazırlanan iddianame mahkemece tarafından kabul edilerek, Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel dahil 3 kişi hakkında yargılama başladı.

SAVCILIK VE HAKİMLER BASKI ALTINA ALINMAK MI İSTENİYOR?
2021 yılından başlayan sürecin 2025 yılına geldiği, Belediye tarafından yapılan 3 ihalenin de süre, teknik şartname ve personel, araç miktarı yönünden ciddi şüpheler doğurduğu, Başkan Günel ve diğer 2 kişinin eylemlerinin Savcılıkça bile “ihmal sınırını aşarak kasten yıkımın yapılmadığı” kanaati oluşturduğu ortadayken, “İhaleye çıktık ama kimse ihaleye gelmedi” açıklamalarının takdirini değerli okurlarımıza bırakıyoruz.

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü dosyasında yer alan sanık ve şüphelilere son 5 yılda ve özellikle 2024 yılında 332 milyonluk ihale verdiği ortaya çıkan Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’e karşı “Yargı kıskacına mı alınıyor” sorusu yerine “Yargı; basın, medya ve siyasetin gücüyle etki altına mı alınmak isteniyor” sorusunun da sorulması gerektiğini de düşünüyoruz.