Kuşadası’nda faaliyet gösteren esnaf Salih Çetin, sosyal medya hesabından yaptığı kapsamlı açıklamayla kruvaziyer turizmi ve tur operatörlerinin çalışma sistemine sert eleştiriler yöneltti. Çetin, limana gelen kruvaziyer yolcularının yerel esnafla buluşturulamadığını savunarak mevcut sistemin değişmesi gerektiğini ifade etti.
“Kuşadası Esnafı Acentelerin İnsafına Bırakılamaz, Çözüm “Yerel Konsorsiyum” ve Belediye İradesidir” diye Adalı Esnaf Salih Çetin, Belediye ve Kuşadası Ticaret Odasına çağrıda bulundu.
Yıllardır Kuşadası esnafının en önemli sorunlarından birinin kruvaziyer turistlerinin çarşıya yönlendirilmemesi olduğunu belirten Çetin, turistlerin belirli noktalara götürülerek alışverişe yönlendirildiğini, bunun da kent ekonomisine zarar verdiğini öne sürdü.
Acentelerin varlık nedeninin gemiler olduğunu dile getiren Çetin, “Acenteler var olduğu için bu limana gemi gelmiyor; bu limana gemi geldiği için acenteler bu işin ticaretini yapıyor.” ifadelerini kullanarak mevcut anlayışın değişmesi gerektiğini savundu.
Yer hizmetleri ihalelerinin yurt dışında gerçekleştirildiğini belirten Çetin, bazı firmaların düşük bedellerle bu ihaleleri alıp gelirlerini turistleri belirli işletmelere yönlendirerek elde ettikleri alışveriş komisyonlarından sağladığını iddia etti. Bu sistemin Kuşadası esnafını mağdur ettiğini savunan Çetin, “Kuşadası’nın sokakları boş kalırken, limanın ekonomik getirisi yalnızca belirli kesimlere gidiyor.” görüşünü paylaştı.
“Yerel konsorsiyum kurulmalı”
Sorunun çözümüne ilişkin de önerilerde bulunan Çetin, Kuşadası Belediyesi öncülüğünde Ticaret Odası, Kaymakamlık ve ilgili paydaşların yer alacağı güçlü bir yerel konsorsiyum oluşturulmasını istedi. Bu yapının kruvaziyer gemilerinin yer hizmetleri ihalelerine katılarak sürece doğrudan dahil olması gerektiğini belirten Çetin, yerel yönetimin bu konuda irade göstermesinin artık zorunluluk haline geldiğini ifade etti.
“Esnaf adil rekabet istiyor”
Çetin, belediyenin yer hizmetlerini üstlenmesi halinde turistlerin yalnızca belirli işletmelere değil, tüm çarşıya yayılacağını, böylece taksiciden kafeye, kuyumcudan hediyelik eşya satıcısına kadar tüm esnafın kruvaziyer turizminden hak ettiği payı alabileceğini savundu.
Sosyal medyada geniş yankı uyandıran açıklamalar, Kuşadası’nda kruvaziyer turizminin yerel ekonomiye katkısı ve tur operatörlerinin uygulamaları konusundaki tartışmaları yeniden gündeme taşıdı.
Kuşadası Esnafı Salih Çetin sosyal medyasından yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:
“Kuşadası Esnafı Acentelerin İnsafına Bırakılamaz: Çözüm “Yerel Konsorsiyum” ve Belediye İradesidir!
Yıllardır Kuşadası’nın kanayan yarası haline gelen, limana yanaşan dev kruvaziyer gemilerinin yolcularının adeta yerel esnaftan “gizlenmesi” ve çarşıya uğratılmadan doğrudan kapalı devre turlara yönlendirilmesi sorununa karşı defalarca uyarılarda bulunduk, bildirimler yaptık. Ancak ne yazık ki her defasında karşımıza dikilen argüman hep aynı oldu: “Acenteler bu iş için para ödedi, müşteriyi niye esnafa bıraksın?”
İşte tam bu noktada, ezberleri bozacak ve taşları yerine oturtacak o temel gerçeği haykırmak gerekiyor: Acenteler var olduğu için bu limana gemi gelmiyor; bu limana gemi geldiği için acenteler bu işin ticaretini yapıyor!
Ticari Etik Dışı “Komisyonculuk” Düzeni
Bugün gelinen noktada sistemin nasıl tıkandığını hepimiz çok iyi biliyoruz. Gemilerin yer hizmetleri ihaleleri Amerika’da gerçekleştiriliyor. Bazı acenteler, büyük fedakarlıklar(!) yaparak, sırf ihaleyi kapabilmek adına yer hizmetlerini akılalmaz derecede ucuz, komik fiyatlara üstleniyorlar. Peki, buradaki zararlarını veya kâr marjlarını nereden kapatıyorlar? Elbette gemiden indirdikleri turistleri belirli noktalara yönlendirerek aldıkları yüksek alışveriş komisyonlarıyla!
Bu durum, serbest piyasa ekonomisi kılıfı altında sürdürülen, ticari etikten uzak ve Kuşadası esnafını tamamen yok sayan bir sistemdir. Kuşadası’nın sokakları boş kalırken, dükkanlar siftah yapmadan kapanırken, limanın nimetlerinden sadece küçük bir azınlığın nemalanması kabul edilemez.
Çözüm Belli: Belediye Öncülüğünde Güç Birliği
Bu çarpık düzeni değiştirmek, “Biz böyle gördük, böyle devam eder” çaresizliğini yıkmak mümkündür. Çözüm; Kuşadası’nın kendi öz dinamiklerini harekete geçirmesinden geçmektedir.
Belediyemizin öncülüğünde; Ticaret Odası, Kaymakamlık ve yerel paydaşların bir araya geleceği güçlü bir Kuşadası Konsorsiyumu kurulmalıdır. Bu konsorsiyum, Amerika’da yapılan o yer hizmetleri ihalelerine hiçbir tereddüt göstermeden, cesaretle ve Kuşadası halkının gücünü arkasına alarak katılmalıdır.
Eğer bugün yerel yönetim makamında bu iradeyi ortaya koyacak bir vizyon olsaydı, atılacak ilk adım tam olarak bu olurdu.
”Ben Belediye Başkanı Olsam…”
Açıkça ifade ediyorum: Ben belediye başkanı olsam, yapacağım ilk iş bu limana gelen gemilerin yer hizmetleri ihalesine doğrudan girmek olurdu.
Belediye bu ihaleyi aldığı an ne mi değişecek?
Adil Rekabet: Kuşadası’ndaki tüm esnaf eşit ve adil bir rekabet ortamına kavuşacak, turist çarşıyla buluşacak.
Şeffaf Turizm: Acentelerin turisti tekelleştirip “nemalanma” süreci son bulacak.
Birlikte Kazanma: Gemiden inen yolcu Kuşadası’nın tüm sokaklarına dağılacak, taksicisinden kafesine, kuyumcusundan derisine kadar herkes pastadan payını alacak.
Kuşadası’nın geleceğini kurtarmak, esnafımızın önünü açmak ve daha adil bir kent ekonomisi yaratmak için yerel yönetimlerin bu konuda net bir irade göstermesi artık bir tercih değil, zorunluluktur. Kuşadası esnafı yalnız değildir ve bu haklı mücadelesini sonuna kadar sürdürecektir.


