Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir
ResimLink - Resim Yükle

Skandalda ikinci perde: Kuşadası’nda neler oluyor? Önce mühür, sonra tebligat! Köyün en eski evi ve kadınların emeği mühürlenmiş!

Kuşadası’nda dün yaşanan skandal, kamu vicdanını ayağa kaldırmışken, bugün yeni

Kuşadası’nda dün yaşanan skandal, kamu vicdanını ayağa kaldırmışken, bugün yeni bir skandala daha imza atıldığı ortaya çıktı. Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel’in siyasi hırsının yanında kadınların üretim yapmaya çalıştığı yeri mühürletmesi şaşkınlık yarattı. Köyün en eski ve tarihi evi olan, kadın kooperatifinin üretim yaptığı, ayrıca “İş yeri ruhsatınız vardı ama bulamıyoruz” denilerek kadınların emeğinin mühürlenmesi toplumun tüm kesimlerinde tepkiye neden oldu.

Dün ortaya çıkardığımız skandal nedeniyle toplumun pek çok kesiminden tepki mesajları yağdı. Edinilen bilgilere göre, Kuşadası’na bağlı Yaylaköy Mahallesi’nde, Söke Belediye Başkanı Mustafa İberya Arıkan’ın babası Muammer Arıkan’ın yaşadığı eve, Kuşadası Belediyesi’ne bağlı görevliler gönderildi. Ancak asıl skandal, görevlilerin ellerinde hiçbir mahkeme kararı olmadan, yani hukuken yetkileri bulunmadığı hâlde, izinsiz şekilde eve girerek inceleme yapmaya çalıştıkları ortaya çıktı. Kanser tedavisi gören bir babanın, siyasi hırslar nedeniyle taciz edildiği iddiası gündeme bomba gibi düşmüş, Kuşadası’nda 3 binden fazla yıkımı bekleyen yerin 4-5 senedir yıkılmadığı Sayıştay Raporlarına da yansımıştı.

CİMER şikayeti üzerine işlem yapıldığı açıklansa da, Kuşadası Belediyesine yapılan kaç tane CİMER şikayeti yapıldığı, bu şikayetlerin hangilerine bu işlemin yapıldığı, Arıkan’ın kanser hastası babasının evininin yanındaki diğer mülklerin de incelenip incelenmediği sorularımız cevapsız bırakılmıştı.

SKANDALDA İKİNCİ PERDE: KÖYÜN EN ESKİ TARİHİ EVİ MÜHÜRLENDİ!
Bugün ise Egeden Medya Haberin ortaya çıkardığı ikinci skandal gündeme bomba gibi düştü. Caferli Köyü’nün tarihi ve en eski köy evini 10 sene önce satın alan sanatçı ve çevre aktivisti Nazlı Deniz Kuruoğlu’nun köye katkı sunmak için yaptığı tüm gösterdiği tüm çabaların Belediye tarafından engellendiği ortaya çıktı.

“HEM MÜZE EVİ HEM DE KADIN KOOPERATİFİ OLARAK ÜRETİM YERİYDİ”
Sanatçı ve aktivist Kuruoğlu yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

“Bu binayı ben on yıl önce satın aldım. Köylüye bir kazanç yeri oluşturmakta amacı. Burada hem köylülerin kullanabileceği hem de bir satış yapabileceği bir yer derken butik otel durumuna çevirdik ve kahvaltı yeri oldu. Burada köyün içindeki kadınlara iş imkanı sağladık. On yıl kadar bu iş çıktıktan sonra işletmeyi kapatıp Uşak Kadın Kooperatifine baskı atölyesi olarak Veliye Martı’nın elinde olan koleksiyonlarla bir müze haline getirdik ve baskılar yapıyorduk burada en son”, dedi.

BELEDİYE NE YAPIYOR? ÖNCE MÜHÜR SONRA TEBLİĞAT!
Sanatçı ve Aktivist Kuruoğlu, “Sonra bir gün geldim ki hatta ben görmedim bir arkadaşım söyledi. Kapımda mühür var. Onun üzerine gelip mühürü tespit edip hemen belediyeye koştum. Dedim ki nasıl olur? Burası o mühür var. Elimde seksen yıl öncesine kadar ki belgelerim mevcut. Hatta seksen yıldan daha fazla, yüz yıllık ve buranın caferli köyünün tek orijinal ev burası. Hiç bozulmamış. Tebligat gelmeden önce mühürlendi. Bana daha sonra geldi tebligat. Şöyle de bir şey olmuş olabilir. Belediyeyi aradığında bazı evraklarımız eksik dedi. Halbuki buranın evrakları vardı”, ifadelerini kullandı..

İŞ YERİ RUHSATINI BULAMIYORUZ DİYE MÜHÜRLEMİŞLER!
“Zamanında buraya iş yeri ruhsatı verildi ancak bulamıyoruz dediler bunun üzerine yıkım için bir ceza geldi”, ifadelerini kullanan Kuruoğlu, “Bunun üzerine Avukat arkadaşıma gittim ve durumu anlattım. Kendisi bu konuda mücadele edelim dedi ve biz dava açtık. Bunun üzerine bugün buraya bilirkişi keşfi için geldik. Yıkım kararı hala devam ediyor,” dedi.

KURUOĞLU: KADINLARA DESTEK OLMAK İÇİN BURADAYIZ!
Kuruoğlu:”Biz elimizden geldiği kadar olarak bir derneği olarak kadınlara destek olmak için ve buradayız”, açıklamasında bulundu.

KUŞADASI’NDA 3 BİN YAPI YIKILMADIĞI İÇİN GÜNEL’E DAVA AÇILMIŞTI
Kuşadası Belediye Başkanı Ömer Günel hakkında kamuoyunda ‘İskele Davası’ olarak bilinen ancak yıkılması gereken 3 bin 122 adet yapı içerisinde yer alan tek bir iskele nedeniyle geçtiğimiz ay Kuşadası Asliye Ceza Mahkemesine görevi kötüye kullanma suçundan dava açıldığı ortaya çıkmıştı.

İSKELEYİ’DE 4 YILDIR TORBA İHALE İÇİNDE BEKLETTİLER!
Kuşadası Belediyesi’nin son 3 yılda düzenlediği bu 3 bin 122 adet yapının yıkım işi için sadece 4 ay gibi bir sürede yapılması için ihaleye çıkması Savcılığın dikkatinden kaçmamış, burada amacın yıkmak değil, yıkılmaması için yapılan bir işlem sonucunu doğurmuştu.

SAYIŞTAY RAPORU’NDA GÜNEL’E SOĞUK DUŞ!
Sayıştay tarafından yapılan incelemede 01.01.2014-31.12.2024 tarihleri arasında kalan 1206 adet yapının ise yıkım kararı alınmasına karşın yıkımının yapılmadığı tespit edildi.

KUŞADA DEĞİL İŞGALADA! KUŞADASI’NIN YÜZDE 60’I KAÇAK İŞLETME DOLU!
Yine Sayıştay raporuna göre, Kuşadası’nda 18 bin adet işletmenin 12 bin tanesinin iş yeri açma ve çalıştırma ruhsatının bulunmadığını da yansıtan rapor, Kuşadası Belediyesinin amacının denetlemek ve usulsüzlüğü önlemek olmadığı, amacın siyasi nedenlerle ve kişisel hırslar nedeniyle ortaya konulduğunu gösteriyor.

İHBAR AYDIN OLARAK SORUYORUZ:
1-Kuşadasına katkı sağlayan sanatçı ve iş kadınlarına bu baskılar devam edecek mi?
2-Binlerce kaçak yapı için yıkım kararı varken neden işlem yapmıyorsunuz?
3-Köyün en eski tarihi evini neden mühürlettiniz?
4-Kadın Kooperatifinde çalışan kadınların emekleri yok etmeden önce, neden bu yapıyla ilgili bir tebliğat veya uyarı göndermediniz?
5-Kuşadası’nda bulunan 18 bin işletmenin 12 bin tanesinin çalışma ve işyeri ruhsatı bulunmazken, bu işe Caferli Köyünde üretim yapmaya çalışan kadınlardan mı başlamak istediniz?
6-“İş yeri ruhsatı vardı ama şimdi bulamıyoruz” denilerek, kendinizde olması gereken evrak kaybolduğu için bir işletme mühürlenebilir mi?
7-Bir işletme mühürlendikten sonra mı kendilerine tebliğat yapılır? Kadın emekçilerin şikayet ve itiraz hakları neden gasp edildi?