Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ResimLink - Resim Yükle

Yılın ‘Yalan Beyancıları’ ifşa oluyor: Davulla tokmak nasıl bir araya geldi? Part-2

Rüşvet, irtikap ve Çıkar Amaçlı Suç Örgütü soruşturması kapsamında İstanbul

Rüşvet, irtikap ve Çıkar Amaçlı Suç Örgütü soruşturması kapsamında İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı idaresinde yönetilen Kuşadası Belediyesi Operasyonlarının gölgesinde bir süredir rüşvet mağduru kişilerin itibarsızlaştırılması, kurulan ihale ağını ifşa eden Gazete ve Gazetecilere yönelik itibar suikastleriyle gündeme gelen Aydın Şafak Gazetesi imtiyaz sahipleri Yalçın Yıldırım, Metin Can ile ‘Bay dezenformasyon’ lakaplı Haldun Haşmet Aysan’ın kirli ve karanlık geçmişine yönelik birbirleri hakkında yazdıkları içerikleri sizlerle paylaşmaya devam ediyoruz.

Geçen gün yayınladığımız ilk haberde Kara Şafak lakaplı Aydın Şafak Gazetesinin gazeteci kisvesi altında yayın yapan Metin Can ile Yalçın Yıldırım’ın eski memur Haşmet Aysan hakkında “kumpasçı, Zincirleme kumpasların organizatörü”, “iftiradan sabıkalı, mesleğini yapması dahi bakanlıkça yasaklanan”, “bir davada mahkemece tespitli 303 yalan beyanı ile Sülün Osman’a mezarında rahmet okutan Haşmet Bey”, “Selam verenin yok, çünkü aldığın ahlar, işlediğin hem günah hem suça yönelik eylemler o kadar çok ki”, “şu anda sosyal medyasından hakaret ve yalan beyanlarına devamdan başka elinden bir şey gelmeyen “Zincirleme Kumpasların Şahı, yalan beyanların Kralı”, gibi ifadeleri aktarmıştık.

Ayrıca, Haşmet Aysan tarafından Aydın Şafak Gazetesinin tetikçilikte kullanıldığını itiraf eden ‘Aydın’ın Baykuşu’ lakaplı Metin Can’ın “Sizin tüm kumpas süreçlerinde kullandığınız ana medya silahlarından biri hangisiydi? Aydın Şafak. Hepimiz, siyasetçiler, bürokratlar, diğer medya mensupları gibi senin dosya dosya yalan beyanlarına inanmış, yayınlamıştık“, beyanıyla sabit olduğunu aktarmıştık.

Bugün Çıkar Amaçlı Suç Örgütü Yöneticisi olmak suçundan Tekirdağ Cezaevinde tutuklu bulunan Ömer Günel’in Medya Yapılanması içerisinde bulunduğu bilinen bu sözde medya organları ve gazeteci kisvesi altında faaliyet yürüten kişilerin barıştırıldıktan sonra organize şekilde hareket ederek itibar suikasti ve kara propagandayı sürdürdükleri açıkça görülüyor.

Aydın Basınının bu gibi kişilerden temizlenmesi ve dezenformasyonun önlenmesi ve toplumumuzun bu içerik sahiplerinin kirli geçmişini tekrardan hatırlaması için ikinci seri haberimizi yayınlıyoruz.

(“Davulla tokmak nasıl bir araya geldi?” seri haberimizin birincisinde yer alan (Aydın Şafak’ın 3 haberini) bu haberin en sonundaki linkten okuyabilirsiniz.)

İŞTE KARA ŞAFAK’IN AYSAN HAKKINDAKİ O UNUTTURULMAYA ÇALIŞAN HABERLERi:

HABER-4- HAŞMET BEYİN MİNİK KUŞU (Yayınlanma Tarihi: 26 Şubat, 2022)

Kaynak Linki = https://www.aydinsafak.com/hasmet-beyin-minik-kusu-4735

İlgili haberde yer alan suçlamalardan bazıları şunlar:

-Son yazımız, Haldun Haşmet Aysan Beyefendiyi çok sinirlendirmiş.

-Alemlerin Kralı, Zat-ı Şahaneleri-Kainatın Aslan Yürekli Richard’ı Beyimiz, bir kükremiş bir kükremiş, emin olun yer inledi, gök titredi…

-Ki o kumpasına alet olmayan hakim savcılar için ‘ İt-kopuk diyecek, FETÖ’cü ilan edecek’ kadar cesaretli, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu için, ‘Boş teneke’ yazacak kadar cür’etli bir aslan parçasıdır.

-Bizleri hedef alıp, neler yazmış neler; ‘Hadsiz, terbiyesiz… Anasının evinde oturur, karısının parasıyla karnını doyurur. İçtiği sigaranın parasını sağdan soldan ister, karakol-adliye-cezaevi benim için huzurevi der. 300-500 veren için itibar suikastçiliği yapar…’ Dün de it demişti muhterem… Gül yüzlü, nur yüzlü Haşmet Beyciğim… Saygıdeğer ağzınızdan bal yerine, adeta lağım akıyor…

-Ama bak senin için neler demişler; ‘Gay – Haşmet tatmin olamıyormuş – Hem evli hem nişanlı hem karısı var, üçü bir arada – Arkadaşının karısını ayarttı, kendi karısını boşadı onunla evlendi – Boşanırken karısının parasını, parası yoksa malını aldı – Rüşvetçi ve komisyoncu – Parayla silah sattı – Boşanırken karısının kardeşleri dövdü – Çine’de dayak attılar – Fantasia Otel’de alem yaptı –  Bakanın arkadaşından 2 milyon dolar rüşvet istedi, Bakanlıktan kovuldu – ASKİ’ye Genel Müdür olmak istedi – Aydın Büyükşehir Belediyesi’ne Genel Sekreter olmak istedi – Sevgilisini belediyeye işe aldırdı – Sevgilisi belediyeye işe alınmayınca bu karalamaları yapıyor –  Belediyeden kovuldu – FETÖ’den tutuklu Emniyet Müdürleri ile şifreli konuştu – FETÖ’nün parası ile ev, araba, yazlık aldı – FETÖ’nün Aydın Emniyet İmamı – Siyasetin fırıldağı – Dev Yolcu – Kumpasçı…’

-Bu kadar unvanı hak etmek için, epey bir çaba sarf etmişsiniz belli ki… Hepsini göğsünüzde şeref madalyası olarak taşırsınız artık…

-Bu arada… Her şeyi yazmışlar da, senin Aydın BŞB’nin tüm evraklarının fotokopisini çekip çekip depoladığın tespit edilince kovulduğunu yazmamışlar.

-Çocukken hiç mi ciğer, yürek yemedin Haşmet Bey…

-Bu arada kişisel verilerin paylaşımı suçtur biliyorsun değil mi? Hele bankalar işin içine girince, senin Minik Kuş ile beraber, ayağınızdaki donu sıyırırlar valla…

-Be mübarek!.. Sende utanma kelimesinin ‘U’ su yok mu? Kimler diye sorduğun adamlar için dosya hazırlayıp, onlardan İndira Gandi yapan sen değil misin?

-Dosya parası diye o adamlardan o günün rayici 2 bin lira edindin, döndün gittin Veysel’den Didim ses kayıtlarını satın aldın…

–İnternette hala duran kayıtların tüm medya tedarikçisi ve servisçisi sensin…

–Ah Haşmet Beyciğim Ahhhh… Sen ki, ‘İkinci Paralel Yapı’ olarak tanımlanan, devlette en stratejik noktalarda mevzilenmiş, 15 Temmuz’u fırsat bilip Kılıç Hakkı diye FETÖ’cü olsun olmasın kumpaslarla milletin malına çöken grubun Virtüözüydün… O Polis şefleri sanki senin emrinde gibilerdi. Onlar için FETÖ’nün bavulcusu Mehmet Baransu gibi, bulunmaz Hint Kumaşıydın… Şimdi onlar da can derdinde. Sen de düşe düşe onlardan Minik Kuş Naci’ye mi düştün… Derinlerin adamıyken, şimdilerde bir karış suda yüzmeye çalışıyorsun galiba…

-Paylaştığı ifadeler, külliyen yalan beyan…Geçmiş dönemde, İstanbul’da süren diğer davalara da müdahil olmaya kalktı. Mahkeme Başkanları adeta, ‘Yürü git işine, sen kimsin’ der gibi reddettiler. Sonrası hepsi beraat çıktı,

-İşte bu tüm yaşamını yalan beyan, iftira, kumpas üzerine kuran, bunu davranış biçimi olarak modelleyen Haşmet Aysan, sürekli bir resim kullanır… Kendisi ve Ş.D.’nin yalancı tanıklıkları, masa başı düzmece istihbarat bilgi notu ile tutuklattıkları Erkan Karaarslan’ın Mersin FETÖ kumpasında kullanılan resim… Oradan da beraat çıktı… Haşmet Beyimiz bunu bilir, bile bile aynı resmi kullanır… Alın görün ederini…

–Bak Haşmet Efendi… Allahın sopası vardır… Kullandığınız o resim var ya o resim, bir gün gelir aynı pozda seni görürsek kimse şaşırmasın… Çok yediğiniz hurmalar, sırası gelince tırmalar…

-Sevgili Haşmet Beyciğim… Yaranı anlıyoruz, gocunma sebebini biliyoruz.

-Haşmet Aysan’ın hala içine sindiremediği ve travmasını atlatamadığı en büyük vurgun, ‘Kümes Operasyonu’dur…

-Haşmet Efendi’nin herkesi nasıl kullanıp perde arkasından menfaat temin ettiğini çok uzun süre önce uyanmıştık. İzmir’de köşe yazarlığı yaptığı sitenin sahibi Haşmet Aysan’ın üzerine Dr. Erkan Karaarslan’ı Başyazar yaparak, Haşmet Beyimize şok yaşatmıştı. Üzerine kumpaslarda kendilerini nasıl alet ettiğini, tek tek kaleme almıştı.

-(Aydın Şafak İmtiyaz sahibi)Yalçın Yıldırım,  Haşmet Aysan’a bir köşe açtı. Her yazı ve haberlerini yayınladı. Bu arada alacağı ne varsa aldı. Haşmet Beyciğimiz Aydın Şafak sütunlarından naralar atıyor, kükrüyordu… Adım adım kümese nasıl girdiğinin farkında bile değildi.

-Sonra sislerin içinden süzülüp gelen kurt gibi, bir anda ben devreye girdim. Olayları tek tek kaleme almaya başladım. Haşmet Beyciğimiz, hayatının golünü yediğini o zaman anladı. Sesini, kendi kümesinde kestik muhteremin… Gık diyemedi… Çünkü ne istediysek, farkında olmadan hepsini vermişti. İş bu nedenle ne dese, ne söylese, ne yazsa, hepsinin karşılığını masaya koyuyoruz… O günden beri kamyon çarpmış gibi yıldızları sayıyor, sövüp siymekten başka bir şey yapamıyor..

-Hep derim; ‘Kurmay zekaların karşısına, Tosun Paşa zannettikleri Yazı Tura Onbaşı Haşmet Beyi sürüp, parasıyla rezil olanlara üzülüyorum…

-Haşmet Bey her ağzını açtığında, onların başına taş yağıyor…

-Bak Haşmet Beyciğim… Öyle boş boş kükreme… Al Servet Töz-Levent Onuk ikilisini de yanına, çıkalım ekranlara. Kamu vicdanı versin kararı. Bu yaştan sonra, ‘Metin Can’dan korktu, arkasına bile bakmadan kaçtı’ dedirtme kendine.

-Hatta ve hatta, her sövüp siydiğinde, senin marifetlerini bir tık yükseltmeyi düşünüyorum. Daha Mülki Amirler Dosyasına girmedik Haşmet Beyciğim… Gel şu ekrandan kaçma, deve dişi adamları yakma, kendini de yaktırma… Valla hiç acımam dosyaları açarım, ‘Sorumlusu Haşmet Beydir’ der, hepsini üzerine salarım…

HABER-5-“NEREDE ESKİ GÜNLER HAŞMET BEYCİĞİM“ (Yayınlanma Tarihi: 16 Mart, 2024)

Kaynak Linki = https://www.aydinsafak.com/nerede-eski-gunler-hasmet-beycigim-6790

İlgili haberde yer alan suçlamalardan bazıları şunlar:

-Nerede eski günler Haşmet Beyciğim. Hatırladın mı sana “GEY” bile demişlerdi.

-Nerde eski günler. Mesela bir Haşmet Aysan dönemi vardı. Emekli bürokrat-mecliste danışman gibi pek çok madalyaları bulunan değerli büyüğümüz. Hatta bir ara köşe yazarlığı da yapmıştı. Gün 24 saat, Aydın BŞB Başkanı Özlem Hanıma saldırırdı. Aman Allahım ne ifadeler, neler neler maydanozlu köfteler. “Az sus motorun soğusun abi” derdik, bana mısın demezdi.

-Kendisine denilenleri, kendisi tek tek kaleme almıştı. Şöyle yakınırdı; “Bana gey dediler, bana tatmin olamıyor dediler, rüşvetçi, komisyoncu dediler” v.b…

-O günlerde Mustafa Savaş‘ı över, “Allah seni kahretsin” diye Özlem Hanıma ne varsa söylerdi.

-Hatta ve hatta Özlem Hanımla ilgili ne kadar paylaşımları varsa silip kaldırmış. O sırada, “Yırt bütün fotoğrafları” şarkısını dinliyordu her halde. Haşmet Beyciğim…

-Manevra yaparken az süre bıraksaydın arada. Nasıl bir “U” dönüşüdür bu… Hem de 200 km hızla… Valla bu son sürat dönüşlerin vertigo yapacak milleti.

-Aslında siyasetin Yoga Hocası ünvanını da vermek gerek sana. Hani Yoga ustaları adeta kemikleri alınmış gibi bir o yana bir bu yana lastik gibi vücutlarını kıvırıyorlar ya, senin yazdıkların ve yaptıkların adeta siyasi bir Yoga Ustalığı.

-Neyse Haşmet Beyciğim. Şimdilik biz susalım sen konuş. Hani şu efsane olan, sana “gey” dediklerini kaleme aldığın o muhteşem yazıyı, bir kez daha paylaşalım. Bakalım ne meziyetler atfetmişler sana…

İHBAR AYDIN, GÜNEL’İN KARA PROPAGANDA EKİBİNİ İFŞA ETMEYİ SÜRDÜRECEK!

Eski Memur Haşmet Aysan’ı en hafif tabirle kumpasla suçlayan Aydın Şafak Gazetesi’nde gazetecilik kisvesi altında yayın yapan ‘Aydın’ın Baykuşu’ lakaplı Metin Can’da, 2010’lu yıllarda yayınladığı İtirafname‘sinde “Kumpasın en kullanışlı aparatı bendim, hak yedim, babam rüyama girdi “özür dile şerefsiz” dedi, Özlem Çerçioğlu ve vatansever Emniyet Müdürlerinin hakkına girdim, beni affedin” gibi açıklamalarda bulunmuş, ancak son yıllarda Günel Medya Yapılanmasına entegre edilerek yeniden eski kumpas alışkanlıklarına döndüğü görülmüştü.

Üst üste kumpaslar kuran, itibar suikastlerinde bulunan Aydın Şafak-Aysan ekibi 2021-2024 yıllarındaki 3 yıllık kavganın ardından 17 mart 2024’te yayınlanan son haberden sonra yaklaşık 2 senedir, Aydın Halkını vertigo edecek şekilde Ömer Günel’in Kara Propaganda Medya Yapılanmasının içine dahil edildikleri görülüyor.

EDİTÖR NOTU: İHBAR AYDIN GAZETESİ OLARAK, AYDIN BASININDA GAZETECİLİK KİSVESİ ALTINDA YER EDİNMİŞ BU İSİMLERİN UNUTTURDUKLARI GEÇMİŞLERİNİ İFŞA ETMEYİ SÜRDÜRECEĞİZ.

DAVULLA TOKMAK NASIL BİR ARAYA GELDİ? İSİMLİ İLK HABERİMİZİ AŞAĞIDAKİ LİNKTEN OKUYABİLİRSİNİZ!